6. Hukuk Dairesi 2022/5080 E. , 2023/4193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1699 E., 2022/1485 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilme
**6. Hukuk Dairesi 2022/5080 E. , 2023/4193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1699 E., 2022/1485 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı şirket yetkilisi ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan yetkilinin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1.565.000,00 TL bedelle davacı uhdesinde kalan Kahramanmaraş Merkez Piri Reis Mahallesi 24 Derslik İlköğretim Okulu İnşaatı Yapım işinin 24.09.2012 tarihi itibariyle geçici kabulünün, 24.09.2013 tarihi itibariyle de kesin kabulün yapıldığını, işe ait yaklaşık maliyetin yanlış hesaplanmasından dolayı müvekkili firmanın aşırı düşük teklif sınırının altında kalması gerekirken bu sınır değerin üzerinde kaldığını, idarece yanlış hazırlanan 2.396.901,96 TL tutarındaki yaklaşık maliyete göre hesaplanan eşik sınır değerinin 1.559.877,70 TL olduğunu, ancak müvekkili firma tarafından hesaplanan ve doğru olduğu düşünülen 3.513.272,78 TL yaklaşık maliyete göre hesaplanan eşik sınır değerinin 1.593.246,20 TL olduğunu, davalı idarenin 23.09.2012 tarihli hakedişte yasal kesintiler yapıldıktan sonra müvekkili firmaya 79.706,66 TL ödeme yapması gerekirken ödenek yetersizliğinden dolayı 57.276,83 TL ödediğini, geriye kalan 22.429,83 TL'nin ödenmediği ayrıca idarenin tek taraflı olarak yapmış olduğu iş artışından kaynaklı toplam sözleşme bedelini 1.646.607,94 TL olarak belirlediğini, müvekkili firmaya toplam tahakkuk tutarı olan 1.625.582,37 TL'nin tahakkuka bağlandığını, ödenek yetersizliğinden dolayı ve müvekkil firmanın üzerinde mutabık kalmadığı bu iki tutar arasındaki fark olan 21.025,57 TL'nin ise kesin kabulünün yapıldığı halde ödenmediği, bu nedenle yaklaşık maliyetin gerçek değerinin hesaplanması neticesinde bulunacak eşik değer üzerinden ihale bedelinin bulunması, bu yeni ihale bedelinin müvekkil firmaya isabet edip etmediğinin belirlenmesi ve isabet etmemesine rağmen müvekkil firmanın yapım işini tamamlaması neticesinde yeni yaklaşık maliyet bedeli üzerinden doğan 1.116.370,82 TL, hakedişte ödenmeyen 22.429,83 TL, idare tarafından tek taraflı hazırlanan iş artışı sonucu oluşan ve ödenmeyen 21.025,57 TL'nin davacıya ödenmesi için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; dava değerini toplamda 1.534.366,26 TL olarak belirlemiş ve bedelin sözleşme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun İl Özel İdaresinin kararı doğrultusunda kendilerine husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2018 tarihli ve 2015/74 Esas, 2018/219 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından Kahramanmaraş Merkez Piri Reis Mahallesi 24 derslikli İlköğretim Okulu İnşaatı işi için açılan ihalede ihale dökümanı üzerinden işin tamamı için 1.565.000 TL anahtar teslimi götürü bedel teklif ettiği, bu teklifin davalı tarafından kabul edilerek sözleşmenin imzalandığı ve işin tamamlanarak davalıya teslim edildiği, işin yapımına esas olan ihale dökümanları içerisinde yeralmayan belgelerin davacı açısından bir hak oluşturmayacağı anlaşıldığından davacının yaklaşık maliyet üzerinden hesapladığı alacak talebinin reddine, davalı tarafından yapılan işlere ilişkin olarak 23.09.2012 tarihli hak ediş raporuna göre 79.760,66 TL'nin ödenmesine karar verildiği ancak davacıya 57.276,83 TL ödendiği bu nedenle davacının davalıdan 22.429,83 TL ödenmeyen alacağının bulunduğu, yine davalı tarafından iş devam ederken 81.607,94 TL iş artışına gidildiği ve iş bedelinin 1.646.607,94 TL olduğu, ancak hakediş raporlarına göre davacının 1.625.582,37 TL ödemeye hak kazandığı, iş artışı sonucunda oluşan 21.025,57 TL davacı alacağının ödenmediği bu nedenle davacının davalıdan iş artışı nedeniyle 21.025,57 TL alacağı olduğu anlaşılmakla davacının davalıdan hakediş raporuna göre ödenmeyen 22.429,83 TL ve iş artışı nedeniyle ödenmeyen 21.025,57 TL olmak üzere toplam 43.455,40 TL'nin ıslah tarihi olan 25.01.2017 taraihinden, davacının tacir olması nedeniyle, avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli ve 2018/2098 Esas, 2019/2397 Karar sayılı kararıyla; yaklaşık maliyete ait hesap cetveli ve ekleri ihale dokümanı ve sözleşme eki olmayıp ihale öncesi davalı idare tarafından hazırlanan bir belge olduğu, sözleşme ve ekleri gibi yükleniciyi bağlayan bir yönünün olmadığı dolayısıyla, yapı yaklaşık maliyetine bağlı olarak davacı yüklenicinin bedel istemesinin mümkün olmadığı, öte yandan yanlar arasında düzenlen sözleşme eser sözleşmesi niteliğinde olup sözleşmenin 8.2. maddesi uyarınca Yapı İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olup davacı yüklenici ile davalı idareyi bağlar. Söz konusu Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen .....tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla..” cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Yine şartnamenin kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesine ilişkin 40. madde hükmünce, yüklenicinin itirazı olduğu takdirde itirazlarını 39. maddedeki usuller çerçevesinde dilekçe ile idareye bildirmesi gerekir. Aynı zamanda Yapı İşleri Genel Şartnamesi 39. ve 40. maddelerindeki düzenlemeler HMK’nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemece Yapı İşleri Genel Şartnamesinin bu yönünün göz önünde tutulması gerektiği, buna göre, somut olayda davacı yüklenici iş bu davaya konu ettiği süre uzatımı nedeniyle fiyat farkı alacağı yönünden hakedişlere Şartnamenin 40. maddesinde açıklanan şekilde usulüne uygun olarak itiraz etmediğinden bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği, bu sebeple mahkemece, ödenek yetersizliği nedeniyle ödenmeyen bedelin hüküm altına alınması, sair taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilerek davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kabulü ile Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.05.2018 tarih ve 2015/74 Esas, 2018/219 Karar sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, buna göre davanın kısmen kabulü ile 22.429,83 TL alacağın ıslah tarihi olan 01.02.2017 tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, davacı şirketin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarih, 2020/1468 Esas, 2021/2039 Karar sayılı ilamı ile; davalı ... Özel İdaresi 6360 sayılı Yasa'ya göre 20.03.2014 tarihinde tasfiye edilmiş olup, mevcut davaların yasa gereğince oluşturulacak komisyonca belirlenecek kuruluşlara devri öngörüldüğü, somut olayda eldeki davaya konu iş ile ilgili olarak 20.03.2014 tarihli komisyon kararı ile eğitimle ilgili davaların İl Milli Eğitim Müdürlüğüne devredildiği belirtildiği, ancak dava devir listesinde eldeki dava ile ilgili komisyonca bir karar verildiğinin tesbit edilemediği, davalı ... Özel İdaresi 6360 sayılı Yasa kapsamında kapatıldığından, bu şekilde kurulan hükmün infazı kabiliyetinin de bulunmadığı, bu durum karşısında mahkemece yapılması gereken işin; eldeki davanın hangi kuruma devredildiğinin araştırılarak, Kahramanmaraş Valiliği'nden davaya konu işlerin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu tarafından hangi kuruma devredildiği sorularak, bu suretle belirlenecek kurumun davalı sıfatının varlığı kabul edilip, dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili tamamlanarak davaya devam edilmesi olduğu belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça ihale makamı tarafından hazırlanan yapı yaklaşık maliyetinin hatalı olması nedeniyle kendisine eksik bedel ödendiğini iddia etmiş ise de; yapılan ihalede ihale dökümanı üzerinden işin tamamı için davacı tarafça 1.565.000,00 TL anahtar teslimi götürü bedel teklif edildiği, davalı tarafından bu teklif kabul edilerek sözleşme imzalanıp işyeri tesliminin yapıldığı, davacının ihale dökümanları içerisinde yer alan uygulama projelerine ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak anahtar teslimi olarak teklifini verdiği, yaklaşık maliyete ilişkin hesap cetveli ve ekleri ihale dökümanları içerisinde yer almamakta olup idarenin kendi iç işleyişine ilişkin belgelerden olduğu, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince davacının 1.565.000,00 TL anahtar teslimi götürü bedel karşılığında işi üstlendiği, sözleşmenin eki niteliğinde olmayan hesap cetveli ve benzeri belgelere dayanarak talepte bulunamayacağından davacının bu alacak kalemine ilişkin talebinin reddinin gerektiği, öte yandan sözleşmenin 8.2. maddesi uyarınca Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. maddesinde yüklenicinin geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen ...tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gerekli olduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesindeki bu düzenlemelerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 193. maddesi (1086 sayılı HUMK 287. maddesi) uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, buna göre, somut olayda davacı yüklenicinin iş bu davaya konu ettiği süre uzatımı nedeniyle fiyat farkı alacağı yönünden hakedişlere Şartnamenin 39 ve 40. maddelerinde açıklanan şekilde usulüne uygun olarak itiraz etmediğinden bu alacak kalemine ilişkin olarak da talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere davalı tarafından yapılan işlere ilişkin olarak 23.09.2012 tarihli hak ediş raporuna göre 79.760,66 TL'nin ödenmesine karar verilmesine rağmen ödenek yetersizliği nedeniyle davacıya ödenen 57.276,83 TL'nin mahsubundan sonra davacının davalıdan bakiye 22.429,83 TL alacağı olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden bu bedelin ıslah tarihi olan 27.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare tarafından yaklaşık maliyetin yanlış hesaplanması sonucunda, Anayasa ile garanti altına alınan temel hak ve özgürlüklerden olan sözleşme özgürlüğü ve mülkiyet özgürlüğüne müdahale edildiği, davalı idare tarafından ihale dokümanı ve eklerine göre hazırlanması gereken yaklaşık maliyet hatalı ve eksik hesaplandığından KİK'te belirtilen sınır değerin altında kalması gerektiği halde normal şartlarda doğru hesaplanan yaklaşık maliyet hesabına göre yüklenici tarafından verilen teklif aşırı düşük teklif soruşturması yapılarak savunma istenmesi gerekecekken yaklaşık maliyet yanlış hesaplandığından teklifleri ile ilgili aşırı düşük savunması istenilmediği, mahkeme tarafından yapılan keşiften sonra bilirkişiler tarafından hesaplanan yaklaşık maliyet toplamı 3.707.427,82 TL çıkarken idarenin yaptığı keşif özeti (yaklaşık maliyet) 2.396.901,96 TL olarak tespit edildiği, serbest rekabetin hakim olduğu ihalede teklifler sonucu gerçekleşen fiyatların çok düşük olması nedeniyle yüklenicilerin zarar etmesi kamunun hem vergi gelirlerinin azalmasına hem de sosyal sorunlara neden olurken aşırı düşük teklifler yıkıcı rekabetin önlenmesi bakımından da önemli olduğu, davalı ifa devam ederken projede değişikliğe gidilmiş ve yapı denetim komisyonu ve kontrol mühendislerin tarafından uygulama değişikliğine göre yükleniciye değişikliğin sebep olduğu ilave yapım süresi kadar makul süre uzatımı, değişikliğin bedeli ve fiyat farkı kararı alınması gerektiği, ayrıca idare tek taraflı olarak yapmış olduğu iş artışından kaynaklı toplam sözleşme bedelini 1.646.607,94 TL olarak belirlendiği, toplam tahakkuk tutarı olan 1.625.582,37 TL tahakkuka bağladığı, ödenek yetersizliğinden dolayı ve mutabık kanmayan bu iki tutar arasındaki fark olan1.646.607,94 TL - 1.625.582,37 TL =21.025,57 TL’nin ise kesin kabulü yapıldığı halde ödenmediği, hak edişlerde olmayan imalatların parasınının talep edildiği, ihtirazı kayda gerek olmadığı, fiyat farkının verilmemesinin de hatalı olduğu, iş artışı nedeni ile süre ve fiyat farkı verilmesi gerktiği, denetime elverişsiz bu bilirkişi raporun hükme alınmasının hatalı olduğu, hak ediş ödemesi içerisinde bulunmayan fiyat farkı bedeli için itirazı kayıt ileri sürülemeyeceği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup yaklaşık maliyetin gerçek değerinin hesaplanmasından doğan alacak, hak edişten ödenmeyen bakiye alacak ve iş artışı sonucu ortaya çıkan alacakların tahsili istemlerine ilişkin ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 31. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle yaklaşık maliyete ait hesap cetveli ve eklerinin ihale dokumanı ve sözleşme eki olmadığı, davalı idare tarafından ihale öncesi davalı idare tarafından hazırlanan bir belge olduğu, sözleşme ve ekleri gibi yükleniciyi bağlayan bir yönünün bulunmadığı dolayısı ile yapı yaklaşık maliyetine bağlı olarak yüklenicinin bedel istemesinin mümkün olmadığı, davacının dava dilekçesinde; yeni yaklaşık maliyet bedeli üzerinden doğan 1.116.370,82 TL, hakedişte ödenmeyen 22.429,83 TL ve idare tarafından tek taraflı hazırlanan iş artışı sonucu oluşan ve ödenmeyen 21.025,57 TL'nin tahsilini talep ettiği, fiyat farkına yönelik bir talebinin bulunmadığı ve dava dilekçesinde talep edilmeyen kalemlerin ıslah ile talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar; idare tarafından hazırlanan iş artışı sonucu ödenmesi gerektiği iddia edilen 21.025,57 TL'nin sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. ve 40. maddelerinde belirtilen şekilde hak edişe itiraz edilmediği için reddine karar verilmiş ise de Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca; Yapım İşleri Genel Şartnamesinin ek olduğu sözleşmelerde kural olarak hak edişe giren kalemler yönünden Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. maddesinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen ...tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla” cümlesini yazarak imzalamasının gerekli olduğu, eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, bu şekilde itiraz edilmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı kabul edilmekte olup hak edişe girmeyen kalemlerde ise bu şekilde bir itirazın bulunması şartı aranmamaktadır. Dosya kapsamından; iş artışı nedeni ile sözleşme bedelinin 1.646.607,00 TL olduğu, son hak edişte ise sözleşme bedelinin 1.625.000,00 TL olarak göründüğü, bu durumda son hak edişe iş artışının girmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda; hak edişe girmeyen iş artışının hak edişe itiraz olmadığından bahisle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bununla birlikte davacı dava dilekçesinde yeni yaklaşık maliyet bedeli üzerinden doğan 1.116.370,82 TL, hakedişte ödenmeyen 22.429,83 TL, idare tarafından tek taraflı hazırlanan iş artışı sonucu oluşan ve ödenmeyen 21.025,57 TL'nin ödenmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde ise her hangi bir açıklama yapmadan dava değerini toplamda 1.534.366,26 TL olarak ıslah etmiştir. Davacı ıslah dilekçesinde talep ettiği alacağın hangi kalemlerden kaynaklandığını belirtmediği gibi miktarlarını da göstermemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi nedeniyle hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi ve hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir. Aynı madde gereğince uyuşmazlığın aydınlatılması, taleple bağlılık ilkesinin uygulanması için zorunlu olduğundan, davacının ıslah ile talep ettiği toplam alacak miktarının hangi kalemlerden oluştuğu ve miktarlarının açıklattırılması gerekirken, bu işlemin yapılmaması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacıya ıslah dilekçesinde talep ettiği alacakları hangi kalemler için istediği ve miktarlarının ne olduğu açıklattırıldıktan sonra iş artışı sonucu oluşan ve ödenmeyen 21.025,57 TL'nin de kabulüne karar verilmesinden ibarettir. Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.