5. Ceza Dairesi 2010/5151 E. , 2011/1421 K. "İçtihat Metni" Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve İhsan ...’nun yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ... ...’nun atılı suçtan beraetine, diğer sanıkların mahkümiyetlerine dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2008 gün ve 2002/463 Esas, 2008/362 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından is
**5. Ceza Dairesi 2010/5151 E. , 2011/1421 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve İhsan ...’nun yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ... ...’nun atılı suçtan beraetine, diğer sanıkların mahkümiyetlerine dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2008 gün ve 2002/463 Esas, 2008/362 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından istenmesi ve sanıklar ..., ... ve ... yönünden duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle hükmolunan cezanın nev’i ve miktarına göre sanıklar ... ve ... müdafiilerin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sadece sanık ... yönünden duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra 16.02.2011 ... saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık ... müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Sanık müdafii Av. ... ... tebliğnameyi 06.01.2011 tarihinde aldığını beyan etti. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 02.03.2011 ... günü saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Sanık ... ... hakkında verilen beraet kararının incelenmesinde; Sağlık Bakanlığına bağlı ... Sahil Sağlık Denetleme Merkezinde çevre sağlık teknisyeni olarak görevli olup gemi sağlık resmi tahsiline yetkili olan sanık ... ...’nun ... isimli yabancı bandıralı geminin sağlık resmi olarak A262 seri ve 674 sıra nolu makbuz karşılığı 1.557.600.000 TL tahsil ettiği halde makbuzun 2 ve 3. nüshalarını ... isimli geminin sağlık resmi olarak 46.350.000 TL tahsil edilmişçesine düzenleyerek aradaki farktan kaynaklanan 1.511.250.000 TL’yi uhdesinde bıraktığı, idari tahkikat sırasında makbuz aslının ilgilisinden temin edilerek kurumda kalan suretlerle karşılaştırılmasıyla durumun ortaya çıktığı, müfettiş raporu, tevilli sanık beyanları, makbuzun aslı ve suretindeki imza ve yazıların sanığa ait olduğuna dair bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre sabit olduğu halde nitelikli zimmet suçundan mahkümiyeti yerine yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraetine karar verilmesi, Sanıklar ..., ..., ..., ... , ..., ... ve ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik itirazlara gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğünün sanıkların görev durumuna ilişkin 03.12.2002 tarihli yazısı ve ekindeki listede sanıklar ... ve ... hakkında yeterli bilgi bulunmadığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanıkların suç tarihleri itibariyle hangi görevde bulundukları ve gemi sağlık resmi tahsili konusundaki yetki ve sorumluluklarının ne olduğu ilgili kurumdan yeniden sorulup kesin olarak tespit edilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de, Bütün sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, zimmetin açığa çıkmasını engellemek için sahte belgeler düzenlemek suretiyle sahtecilik suçunu işleyen sanıklar hakkında bu suçtan da hüküm kurulması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK.nun da, önceki Kanunun 202/4. maddesine benzer hükme yer verilmediği, somut olayımızda ise 55/1. maddesinde yazılı koşulların oluşmadığı ve dosyada mevcut müzekkere suretlerine nazaran bir kısım sanıklar hakkında katılan idare tarafından hukuk mahkemesinde alacak davası da açılmış olduğu gözetilmeden, zimmetin karşılığını oluşturan paraların sanıklardan alınarak katılan idareye ödettirilmesine karar verilmesi, Sanık ...’nun zimmete geçirdiği 8.532.620.000 TL’yi kovuşturma başlamadan önce ödediğinin anlaşılmasına karşın verilen cezadan 5237 sayılı TCK.nun 248/2. maddesi uyarınca indirim yapılmaması suretiyle hakkında fazla ceza tayin edilmesi, Müdafiileri tarafından talep edildiği halde sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanması hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 28.02.2011 tarihinde verilen işbu karar 02.03.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından M. Mahir Durakoğlu hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.