4. Hukuk Dairesi 2013/16080 E. , 2013/17900 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 27/06/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tar…
**4. Hukuk Dairesi 2013/16080 E. , 2013/17900 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 27/06/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Davalı ...'nın temyizi yönünden; Davacı, davalı bakanlığın görevlisi olan polis memurlarının yolu yeterli uzaklıktaki mesafeden kesmeyerek kusurlu davrandıklarını,bu nedenle inşaatta patlatma esnasında fırlayan taşların aracının camını kırarak yaralanmasına neden olduğunu belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. İstemin ileri sürülüş biçimine göre davacı açıkça, davalı idarenin hizmet kusuruna dayanmıştır. Hizmet kusurundan doğan isteklerin, İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince, idareye karşı idari yargı yerinde açılacak tam yargı davasında ileri sürülmesi gerekir. Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ve ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 3-Davalılar ... ve ...'ın diğer temyiz itirazları yönünden; Dava, haksız fiil nedenine dayalı manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, içinde bulunduğu aracın trafik istasyon amirliği önünde polisler tarafından kontrol için durdurulduğu sırada, biraz uzaktaki jandarma komutanlığı inşaatında yapılan dinamit patlatması sırasında fırlayan taşların aracın camını kırıp ağzına çarpması nedeniyle dişlerinin kırıldığını, yaralandığını, olayda tüm davalıların kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Olayla ilgili .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/149 Esas - 2009/37 Karar sayılı dosyasında davalılar ... ve ... sanık sıfatıyla yargılandıkları, yapılan yargılama sonucunda ...'ın 2/8, ...'ın 5/8 kusurlu oldukları, olay nedeniyle davacı-katılan ...'in kemik kırığı oluşacak şekilde (sol üst kesici dişlerin tamamının ve sağ alt 1-2 ve sol alt 1-2 dişlerin kırıldığı) ve dudakta yaralanma olacak şekilde yaralanmasına neden oldukları kabul edilerek cezalandırılmalarına dair kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olay tarihi (29/04/2005), olayın oluş şekli ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1 ve 3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ...'ın öteki temyiz itirazlarının (2) no'lu bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davalılar ... ve ...'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.