3. Hukuk Dairesi 2018/6983 E. , 2019/7656 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile imzalanan 01.02.2002 tarihli sözleşme ile taşınma…
**3. Hukuk Dairesi 2018/6983 E. , 2019/7656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile imzalanan 01.02.2002 tarihli sözleşme ile taşınmazın yan duvarlarının reklam asmak amacıyla davalıdan kiralandığını, davalı tarafından sözleşme süresi bittiğinden bahisle başka bir şirketle kira sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle 01.02.2005 tarihinden itibaren taşınmazın kullanılamadığını, İstanbul 6.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 6571 sayılı Yasa gereği 01.02.2005 tarihinden itibaren kendiliğinden uzadığının ve yürürlükte olduğunun tespitine karar verildiğini, böylece davalının akde aykırı hareket ettiğinin sabit olduğunu, kira sözleşmesinde kiraya verenin her türlü zararını ve zararlar dışında kira bedeli kadar cezai şartın ödeyeceğinin düzenlendiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL tazminatın ödenmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek dava değerini 209.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı; kira sözleşmesinin 01.02.2005 tarihinden itibaren feshedildiğini, Belediye tarafından davaya konu taşınmazdaki reklam panolarının kaldırıldığını, davacının 3.kişilerle akdettiği sözleşmelerden dolayı sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2015 tarihli, 2014/11678 Esas ve 2015/5230 Karar sayılı ilamı ile "Dava değeri fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000 TL olup, dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemeleri görev sınırı içindedir. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulduğu, görevli mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulü ile dahili davalılar aleyhine harcın yatırılarak usulüne uygun suretle açılan bir dava olmadığından hüküm tesisine yer olmadığına, 63.550,00 TL kar mahrumiyeti ve 36.450,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 100.000,00 TL alacağın, 90.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 21/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kira sözleşmesinin süresi bitmeden kiraya konu taşınmazın kullanılamaması nedeniyle uğranılan kar kaybı zararının tazmini ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart istemine ilişkindir.