10. Hukuk Dairesi 2024/7740 E. , 2024/9668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/53 E., 2024/89 K. KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekil
**10. Hukuk Dairesi 2024/7740 E. , 2024/9668 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/53 E., 2024/89 K. KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2009 - 15.07.2016 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak sadece Mucur Belediyesinde isçi sıfatı çalıştığı, bu süreçte Belediyeye ait çeşitli birimlerde sırasıyla fırında ekmek dizdiği, park bahçe ve mezarlıkların otunu biçtiği, garajda gece bekçiliği yaptığı, zabıta amirliğinde gece nöbeti tuttuğu, sulama aracı ile orta refüjdeki çim, çiçek ve çamları suladığı, ekmek aracını sürdüğü, traktör kullandığı, kış aylarında binaların küllerini aldığı, 18.01.2016 günü davalı tarafından İş Kur bünyesinde 5 ay 29 gün çalıştığı gibi gösterdiği ve 15.07.2016 günü işin bittiği, daha sonra davacıya belge imzaladıklarını çalışmak istemediklerini belirterek işten atıldığı, SGK kayıtlarına göre sadece 2011 yılında 150 gün 2013 yılında 176 gün 2014 yılında 176 gün 2015 yılında 150 gün 2016 yılında 178 gün iş kur bünyesinde davalı ... Belediyesinde gözüktüğü iddiasıyla bildirilen ve SGK kayıtlarında gözüken süreler dışında davalı nezdinde sürekli ve kesintisiz olarak hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı adına Kuruma Mucur Belediye Başkanlığı'na ait işyeri dosyası üzerinden (11.07.2011 - 09.12.2011 dönemleri arasında 150 gün), (01.04.2013 - 26.09.2013 dönemleri arasında 176 gün), (20.01.2014 - 14.07.2014 dönemleri arasında 176 gün), (15.04.2015 - 14.09.2015 dönemleri arasında 150 gün) ve (18.01.2016 - 14.07.2016 dönemleri arasında 178 gün) hizmet bildirimi yapıldığı, kamu düzenine ilişkin davada yazılı belgelerle çalışmanın ispat edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili aşamalarda davanın yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 10.06.2021 tarihli ve 2020/147 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararla tanık beyanlarının kesintisiz ve sürekli çalışma iddiasını ispat edecek her türlü şüpheden uzak, net ifadeler içermemesi, dosya içerisindeki yazılı belgelerde davacının kesintisiz ve sürekli çalışmasına ilişkin delillerin olmaması, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde yapılan teftiş sonucu hazırlanan SGK müfettiş raporunda davacının çalışıp da sigorta bildirimi yapılmadığına ilişkin tutanak bulunmaması, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücret aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi, bu haliyle de kamu kurumu olan davalı işyerinde davacının çalışmasını ispat edecek yazılı delil bulunmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/147 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/2368 Esas, 2022/1016 Karar sayılı kararıyla davacı hakkında çalışmanın geçtiği iddia olunan kamu Kurum'undan gelen evraklar (nizalı döneme ilişkin kayıt yok-Kurum'a bildirilen sürelere ait ücret bordrolarında mevsimlik işçi-dikim işçisi görünür) ve dinlenen tanık beyanlarına göre yapılan değerlendirme sonucu verilen kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/2368 Esas, 2022/1016 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 28.09.2022 tarihli ve 2022/7542 Esas, 2022/11434 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince davacının beyanı alınarak, davalı kamu kurumu işyeri olan belediyede her yıl belediyenin hangi işyerlerinde kimlerle çalıştığı, emir ve talimatları kimden aldığı, ne iş yaptığı, ödemelerin nasıl, ne şekilde, hangi işlemler sonucu yapıldığı açıklattırılarak davacının davası somutlaştırılmalı; belediyeden ilgili birimlerdeki bu çalışmaları ile ilgili işe giriş çıkış bilgileri, sözleşmeler, ücret bordroları, puantaj kayıtları istenmeli, davacı ile ilgili belge yoksa bu birimlerde diğer çalışanların listesi ve işyeri bordroları istenerek bu birimler nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, ara dönemlerde sözleşme var ise sonrasında davacının çalıştığını iddia ettiği birimlerde aynı şekilde tanıklar dinlenilmeli, belge gönderilmemesi halinde sebepleri üzerinde durulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilmeli, ayrıca davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.06.2009 ilâ 15.07.2016 tarihleri arasında kesintisiz şekilde Mucur Belediye Başkanlığı nezdinde çalıştığının tespitini talep etmekte, dosya arasına alınan SGK hizmet dökümünden ise 11.07.2011 - 09.02.2012 tarih aralığında, 01.04.2013 - 26.09.2013 tarih aralığında, 20.01.2014 - 14.07.2014 tarih aralığında, 17.03.2015 - 14.09.2015 tarih aralığında ve 18.01.2016 - 14.07.2016 tarih aralığında davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından SGK bildiriminin yapıldığı, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet tespitinin 08.12.2010 - 10.07.2011, 10.12.2011 - 31.03.2013, 27.09.2013 - 19.01.2014, 15.07.2014 - 16.03.2015, 15.09.2015 - 17.01.2016 tarih aralıklarıyla sınırlandırılması gerektiği belirtilmiş ise de, ... tarafından gönderilen müzekkere yanıtları ve davalı Kurum tarafından bildirilen bordro tanıklarının davacı ile birlikte çalışmaları olduğunu ikrar etmesi karşısında, davacının hizmet tespiti süresinin bilirkişi raporunda belirlenen tarihlerin başlangıç ve bitişi hususunda rapordaki belirlemeye iştirak edilmeyerek, davalı kurum tarafından yapılan sigortalılık bildirimlerinin dışlanması suretiyle 01.06.2009 ilâ 10.07.2011, 10.02.2012 ilâ 31.03.2013, 27.09.2013 ilâ 19.01.2014, 15.07.2014 ilâ 16.03.2015 ve 15.09.2015 ilâ 17.01.2016 tarihleri arasında belirlenmesi gerektiği şeklinde değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ...'ın 01.06.2009 ilâ 10.07.2011, 10.02.2012 ilâ 31.03.2013, 27.09.2013 ilâ 19.01.2014, 15.07.2014 ilâ 16.03.2015 ve 15.09.2015 ilâ 17.01.2016 tarihleri arasında, belirtilen bu tarihler de dahil olmak üzere, hizmet akdine bağlı olarak davalı ... Belediye Başkanlığı nezdinde tam gün ve kesintisiz biçimde sigortalı nitelikte çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu işyerinde yazılı delil ve belgelerin esas olduğu, sırf tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağı, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yazılı delillerle davacının çalışmasının ispat edilemediği, dosya içindeki pek çok bilirkişi raporu davacının aleyhine iken yetersiz raporun hükme esas alındığı, davanın ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.06.2009 - 15.07.2016 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde hizmet akdine tabi olarak tam ve kesintisiz çalıştığının tespitine ilişkindir. 1.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510 sayılı Kanun) kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Somut olayda davacının, davalı Belediyeye ait iş yerinden 11.07.2011 - 09.12.2011, 01.04.2013 - 26.09.2013, 20.01.2014 - 14.07.2014, 17.03.2015 - 14.09.2015 ve 18.01.2016 - 14.07.2016 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak kesintili sigortalı bildirimleri bulunmakta olup davacı 01.06.2009 tarihinden başlayarak söz konusu çalışmalarının tam ve kesintisiz olduğunun tespitine karar verilmesini dava etmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Zira davacının söz konusu bildirimlerinin bir kısmına esas işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinde imzası bulunduğu gibi tüm Belediye yazışma ve bordrolarında mevsimlik işçi olduğu belirtilmiş ve Kurum işyerlerindeki denetimlerde davacıya ilişkin bir tespite yer verilmemiştir. Kamu kurumu niteliğinde olan davalı Belediyenin çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olması, işe giriş için karar alınması ve ücret için ödenek ayrılması gerektiğinden Kamu Kurumunda ücretsiz çalışma iddiasında bulunan davacının aksini ispat etmesi gerekir. Bu kapsamda davacının ücretinin Belediye tarafından muhasebeleştirilmeksizin nasıl ödendiği, ücretini kimden ve nasıl aldığı dolayısıyla kabule konu dönemde fiili çalışma ve ücret olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmalıdır. Davacıya bildirimi olmayan dönemde ücret ödemesi yapılmadığının belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmelidir. 5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.