DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/163 E. , 2024/169 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/163 Karar No : 2024/169 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … İnşaat Gıda Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAM…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/163 E. , 2024/169 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/163 Karar No : 2024/169 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … İnşaat Gıda Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İkamet amaçlı bina inşaatı faaliyetiyle uğraşan davacı adına, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edindiği bağımsız bölümlerin satışından elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonunca belirlenen matrah esas alınarak re'sen tarh edilen 2010 yılının Mart dönemine ait katma değer vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: 23/12/2014 tarihli tutanak ile davacı tarafından satışı yapılan gayrimenkullere ilişkin yapı kullanma izin belgesinin 18/03/2010 tarihinde alındığı tespit edilmiştir. Davacı adına, söz konusu gayrimenkullere ilişkin faturaların yapı kullanma izin belgesi tarihi dikkate alınarak 2010 yılının Mart döneminde düzenlenmesi gerekirken 2010 yılının Nisan döneminde düzenlendiğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden dava konusu cezalı tarhiyat yapılmıştır. Davacı şirket tarafından yapı kullanma izin belgesinin 18/03/2010 tarihinde alındığı ancak 01/04/2010 tarihinden önce daire teslimi yapılmadığı, faturaların teslimin yapıldığı tarihte düzenlendiği ileri sürülmektedir. Davalı idarece bu iddianın aksini ortaya koyan, usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tespit veya inceleme bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu cezalı tarhiyata dayanak olarak alınan 23/12/2014 tarihli tutanak, olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaması nedeniyle yetersiz olduğundan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk görülmemiştir. Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/03/2021 tarih ve E:2016/12545, K:2021/1697 sayılı kararı: Türk Medeni Kanununun "Tescil" başlıklı 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." düzenlemesi yer almaktadır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin (a) bendi uyarınca katma değer vergisini doğuran olay, mal teslimi ve hizmet yapılmasıdır. Aynı Kanun'un 2. maddesine göre, "teslim" bir malın üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir. Dosyanın incelenmesinden, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yükümlüsü olan davacı şirketin satışını gerçekleştirdiği bağımsız bölümlere ilişkin gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararı uyarınca dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki mevzuat ve dava konusu olayın bir arada değerlendirilmesinden, bağımsız bölüm satışlarına ilişkin olarak vergiyi doğuran olayın tescille birlikte gerçekleşmiş olacağı nitekim söz konusu tescilin alıcı için mülkiyet hakkının kazanılması olacağı, buna göre dava konusu olayda vergiyi doğuran olayın tescil tarihi itibarıyla gerçekleşmiş olduğu, elde edilen gelirin kayıt ve beyanlara tescil tarihinden itibaren ilgili mevzuat uyarınca yansıması gerektiği açıktır. Buna göre Vergi Mahkemesince vergiyi doğuran olayın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilmesi sonucu işin esası irdelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Konut inşaatı faaliyetiyle uğraşan davacı şirket ile arsa sahipleri arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen bağımsız bölümlerden bir kısmı davacı şirket uhdesinde kalmıştır. Söz konusu yapıya ilişkin yapı kullanım izin belgesi 18/03/2010 tarihinde alınmıştır. Yapı kullanım izin belgesi tarihi dikkate alınarak davacı tarafından üçüncü kişilere teslimi gerçekleştirilen bağımsız bölümlere ilişkin 2010 yılının Mart döneminde düzenlenmesi gereken faturaların 2010 yılının Nisan döneminde düzenlendiğinden bahisle davacı takdire sevk edilmiştir. Takdir komisyonunca belirlenen matrah esas alınarak uyuşmazlık konusu vergi tarh edilmiş ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat" başlıklı 3. maddesinin (B) işaretli bendinde vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; "Vergiyi Doğuran Olay" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı hükümlerine yer verilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun ilgili maddelerinin ilgili kısımları şu şekildedir: "Verginin konusunu teşkil eden işlemler: Madde 1 – Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir: 1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,..." "Teslim: Madde 2 – 1. Teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir." "Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi: Madde 10 – Vergiyi Doğuran Olay: a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, b) Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi, ... Anında meydana gelir." 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde, taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olacağı belirtildikten sonra miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyetin tescilden önce kazanılacağı, ancak bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesinin mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlı olduğu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Gayrimenkullerde iktisap, Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesi uyarınca, tapuya tescille olmaktadır. Buna göre, kat karşılığı müteahhide veya kooperatiflere verilen arsa karşılığında alınan gayrimenkuller dahil, iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, ticari kazancın veya değer artış kazancının tespiti yönünden vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih olarak gayrimenkulün tapuya tescil edildiği tarihin esas alınması gerekmektedir. Ancak, gayrimenkulün tapuya tescil tarihinden önce sahibinin fiilen kullanımına bırakıldığı bazı özel hallerde vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih olarak tapuya tescil tarihi yerine fiilen kullanıma bırakılma tarihi de kabul edilebilecektir. Bu durumda, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında edinilen bağımsız bölümlerin satışlarına ilişkin olarak vergiyi doğuran olayın tescille birlikte gerçekleşmiş olacağı, taşınmazın tescil tarihinden önce teslim edildiğine dair karine varsa vergiyi doğuran olay açısından fiilen teslim tarihinin esas alınması gerektiği, teslimin ise en geç kat mülkiyetine ilişkin tescil ile meydana geleceği, tapuda tescilden önce taşınmazın fiilen kullanıldığı hususunun tahsis belgesi, teslim tutanağı, su, elektrik, telefon, doğalgaz faturaları ve benzeri belgelerle tevsik edilmesi halinde ticari kazancın tespiti yönünden fiilen kullanıma başlanılan tarihin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih olarak kabul edileceği açıktır. Uyuşmazlık konusu olayda bağımsız bölümlerin tapuya tescilinin irtifak hakkına mı yoksa kat mülkiyetine mi dair olduğu hususu net olarak tespit edilememektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında vergiyi doğuran olayın tespiti açısından uyuşmazlık konusu bağımsız bölümlerin mülkiyetinin devredilip devredilmediği, tescil tarihinden önce teslim edilip edilmediği, tescilin mülkiyet devrine mi yoksa irtifak hakkının devrine mi ilişkin olduğu hususları araştırılarak karar verilmek üzere ısrara konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.