T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/999 - 2026/390 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/999 KARAR NO : 2026/390 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.07.2024 NUMARASI : 2023/612 Esas 2024/496 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/999 - 2026/390 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/999 KARAR NO : 2026/390 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.07.2024 NUMARASI : 2023/612 Esas 2024/496 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 31.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 17.05.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacıların annesi ...'ye çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'nin vefat ettiğini, müteveffanın Milli İstihbarat Teşkilatından memur olarak emekli olduğunu ve aldığı emekli maaşı ile davacılara destek olduğunu, davacılardan ... ile aynı evde yaşadığını, vefatı ile birlikte davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını, kazaya ilişkin olarak Ankara 47.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/890E.sayılı dosyasında görülen dava sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.08.2023 tarihli rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, müteveffa ...'nin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı ... için 100,00TL, ... için 100,00TL, ... için 100,00TL olmak üzere toplam 300,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen, her bir davacı için 200.000'er TL olmak üzere toplam 600.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacıların destek yaşlarının geçtiği gibi, davacılar ... ve ...'ın evli olduklarını ve eşlerinin desteğinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 29.02.2024 tarihli rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın, ... plakalı ticari taksisi ile olay mahalli olan tek yönlü ve bölünmüş taşıt yolunda geri geri manevranın yasak olmasına rağmen hiçbir surette geri manevrası yapmaması gerekirken, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/a-b, 84/f-j maddelerinin ihlâl ettiğinden asli kusurlu olduğu, davacıların murisi ...'nin ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, Ankara 42.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/890E.sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.08.2022 tarihli raporda da, aynı yönde görüş belirtildiği, davacıların 17.05.2023 kaza tarihi itibariyle destek yaşının üzerinde oldukları, zira davacı ...'in 21.01.1977, ...'ın 13.01.1976, ...'ın 03.03.1974 doğumlu oldukları, davacıların müteveffanın desteğini gerektiren herhangi bir ağır hastalık ya da engellerinin olduğunun kanıtlanmadığı ve ailevi bağlar sebebiyle yapılan mutat yardımların da destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesini gerektirir yönünün bulunmadığı, davacılar yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... yönünden 200.000,00TL, ... yönünden 200.000,00TL, ... yönünden 200.000,00TL manevi tazminatın 17.05.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine, davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacılar vekili dava dilekçesinde "en yüksek banka mevduat faizi" talebinde bulunmalarına rağmen mahkemece avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde "yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi" talep edilmesine rağmen davalı ... aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat bedellerinin fahiş olduğunu, davalı ...'ın hastanede tedavi gördüğü dönemde müteveffayı ziyarete gittiğinde müteveffanın yakınlarından birisinin 70 yaşındaki müteveffanın görme ve duymaya ilişkin sağlık problemleri olduğunu beyan ettiğini, bahse konu sağlık problemlerinin kazanın meydana gelmesinde etkili olabileceğinin değerlendirilmediğini, hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacıların annesi ...'ye çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'nin vefat ettiğini, kazaya ilişkin olarak Ankara 47.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/890E.sayılı dosyasında görülen dava sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.08.2023 tarihli rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, müteveffa ...'nin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın, ... plakalı ticari taksisi ile olay mahalli olan tek yönlü ve bölünmüş taşıt yolunda geri geri manevranın yasak olmasına rağmen hiçbir surette geri manevrası yapmaması gerekirken, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/a-b, 84/f-j maddelerinin ihlâl ettiğinden asli kusurlu olduğu, davacıların murisi ...'nin ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacıların 17.05.2023 kaza tarihi itibariyle destek yaşının üzerinde oldukları, davacıların müteveffanın desteğini gerektiren herhangi bir ağır hastalık ya da engellerinin olduğunun kanıtlanmadığı ve ailevi bağlar sebebiyle yapılan mutat yardımların da destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesini gerektirir yönünün bulunmadığı, davacılar yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... yönünden 200.000,00TL, ... yönünden 200.000,00TL, ... yönünden 200.000,00TL manevi tazminatın 17.05.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine, davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile bölünmüş yolda geri manevra ile 30 metre seyrederek geri doğru geldiği sırada, orta refüjden araçların geldiği yönü kontrol ederek karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'ye aracının arka kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, sürücü davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/1-b maddesini ihlâl ettiğinin, yaya müteveffa ...'nin ise kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/110921Soruşturma sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.08.2022 tarihli raporda, davalı sürücü ...'ın, yönetimindeki aracı ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, görüşe engel cisim bulunmayan, platform genişliği 15 metre olan, 4,5 metre gelişliğinde banket bulunan, refüjle bölünmüş yolda geri manevra yapmak istediğinde, son derece dikkatli olması ve geri manevra alanını etkin bir şekilde kontrol altında bulundurması gerekirken, bu hususa riayet etmeyip, 30 metre geri manevra ile seyrederek olay yerine geldiğinde, arka tarafında orta refüjden yolun karşısına geçmeye çalışan ve yolun büyük bir bölümünü de tamamlamış durumda olan yaya ...'ye çarpması sonucu meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunun, müteveffa yaya ...'nin ise, olay yeri bölünmüş yolda, orta refüjden yolun karşısına geçerken solundan, araç gelme beklentisi olmayan yönden 30 metre geri manevra ile seyrederek gelen sürücü ... yönetimindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı kazada, hatalı herhangi tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Ankara 47.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli, 2022/890E.-2023/998K.sayılı kararı ile, sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu belirtilerek 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 12.CD'nin 15.05.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Eldeki dosyada alınan 29.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda da, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunun, müteveffa yaya ...'nin kusursuz olduğunun belirtildiği, raporların kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut hâlde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Somut olayda, davalı sürücünün asli ve tam kusuru olduğu kabul edilerek manevi tazminat miktarının tarafların yakınlık derecesi, sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2023) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Temerrüt faiz oranı yönünden, 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yasal faiz, 2. maddesinde ise temerrüt faizi düzenlenmiş, 2/2. maddesinde ticari işlerde temerrüt faizinin maddedeki tarih ve oranlara göre belirlenecek avans faizi oranında istenebileceği belirtilmiştir. Avans faizi olarak veya bu anlama gelecek şekilde oran belirtilerek açık talep var ise buna göre talep farklı bir orana ilişkin ise taleple bağlılık ilkesinin düzenlendiği 6100 sayılı HMK’nın 26/1. maddesine göre talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden taleple bağlı kalınarak uygulanacak faiz türü belirlenmelidir. Bu belirlemede, taleple bağlılık ve hakimin hukuku resen uygulaması ilkelerinin sentezi olarak değerlendirebileceğimiz "kural aşılmaksızın taleple bağlılık ilkesi" de gözardı edilmemelidir. Çünkü talepteki miktarla bağlılık yanında, kuraldaki miktar da aşılmamalıdır. Bu nedenle avans faizi isteme hakkı bulunan tarafın en yüksek mevduat faizi istemesi hâlinde, en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 6.HD'nin 27.02.2025 tarihli, 2024/336E.-2025/793K.sayılı kararı) Mahkemece taleple bağlılık kuralı gözetilerek en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin hükmedilen tazminata uygulanacak faiz türüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-Davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... yönünden 200.000,00-TL, davacı ... yönünden 200.000,00-TL, davalı ... yönünden 200.000,00-TL manevi tazminatın 17.05.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine, 2-Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı taleplerinin reddine, 3-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 40.986-TL harç ile maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.050,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 39.363,27-TL harcın davalı ...’dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak bu davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak bu davacıya verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak bu davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 2.050,33-TL peşin harç, 508,00-TL tebligat, 16,75-TL müzekkere gideri ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.844,93-TL yargılama giderinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Maddi tazminat yönünden 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 300,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 10-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 12-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 350,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 1.519,40 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalı ...'a ödenmesine, 3-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde adı geçene iadesine, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.