Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/430 E. , 2024/2001 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/430 Karar No : 2024/2001 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ka…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/430 E. , 2024/2001 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/430 Karar No : 2024/2001 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporu done alan takdir komisyonu kararına istinaden 2014 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı ile ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... İç Dış Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan saptamalardan karşılıklı olarak düzenlenen faturaların "hatır faturası" niteliğinde olduğunun ikrar edildiği, gerçek bir mal teslimine dayanmayan söz konusu faturalar komisyon karşılığında değil ilgili grup firmalarının cirolarını yükseltmek ve kredibiliteyi artırma amacıyla düzenlendiğinden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu vergilendirme döneminin sahte belge düzenlenmesi yönünden incelenmesi neticesinde tanzim edilen vergi tekniği raporu ile davacının sahte fatura düzenlediği ve komisyon geliri elde ettiğinin tespit edilmesi üzerine yapılan tarhiyatta ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 2014 ve 2015 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin sahte belge düzenleme fiili yönünden incelendiği … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; katı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti faaliyetinde iştigal etmekte iken ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 10/02/2016 tarihinde iflasına karar verildiği, 2013 hesap dönemine ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; davacı ile grup firmaları arasında 2013 yılında düzenlenen ve kullanılan faturaların herhangi bir mal veya hizmet karşılığı olmayan sahte faturalar olduğunun tespit edildiği, bu doğrultuda 2014 ve 2015 hesap dönemlerinin de incelemeye alındığı, 2014 ve 2015 yıllarında döneminde yüksek tutarda mal alımı ve satımı yaptığı mükelleflerin bir kısmı hakkında sahte fatura düzenleme ve kullanma nedeniyle vergi tekniği raporlarının bulunduğu, davacı şirket temsilcisince; söz konusu firmalar ile aralarında herhangi bir ticari ortaklık bulunmadığı, ödemelerin resmi kanallarla yapıldığı, malların alıcıya depoda teslim edilmesinden dolayı sevk irsaliyesi düzenlenmediği bu nedenle "mallar depo teslimidir" şeklinde ifadede bulunulduğu, 29/05/2018 tarihli vergi inceleme tutanağına incelemeyi gerçekleştiren müfettişin yönlendirmesi sonucunda ifadelerin yazıldığını beyan ettiği, aynı tarihler içerisinde aynı tutarlarda fatura düzenlendiği ve fatura kullanıldığının tespit edildiği, davacı şirketin temsilcisinin, söz konusu şirketlerle kendi şirketinin faaliyet alanlarının farklı olduğu ve söz konusu şirketlerle herhangi bir ticari ortaklığının bulunmadığı, grup şirketlerden her birinin farklı bir müşteri çevresine hitap ettiğinden firmalardan birinin diğerine fatura konusu malı sattığı, malı alan firma ise kendi portföyüne uygun müşteri çevresine bu malı sattığı, bu alım-satımların gerçek olduğu ve ödemelerin resmi kanallarla yapıldığını beyan ettiği, 2014 yılında ilgili firmalardan alınan mal toplamı tutarı ile satılan mal toplamı tutarının birbirine eşit olduğu, bu durumun ilgili şirketler arasında ciro yükseltmek ve kredibiliteyi artırma amacıyla yapıldığı ve fiktif olarak faturaların düzenlendiği, bu firmalara kömür alışve satış faturası dışında herhangi bir hizmet faturası düzenlenmediği, tüm bu ifadelerden hareketle mükellef kurumun 2014 yılında ... Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketine düzenlediği faturaların herhangi bir mal teslimine dayanmayan sahte fatura olduğu, ... Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... İnşaat Ticaret Limited Şirketinin düzenlemiş olduğu 2014 yılındaki sahte faturaları davacının bilerek kullandığı tespitlerine yer verilmiştir. Sözü edilen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden dava konusu cezalı vergilerin salındığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde yazılı kural, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki saptamaların maddi delil olarak kabulünü gerektirmektedir. Vergi Mahkemesi kararının, davacının düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı yolundaki yargısında hukuka aykırılık görülmemekle birlikte söz konusu faturaların, menfaat temin edilmeksizin düzenlenmesi ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına uygun olmadığından dava konusu tarhiyatın yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin karar yönünden istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA 15/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.