10. Hukuk Dairesi 2024/2705 E. , 2024/2972 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazası tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kes…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2705 E. , 2024/2972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazası tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.11.2015 tarihinde davalı ... tarafından verilen talimat uyarınca bal kabağını kesmek isterken elindeki bıçağın sekerek gözüne battığını ve ciddi biçimde yaralandığını söyleyerek dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2016/85 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararıyla; Davanın kabulü ile davacı ...'in 14.11.2015 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF Davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili istinaf yolu ile dilekçesinde, kararın bozulmasını talep etmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 18.06.2020 tarih, 2019/1832 Esas, 2020/834 Karar sayılı kararı ile; Davalı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.1. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2019/3234 Esas, 2020/2115 Karar sayılı bozma kararında; davacıya davalının işyerinde hangi işi yaptığı, ücret alıp almadığı, alıyorsa ne kadar ücret aldığı sorularak tespit edilmeli, davalı işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir ve varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 15/03/2022 tarihli ve 2020/110 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararıyla; Davanın kabulü ile Davacılar muris ve muini ...'in, ... işverenliği emrinde çalışmakta iken 14.11.2015 tarihinde maruz kaldığı kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmiştir. C.2. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/10788 Esas, 2022/11379 Karar sayılı bozma kararında; dinlenen tanık beyanlarının çalışma olgusunun tespiti bakımından yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; komşu iş yeri tanık araştırması yapılarak tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, çalışma olgusunun varlığı saptanmalı; gerekirse bordro tanığı ... yeniden dinlenmeli, böylece tüm deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar ... davacı ...'in davalı işyerinde fiili çalışmasının bulunmadığı, dava konusu dönemde yaşlı ve hasta olduğu ve bu durumun çalışmasına mani olduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığı, tüm tanıkların davalı işyerinde bal kabağı satılmadığı yönünde vermiş oldukları beyanlar ile diğer bordro ve komşu işyeri tanık anlatımlarından ... davacı ...'in olay günü davalı işyerine emaneten bırakılan ve kendisine verilmesi söylenen bal kabağını, işyerine geldiğinde kesmeye çalışırken malum kazanın meydana geldiği yönündeki beyanları, davalı ...'un dava konusu dönemde alzheimer hastası olduğu ve yaşlı olduğunun tanık anlatımlarından anlaşılması karşısında her ne kadar 16.11.2017 tarihli celsede davacının sabah gelip akşam gittiğini, günde 2-3 saat çalıştığını beyan ettiği anlaşılmış ise de, davalı işyerinde tek kişinin çalıştığı yazılı deliller ve tanık beyanları ile sabit olan bordro tanığı ...'ın beyanları dikkate alındığında, davalı ... ...'un beyanlarına itibar edilmemiş, kaldı ki davalının davalı işyeri ile bir bağlantısının olmadığı, sadece resmiyette işveren olarak göründüğü, işyerine gelip gitmediği, ikrara dayalı işveren beyanlarının da davanın mahiyeti gereği tek başına yeterli olmayacağı hususları da dikkate alındığında, beyanlarına itibar etmek mümkün olmamış, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, tanık beyanlarından taraflar arasında hizmet akdine dayalı bir iş ilişkisinin mevcut olmadığı, bu sebeple davacı ... ...'in sigortalı olarak kabulünün mümkün olmadığı vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili: davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 14.11.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 11-A ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.