T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/147 - 2025/1665 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/147 KARAR NO : 2025/1665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : 2017/320 Esas - 2024/706 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/12/2025 Mahalli mahkemesince…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/147 - 2025/1665 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/147 KARAR NO : 2025/1665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : 2017/320 Esas - 2024/706 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.05.2014 tarihinde davacı şirketin ZMMS ile sigortalı ... plakalı araçla Seydişehir'den Konya'ya gitmekte olan 116 promil alkollü sürücü ...'in alkolün etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı ve devrildiği, kaza sonucu araç sürücüsü ...'in vefat ettiğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/756 Esas - 2015/1012 Karar sayılı gerekçeli kararı ile ZMSS poliçesi kaza tarihini kapsadığından olayın tek taraflı trafik kazası olması sebebi ile vefat eden ...'in destekten yoksun kalan eşi ve kızına davacı tarafından toplam 268.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, destekten yoksun kalan işleten ve sürücü yakınlarına yasanın 92/b maddesi gereği tazminat ödeyen sigortacının kazanın nedeni Trafik Sigortası Genel Şartları B.4. maddesindeki durumlardan birisi söz konusu olduğunda rücu hakkını kullanacağını, madde de sigortacının sürücü ölmüş ise yakınlarına ödenen tazminatı araç işletenine rücu etme hakkı verildiğini, bu sebeple ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücusu için yapılan Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2016/5863 Esas sayılı takibe davalının itirazının iptaline ve %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının işleteni olduğu ... plakalı aracı sürmekte olan ...'in 03.05.2014 tarihinde tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın davalıya ihbar olunmaksızın yürütüldüğünü, davacının davalıya 10.02.2016 tarihinde rücu talepli ihtar gönderdiğini, bu talebe Ankara 63. Noterliğinin 19.02.2016 tarih 06534 yevmiye numaralı ihtarı ile yanıt verildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine takip başlatıldığını, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, ... Sigortaya çekilen ihtarname ile davalının iki adet sigortasının bildirildiğini, bunlardan birinin birleşik kasko sigorta poliçesi, diğerinin iş veren sorumluluk sigorta poliçesi olduğunu, davacının işveren sorumluluk sigortasına başvuru yapılmaksızın takip başlattığını, poliçe sınırını aşan kısmın reddi gerektiğini, fazladan ödenen meblağların sigortalıya rücu edilemeyeceğini, müteveffanın kaza esnasında arkadaşı ... ile telefonla konuşmakta olduğunu, alkolden ziyade yorgun, uykusuz olması ve direksiyonda iken telefonla görüşmesi sebebiyle kaza yaptığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2016/5863 Esas sayılı takip dosyasının celbi ile incelenmesinde; alacaklı ... Sigorta A.Ş. tarafından borçlu ... hakkında 323.761,90 TL alacak talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/756 Esas 2015/1012 Karar sayılı dosyanın celbi ile incelenmesinde; davacı ... tarafından kendi adına asaleten, ...'e velayeten davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında ... plakalı aracın 03.05.2014 tarihinde kazası nedeni ile vefat eden ...'in desteğinden yoksun kaldıkları iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda toplam 268.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 02.03.2016 tarihinde kesinleşmiş olduğu, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/1948 Esas sayılı takip dosyasının celbi ile incelenmesinde; alacaklı ... tarafından ... Sigorta hakkında toplam 331.565,60 TL alacak talebi ile ilamlı takip başlatıldığı, takip dosyasına ödeme yapılmış olduğu, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/893 Esas - 2016/562 Karar sayılı dosyasının temini ile incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.'ne yönelik ... plakalı kamyonun ...'in sevk ve idaresinde iken meydana gelen kazada araç şoförünün vefat ettiği şoförün alkollü olmasının kasko sigortasından yararlanmayı etkilemeyeceği belirtilerek kasko sigortası kapsamında araç hasar bedeli ve mal bedelinin davalıdan tahsili talebi ile açılan davanın yargılaması sonucunda şoförün 1.16 promil alkollü olduğu, alkolün tesiri ile direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın orta refüje çıkması ve devrilmesine neden olduğu anlaşıldığından Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların teminat kapsamı dışında tutulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından asıl karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verildiği ve 20.02.2023 tarihinde kesinleştiği, sigorta/aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından rücuya esas gerçek zarar miktarının hesaplanmasına ilişkin inceleme yapılmasına karar verildiği, yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/893 Esasına kayden açılan davada, mahkemeye sunulan bilirkişi heyeti raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği raporlandığından ve bu rapora istinaden verilen kararın Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle, davacı sigorta şirketinin araç işletenine rücu hakkı bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, 03.05.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'in eşi, ...'in babası ...'in vefat ettiği, mahkemece aylık 1.500,00-TL gelir üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verildiği, hesaplamanın rapor tarihi itibariyle yürürlükte olan PMF-1931 Tablosuna göre bakiye yaşam süreleri esas alınarak yapıldığı, SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücu edilmediği, poliçe limitinin 268.000,00-TL olması nedeniyle garame yapıldığı, kararın icra takibine konu edilmesi nedeniyle 04.02.2016 tarihinde 3 İcra Müdürlüğü'nün 2016/1948 E. sayılı dosyasına, faiz ve masrafları ile birlikte 323.761,90-TL ödendiğinin anlaşıldığı, müteveffa ...'in annesi ...'in hayatta olmasına rağmen pay ayrılmadığı, Yargıtay kararlarına göre dava açmasalar bile destekten yoksun kalanların payının ayrılması gerektiği, Yargıtay Kararlarına göre eşlere 2 pay, çocuklar ile anne ve babaya 1'er pay verilerek hesaplama yapılması gerektiği halde pay dağıtımının 445, 440 ve 415 olarak yapıldığı, bu pay dağıtımının usule uygun olmadığı, yine müteveffanın ve eşinin vefat tarihindeki yaşı gözönüne alındığında, ikinci bir çocuklarının olacağının" galip ihtimal olarak kabul edilip hesaplama yapılması gerektiği, hesaplamada rapor tarihinde yürürlükte olan kararlar uyarınca PMF-1931 Tablosuna göre bakiye yaşam süresi belirlendiğinden raporda da bu tablo esas alınarak, bakiye yaşam sürelerinin belirleneceği, yine kaza bir iş kazası olduğu raporlanmış ise de, müteveffadan başka kusurlu bulunmadığından SGK tarafından bağlanan gelirler 5510 sayılı yasaya göre rücu edilmeyeceğinden, hesaplamada bu yönde bir indirim yapılmayacağı, yine hesaplamada, (destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davada dava dilekçesinde müteveffanın gelirinin 1.500,00-TL olduğu kabul edildiğinden) kamyon şoförlerinin asgari ücretle çalışmasının söz konusu olamayacağı kanaati ile 1.500,00-TL gelir üzerinden hesaplama yapılacağı, pasif dönem hesabı ise AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılacağı, yine temin edilen Nüfus Kayıt Örneğine göre, müteveffanın eşi ..., 02.11.2016 tarihinde yeniden evlendiği, ancak mahkeme kararı 02.03.2016 tarihinde kesinleştiğinden, kesinleşme tarihinden sonraki evlilik gözönüne alınmadan hesaplama yapılacağı, ödeme tarihinde 2016 yılı asgari ücretine göre hesaplaması yapılması gerekeceğinden, söz konusu raporun gerçek manada incelenmemiş olmasına neden olacağından ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin başvuruya istinaden değil de 31.12.2015 tarihli mahkeme kararına istinaden yapılması nedeni ile mahkeme kararına esas olan 13.10.2015 tarihli ek bilirkişi rapor tarihi esas alınarak rapor tanzim edileceği, yapılan hesaplamada toplam zararın 304.250,78 TL olduğu, poliçe limitinin ise 268.000,00 TL olduğundan garame yapılması gerektiği, eş ... için 186.660,60 TL, Kızı ... için 30.367,70 TL, anne ... için 50.971,70 TL olacağı, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1948 Esas sayılı dosyası kapsamında icra tarihinde olması gereken meblağın 270.047,41 TL ödeme tarihinde icraya esas değerin 299.612,69 TL olduğu, Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/893 Esasına kayden açılan davada, mahkemeye sunulan bilirkişi heyeti raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği raporlanması ve bu rapora istinaden verilen kararın Yargıtay denetiminden geçmesi, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ile yukarıda belirtilen Yargıtay kararları da gözönüne alınmak suretiyle davacı sigorta şirketinin araç işletenine rücu hakkı bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/756 Esas sayılı dosyasına sunulan ve hükme esas alınan 13.10.2015 tarihli ek bilirkişi raporu tarihi itibariyle (saklı pay sahipleri ve muhtemel ikinci çocuğun payı gözetilmek ve garame yapılmak suretiyle) eş ... için 186.660,60-TL, kızı ... ... için 30.367,70-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, 04.02.2016 tarihi olan ödeme tarihi itibariyle toplam olması gereken meblağın 299.612,69-TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2016/5863 esas sayılı takibe davalı itirazının 299.612,69 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, öncelikle müteveffa ...'in mirasçıları tarafından ... Sigorta aleyhine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/756 E. sayılı dosyası kesinleşene kadar kendilerine bildirilmemiş olup, işleten sıfatına sahip olan müvekkile rücu imkanına güvenilerek yargılamaya gerekli özenin de gösterilmediğini, kazanın münhasıran alkol etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin yöntemince araştırılmadığını, kusur raporunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, öncelikle yerel mahkemenin, hatalı tanzim edilmiş bilirkişi raporuna dayanarak vermiş olduğu kısmi kabul kararının ; usule ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, zira araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile tek taraflı trafik kazası meydana gelmiş ve kazada vefat eden ...'in desteğinden yoksun kalan eşi ... ile kızı ...'e destek yoksun kalma tazminatı ödemesinin, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/756 E. ve 2015/1012 K. sayılı mahkeme kararı doğrultusunda aleyhe başlatılan Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1948 E. sayılı icra dosyası kapsamında 323.761,90 TL tutarında yapıldığını, yani, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin, zaten mahkeme ilamına dayandığını, ve fakat işbu dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda, icra takibine esas değer 299.612,69 TL olarak hatalı şekilde tespit edildiğini, açıklandığı üzere, işbu uyuşmazlığa konu rücu alacağına sebep yapılan ödemenin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/756E. - 2015/1012K. sayılı, 24.03.2016 tarihli kesinleşmiş kararı uyarınca yapılmış olmasıyla beraber, bilirkişice yapılan hesaplamaların ödemenin kesinleşmiş bir mahkeme kararı doğrultusunda yapılması sebebiyle tartışmaya kapalı olduğu ve bu doğrultuda davalı tarafın kanundan kaynaklanan sorumluluğunun kapsamının kusursuz sorumluluk olması dolayısıyla müvekkil şirketin 323.761,90 TL rücu hakkının bulunduğu sabit olmakla, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/320 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan hesaplama açıkça hatalı olduğunu, alacağımızın likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Taraf vekillerinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava; rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu davaları, gerçek zararın giderilmesi amacına yönelik olup zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle mahkemece, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarih ve 2020/2303 Esas, 2021/3171 Karar sayılı ilamı). Yapılan ödemenin gerçek zarar kadar olup olmadığı, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılacak bir hesaplama sonucunda belirlenebilir. Davalı diğer dosyanın tarafı olmadığı nazara alındığında rücu edilen miktarın yukarıda belirtilen hukuki ve fili durumlar ışığında belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, münhasırlık denetiminin usulüne uygun olarak yapıldığı da anlaşılmakla, miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacak miktarı likit olmadığından icra ve inkar tazminatına hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 20.466,54 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 5.116,64 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 15.349,9 TL harcın istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.