Başvuru, kamulaştırmasız el atma davasında hükmedilen tazminat bedelinin icra takibine rağmen tamamının ödenmemesi ve kararın kesinleşme tarihinden itibaren hükmedilen tazminata kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmaması nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırmasız el atma davasında hükmedilen tazminat bedelinin icra takibine rağmen tamamının ödenmemesi ve kararın kesinleşme tarihinden itibaren hükmedilen tazminata kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmaması nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/7/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. A. Başvuru Tarihine Kadar Yaşanan Gelişmeler Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, İstanbul'un Ataşehir ilçesi Y. Dudullu Mahallesi'nde bulunan 25/3 pafta 7314 parsel sayılı taşınmazın hisseli malikidirler. Başvurucular, maliki oldukları taşınmaza Karayolları Genel Müdürlüğü (Kurum) tarafından kamulaştırma işlemi uygulanmadan el atıldığını belirterek idare aleyhine 28/6/2012 tarihinde kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak tazminat davası açmıştır. İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinin (Mahkeme) 7/5/2013 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilerek 924,70 TL tazminata hükmedilmiştir. Mahkeme ayrıca dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına da hükmetmiştir. İdarenin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 11/2/2014 tarihli kararı ile hüküm yeni yasal değişiklikler gözönüne alınarak vekâlet ücreti maktuya indirilmek suretiyle düzeltilerek onanmış, başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Dairenin 3/7/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Başvurucular ise temyiz yoluna müracaat etmedikleri gibi idarenin temyiz dilekçesine karşılık verdikleri cevap dilekçesinde kararın onanmasını talep etmiştir. Başvurucular bu arada mahkeme kararının kesinleşmesini beklemeden 27/5/2013 tarihinde İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün E.2013/14219 sayılı dosyasında asıl tazminat miktarına ek olarak vekâlet ücreti, yargılama gideri, takip masrafı ve yasal faizden müteşekkil toplam 260 TL'lik alacak için ilamlı icra takibi başlatmıştır. Başvurucular bu takip kapsamında borçlu Kuruma 13/1/2014 tarihli icra emri göndermiştir. Borçlu Kurum tarafından icra dosyasına 23/2/2016 tarihinde 612,85 TL ve bireysel başvuru tarihinden sonraki bir tarihe tekabül eden 12/7/2018 tarihinde ise 818,16 TL yatırılmıştır. İcra takibi devam ederken dayanak mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine bu defa da İcra Müdürlüğünce 18/12/2014 tarihinde borçlu Kuruma muhtıra gönderilerek 594 TL'nin muhtıranın tebliğinden itibaren yedi gün içinde ödenmesi istenmiştir. Mahkeme ilamında yasal faize hükmedildiği hâlde ilamın kesinleşmesinin ardından Anayasa'nın maddesi uyarınca kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranlarının talep edildiği ve uygulandığı itirazını dile getiren borçlu Kurum ise İstanbul Anadolu İcra Hukuk Mahkemesinde (İcra Hukuk Mahkemesi) başvurucular aleyhine icra memur muamelesinin şikâyeti davası açmıştır. İcra Hukuk Mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda 30/1/2015 tarihli kararı ile İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün 2013/14219 Esas sayılı dosyasından tebliğ edilen 8/12/2014 imza tarihli ilama aykırı muhtıranın iptaline hükmetmiştir. Mahkeme kararında mezkur ilamda yasal faize hükmedildiği gerekçesine dayanılmıştır. Başvurucular 21/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Başvuru Tarihinden Sonra Yaşanan Gelişmeler Başvurucuların anılan karara karşı temyiz yoluna başvurmaları üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 5/7/2018 tarihli ilamı ile İcra Hukuk Mahkemesinin kararının bozulmasına hükmetmiştir. İlamın gerekçesinde; takip dayanağı kararın kesinleşme tarihine kadar yasal faizin, kesinleşmeden itibaren ise muhtıra tarihi olan 8/12/2014 tarihine kadar Anayasa'nın maddesi kapsamında faizin uygulanacağı dikkate alınarak şikâyete konu muhtıra tarihi itibarıyla bakiye dosya borcunun belirlenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ve eksik inceleme ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu ifade edilmiştir. UYAP vasıtası ile yapılan incelemede yargı sürecinin sona ermeyip devam ettiği görülmüştür. Mezkûr bozma kararını müteakiben yukarıda da belirtildiği üzere borçlu Kurum tarafından icra dosyasına 12/7/2018 tarihinde 818,16 TL yatırılmıştır. Başvurucular vekili 17/7/2018 tarihinde İcra Müdürlüğüne başvuruda bulunarak dosya hesabının yapılması talebinde bulunmuştur. İcra Müdürlüğünün aynı tarihli dosya hesabı uyarınca yekûn alacak miktarı 958,62 TL, borçlu tarafından yatırılan para miktarı 431,01 TL ve borçluya iade edilecek tutar da 472,39 TL olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla başvurucuların takip konusu alacak miktarını tahsil ettikleri görülmektedir. Sonuç olarak İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurucular lehine tazminat öngören kararında belirtilen takibe konu alacağın tamamı tahsil edilmiştir. Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür. İlgili hukuk için bkz. Ferat Yüksel, B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11-