Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5575 E. , 2024/2234 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5575 Karar No : 2024/2234 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılı yasal defter ve belgele…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5575 E. , 2024/2234 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5575 Karar No : 2024/2234 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılı yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Şubat, Nisan-Haziran, Ağustos ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında 2017 yılı muhtelif dönemleri için sahte belge kullanma fiili nedeniyle başlatılan inceleme nedeniyle ... tarih ve ... sayılı defter ve belge isteme yazısının davacının bilinen işyeri adresi olan "... Mah. .. Cad. ... A Çankaya/ANKARA" adresine tebliğe çıkartıldığı, ilgili tebligatın adresin mesai saatleri içerisinde devamlı kapalı olduğu şerhi düşülerek iade edildiği, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı defter ve belge isteme yazısının davacının MERNİS adresi olan "... Mah. ... Cad. ... Çankaya/ANKARA" adresine tebliğe çıkartıldığı, 24/05/2019 tarihinde "Adrese bir ay önce ... taşındığını söyledi. İlgili şahsı tanımadığını söyledi" şerhi düşüldüğü ve muhatabına ulaşılamadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5 paragrafı gereğince ikinci defa çıkartıldığı anlaşılan ikinci tebliğ kapsamında davacının yukarıda belirtilen MERNİS adresine ... tarih ve ... sayılı defter ve belge isteme yazısının gönderildiği, ilgili tebligat üzerinde mezkur yazının hangi sebeple tebliğ edilmediğine ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığı, davacının MERNİS adresine ikinci kez çıkartılan tebligata ilişkin olarak tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı 17/06/2019 tarihinden itibaren 15 gün geçtiği halde incelenen hesap dönemine ait yasal defter ve belgelerinin ibraz edilmediğinden bahisle davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporu doğrultusunda, davacının 2017 yılı katma değer vergisi beyanlarında indirim konusu yaptığı tüm katma değer vergilerinin reddedilmesi suretiyle 2017/Şubat, Nisan-Haziran, Ağustos ilâ Aralık dönemlerine ait tekerrür artırımlı üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin re'sen tarh edildiği, olayda; defter ve belgelerin incelemeye ibrazına dair yazının tebliği için davacının adres kayıt sisteminde ki yerleşim yeri adresine tebligata çıkarılmış ise de, davacının adres kayıt sistemindeki adresine ikinci defa çıkartılan tebliğe ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinden, tebligat pusulasında tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir ibareye yer verilmediği görülmekle, mezkur tebligatın usule aykırı olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacının 2017 yılı yasal defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla, defter ve belge ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 2017 yılı katma değer vergisi beyannamelerinde indirim konusu yaptığı tüm katma değer vergisi indirimleri reddedilerek tarh edilen dava konusu tekerrür artırımlı üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının 2017 sahte belgeleri beyanlarına dahil ettiği, bu durumun Ba-Bs bildiriminden de tespit edildiği, sahte faturaları Ba formu ile bildirilmiş olmasının, davacının sahte faturaları kayıt ve beyanlarına yansıttığına karine oluşturduğu, bu sebeple yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı adına, 2017 yılı yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Şubat, Nisan-Haziran, Ağustos ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. Maddesinde; hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde; vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde onbeş günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliğ yapacak olan idarenin belirleyeceği ifade edilmiştir. Aynı Kanun'un 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir. 485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde iki kısımdan oluşan pusula örneğine yer verildiği, söz konusu pusulanın "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan kısmında; “Tebliğ evrakını gönderen idareden alabileceğiniz duyurulur. Tebellüğden imtina edilmesi halinde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte tebliğ yapılmış sayılır. Yerleşim yeri adresine ikinci defa gidildiği halde tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (geçici ayrılmayı da kapsar) tebliğ evrakının pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde alınması halinde alındığı gün, bu süre içerisinde alınmaması halinde 15. günde tebliğ yapılmış sayılır.” şerhinin matbu olarak yer aldığı, pusulanın diğer kısmı olan "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısmında ise söz konusu şerhin yer almadığı görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen ve 485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde yer verilen ve iki kısımdan oluşan pusula örneğinde de görüldüğü üzere, iki kısımdan oluşan tebligat pusulasının "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan ilk kısmı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda kapıya yapıştırılacak olan ve tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren matbu bir pusula olduğu, tebligat pusulasının diğer kısmının ise "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısım olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine göre ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda, adreste bulunamama, adresin kapalı olması vb. sebepler ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının (muhatap) kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerine şerh ve imza edilerek adresin kapısına "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlıklı matbu pusulanın doldurularak yapıştırılmasının yeterli olduğu, İdarede kalacak olan Tebligat Pusulası başlıklı kısmın ise, yapılan tebligatı belgelendirme ve gerektiğinde delillendirme işlevi gördüğü anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında sahte belge kullanma fiili nedeniyle başlatılan inceleme nedeniyle ... tarih ve ... sayılı defter ve belge isteme yazısının davacının bilinen işyeri adresi olan "... Mah. ... Cad. ... A Çankaya/ANKARA" adresine tebliğe çıkartıldığı, ilgili tebligatın adresin mesai saatleri içerisinde devamlı kapalı olduğu şerhi düşülerek iade edildiği, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı defter ve belge isteme yazısının davacının MERNİS adresi olan "... Mah. ... Cad. ... Çankaya/ANKARA" adresine tebliğe çıkartıldığı, 24/05/2019 tarihinde "Adrese bir ay önce ... taşındığını söyledi. İlgili şahsı tanımadığını söyledi" şerhi düşüldüğü ve muhatabına ulaşılamadığı, 17/06/2019 tarihinde aynı adrese ikinci defa gidildiği ve defter ve belge isteme yazısının tebligat pusulasının kapıya yapıştırılması suretiyle 213 sayılı Kanun'un 102. maddesine uygun olarak tebliğ edildiği, tebliğ alındısında da; tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının (muhatap) kapıya yapıştırıldığına dair hususun, posta memuru tarafından şerh ve imza edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün geçtiği halde incelenen hesap dönemine ait yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporu doğrultusunda davacı hakkında dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı görülmüştür. Olayda, davacının ikametgah adresine 17/06/2019 tarihinde ikinci defa gidilerek defter ve belge isteme yazısının tebligat pusulasının kapıya yapıştırılması suretiyle tebliğ edildiği, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca defter ve belge isteme yazısının 02/07/2019 tebliğ edilmiş sayıldığı, dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı vergi inceleme raporunun ise; defter ve belgelerin tebliğ edilmiş sayıldığı 02/07/2019 tarihinden itibaren on beşinci günün sonuna denk gelen 17/07/2019 tarihine kadar ibraz edilmesi beklenilmeden 12/07/2019 tarihinde düzenlendiği görüldüğünden, söz konusu vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu sebeple, davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.