4. Hukuk Dairesi 2021/18022 E. , 2022/15163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; dava dışı sigortalısı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin işyerinde, 04.07.2014 tarihinde aşırı yağış nedeniyle, davalının maliki bakım ve on
**4. Hukuk Dairesi 2021/18022 E. , 2022/15163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; dava dışı sigortalısı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin işyerinde, 04.07.2014 tarihinde aşırı yağış nedeniyle, davalının maliki bakım ve onarımından sorumlu olduğu, ana kanalizasyon şebekenin tıkanıp geri tepmesi, taşması ve alt yapıda mevcut hatalar, yetersizlikler sonucu sızan sular neticesinde hasar meydana geldiğini, Aski Genel Müdürlüğünün meydana gelen zarar ve ziyanı tazminle yükümlü olduğunu, işyerinin paket poliçesi umumi şartlarına göre hasardan muafiyet tenzili yapıldıktan ve sovtaj bedeli düşüldükten sonra poliçe teminatından 77.500,00 TL'lik tazminatın 24.07.2014 tarihinde sigortalının Garanti Bankası hesabına havale edilmek suretiyle ödendiğini, sigortalısının haklarına kanunen halef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödenen 77.500,00 TL'nin 24.07.2014 tarihi itibariyle değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu edilen olay ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, olayın tamamen davacının sigortalısının iş yerinin konumu sebebiyle meydana gelmiş olduğunu, yol kotundan aşağıda olmasının bu tür zararlara sebep olduğunu, Deşarj Yönetmeliğinin 10. maddesinin (m) bendi düzenlemesine haiz olduğunu, buna göre iddia edilen su baskınından idarenin sorumlu olamayacağının açık olduğunu, (r) bendi uyarınca da davacının atıksu parsel bacası ile kanalizasyon şebekesi arasındaki parsel hattında meydana gelebilecek tıkanıkları gidermek, gerekli bakım ve onarım yapmakta yükümlü olduğunu, idarelerine atfı kabil kusur bulunmadığını, kusursuz sorumlulukları da olmadığını, tutanak, arıza kaydı ve tespit mevcut olmadığını, dava konusu yerin, mimari projesinin, kanal vizesinin ve iskanının celbi gerektiğini, hasarı, kusuru ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, maddi ve hukuki dayanağının olmadığını, ayrıca hasarı, kusuru ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere sigortalı tarafından sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete prim ödendiğinden davacı şirketçe ödenen hasar bedelinin tamamından tahsil edilen sigorta primlerinin düşmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 77.500,00 TL'nin 24/07/2014 tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiş, işbu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilince, davalının bakım ve onarımından sorumlu olduğu, ana kanalizasyon şebekesinin tıkanıp, taşması ve geri tepmesi sonucunda,işyerindeki tuvalet ve lavabolardan taşan pis suyun, emtialara, duvarlara, demirbaşlara zarar verdiği iddiası ile dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, sorumlu kuruluş ASKİ'den talep edildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili, işyerinin imar projesine uygun kullanılmadığını, zira projede işyerinin garaj ve sığınak olarak kullanılması gerekirken imalathane olarak kullanıldığını, mahkemece hükme esas alınan raporda, ayrıntılı irdeleme yapılmadan, binanın projeye uygun olduğunun belirtildiğini, ayrıca Aski Deşarj Yönetmeliğine göre davacının alması gereken tedbirleri almadığını, meydana gelen zararda idarenin kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmektedir. ASKİ Atıksuların Kanalizasyon Şebekesi Deşarj Yönetmeliği'nin 10.maddesinin (a) bendinde, İdare tarafından evsel kaynaklı atıksular için “Kanal Bağlantı Ruhsatı” verileceği, (g) bendinde Kanalizasyon sistemi bulunan yörelerde (ister bileşik ister ayrık) atıksuların bir parsel bacasında toplanarak pis su kanallarına bağlanması; parsel içindeki drenaj suyu, yağmursuyu ve çatı oluklarının da ayrı bir parsel bacasında toplanarak, yağmursuyu sistemi olan yerde yağmursuyu sistemine bağlanması, yağmursuyu sistemi olmayan yerlerde ise; kaldırımı geçerek yola bağlanmasının (pompajlı ve cazibeli) zorunlu olduğu, (m) bendinde, kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atıksuları, cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi müteahhit veya apartman yöneticisinin parsel çıkış bacasında atıksuyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğu, aksi taktirde binaların uğrayabilecekleri zararlardan idarenin sorumlu olmayacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece kusur durumu ve hasarın tespiti yönünde mahallinde, iki inşaat mühendisi, bir fen uzmanı ve bir hukukçu bilirkişi heyeti ile yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda; binanın imar projesine uygun yapıldığı,hasarın meydana geldiği konfeksiyon üretim atölyesinin 1. bodrum katı olduğu, atıksu sisteminin normal olarak çalıştığı, atıksu deşarj sisteminin mevcut olduğu, hasarın meydana geldiği binanın bulunduğu mahallin, davalı kuruluşun sorumluluğunda olduğu, atıksu sisteminin Aski kanalizasyon mentolüne bağlı olduğu, kanalizasyon şebekesinden ayrı yağmursuyu şebekesi bulunması gerekirken bulunmadığı, nitekim olaydan sonra davalı kuruluşca, yağmursuyu şebekesi faaliyetlerine başlandığı, ayrı bir yağmursuyu şebekesi bulunmadığı için bina çatıları ile beton sahalarda biriken yağmur sularının kanalizasyon şebekesine deşarj edildiği bu sebeble, yoğun yağışlı zamanlarda kanalizasyon hatları rögarlarının yetersiz kalarak taşmalara neden olduğu, yağmursuyu şebekesi olsaydı söz konusu zararın meydana gelmeyeceği, binaya ait davalı tarafından verilmiş 10/11/2003 tarihinde onaylanmış "Kanal Vizesi" belgesi bulunduğu, davalı vekilinin iddia ettiği gibi bağlantı noktasında geri tepmeyi önleyici sistem yapılmamış olsaydı bu belgenin zaten verilmeyeceği, dosyada mevcut ekspertiz raporunda belirtilen hasar bedelinin uygun olduğu belirtilmiştir. Mahkemece rapor hükme esas alınarak yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için esas kaide, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarda, hasara neden olanların kusur durumlarının tespiti ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin ve hasara yönelik hesaplamanın doğruluğudur. Davalı vekili ,sigortalı işyerinde Aski Deşarj Yönetmeliğine uygun tedbirlerin alınmaması ve imar projesine uygun kullanılmaması sebebiyle zararın meydana geldiğini iddia ettiğine göre, hükme esas alınan rapor itirazları karşılamaya yeterli değildir. Bu durumda; mahallinde inşaat mühendisi, makine mühendisi ve tekstil mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti ile birlikte keşif yapılarak, binanın 1.bodrum katında bulunduğu belirtilen sigortalı işyerine ilişkin mimari projede "1. bodrum katın" kullanım amacının ne olarak belirtildiğinin net olarak belirlenmesi (garaj, sığınak, depo, atölye vs.), olayın meydana geldiği tarihte konfeksiyon üretim atölyesi olarak kullanılmasının,bu katta tuvaletlerin, lavaboların bulunmasının mimari projeye aykırı olup olmadığının kesin olarak tespiti, projeye aykırı kullanım hali var ise bu durumun meydana gelen zararın artmasına sebep olup olmayacağının değerlendirilmesi, raporda sigortalı işyerine kanal vizesi onayının verilmesinin Deşarj Yönetmeliğine uygun yapıldığının kabul edileceği varsayımına dayanıldığı belirtilmişse de kanal vizesi için gereken şartların Deşarj Yönetmeliğinde belirlenen yükümlülüklerle aynı kapsamda olup olmadığının, bu halde sigortalının zararın meydana gelmesinde alması gereken tedbirlerin bulunup bulunmadığının ve müterafik kusurunun olup olmadığının, davalı ASKİ ve dava dışı sigortalının zararın meydana gelmesinde ne oranda kusurlu olduğunun belirlenmesi ile, davalının itirazları ve dosya içerisindeki ekspertiz raporu ve bütün delillerin birlikte değerlendirilmek suretiyle gerçek zararın tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.