11. Ceza Dairesi 2016/3519 E. , 2016/2685 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç örgütüne üye olmak ve örgüte yardım etmek, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıklar ..., ... hakkında suç işlemek için örgüt kurmak suçundan beraat, sanıklar ..., ..., ... hakkında suç örgütüne üye olmak suçundan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dola…
**11. Ceza Dairesi 2016/3519 E. , 2016/2685 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç örgütüne üye olmak ve örgüte yardım etmek, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıklar ..., ... hakkında suç işlemek için örgüt kurmak suçundan beraat, sanıklar ..., ..., ... hakkında suç örgütüne üye olmak suçundan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet, sanık ... hakkında suç örgütüne yardım etmek suçundan beraat Tebliğname tarihinde yürürlükte bulunan 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6545 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 14. maddesinde yer alan “Ceza dairelerinin görevlerinin tayininde, davadaki tavsif esas alınır. Muhtelif suçlara ait davalarda en ağırını incelemeye yetkili daire görevlidir.” hükmüne göre Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere iddianamedeki tavsif esas alınmalıdır. 06.06.2011 günlü iddianame ile özetle;sanıklardan ... ve ...'in...Sağlık Hizmetleri Tıp Merkezinin sahibi ve ortakları olup sanık ...'ın Tıp Merkezi müdürü, sanıklar ... ve ...'ın aynı Tıp Merkezinde evrak işçisi olarak ve sanık ...'in ise İl Sağlık Müdürlüğü Tıp Meslekleri ve ...-Tedavi Şubesinde memur olarak çalıştıkları sırada; ... Tıp Merkezinde toplam 121 hastanın sağlık güvencesi kapsamında poliklinik kayıtlarına yaptıkları başvurularda bir kısmının teşhis ve tedavilerinin ve bunun yanındaki sunulan tedavi hizmetlerinin hastalıkla uyumlu olmadığı, tıbben gerekmediği ve/veya esasen hastaya hiç uygulanmamış olmasına rağmen bir kısım tıbbi hizmetler sunulmuş gibi kayıt girişi yapıldığı, bazen de hastanın kimlik ve giriş kayıt bilgileri var olduğu için esasen poliklinik tarihlerinde hiç başvurulmamış olmasına rağmen başvurulmuş gibi poliklinik numarası verilip gerçekte var olmayan hizmetler yapılmış gibi tıbbi kayıt girişi yapılarak tüm bu usulsüz tıbbi kayıtlar sonucu gerçekte yapılıp hak edilmemiş olmasına rağmen Erzurum ili genelinde toplam 13 kamu kurumu bakımından ayrı ayrı belirtilen miktarda tedavi ödeneğini tahakkuk ettirmek suretiyle katılan ...'dan haksız yere alınarak, kurumun toplam 189.329,05 TL zarara uğratıldığından bahisle; sanıklar ...'in işletme sahibi olarak, sanıklar ...'in ise işletme çalışanı olarak asli maddi fail ve doğrudan doğruya beraber işleyen sıfatında olmak üzere iştirak halinde bu suçları işlemek maksadı ile suç örgütü oluşturdukları ve sanık ...'in bu örgüt yapısına dahil olmamakla birlikte denetim yapmayarak suç örgütüne yardım suçunu işledikleri anlaşıldığından sanık ...'in eylemine uyan TCK.nun 220/7 maddesi gereğince, diğer sanıkların ise eylemlerine uyan TCK.nın 220/1-2, 204/2, 43/1, 158/1-e, 43/1 (13 kez) maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı; iddianamede her ne kadar sanıklar ..., hakkında sevk maddesi olarak TCK'nun 204/2. maddesi gösterilmiş ise de; iddianamedeki anlatım ve yüklenen sahtecilik suçuna konu eylemler ile ilgili olarak; sanıklar Serdar Kömeç ve ...'in ... Tıp Merkezinde doktor, sanık ...'ın müdür, sanıklar ... ve ...'ın evrak işçisi olarak görev yaptıkları, sahtecilik suçundan cezalandırılması istenen ve kamu görevlisi olmayan sanıklardan özel hastane doktorları ... ve ...'e yüklenen tedavi belgelerindeki sahtecilik eylemlerinin TCK'nun 210. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca, maddede belirtilen özel sağlık mesleği mensuplarının sahtecilik eylemlerinin maddenin ikinci cümlesindeki koşulun gerçekleşmesi halinde devamlılık gösteren daire kararlarında da açıklandığı üzere kamu görevlisi olmamaları nedeniyle ancak TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve iddianamede TCK'nun 204. maddesinin 2. fıkrası kapsamında bir kamu görevlisinin, görevi sebebiyle düzenlediği resmi belgede sahtecilik eyleminden dolayı açılmış bir dava bulunmaması karşısında, TCK'nun 220/1. maddesindeki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun ceza miktarına, tebliğname tarihine, iddianamedeki tavsife, hükümlerin konusuna, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 16. Ceza Dairesi'ne ait olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye GÖNDERİLMESİNE, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.