3. Ceza Dairesi 2022/33880 E. , 2024/13675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1273 E., 2021/55 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesini
**3. Ceza Dairesi 2022/33880 E. , 2024/13675 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1273 E., 2021/55 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanıklar ... , ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli, 2019/7 Esas, 2019/2 sayılı kararı ile; Sanıklar ..., ..., ...l, ... , ..., ... ... (...) ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası , 63 üncü maddesi uyarınca; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca, ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli, 2019/1273 Esas, 2021/55 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.06.2022 tarihli, onama ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Devletin izni ve gözetimi altında faaliyetlerini yürüten kurumların daha sonradan terör örgütü ile ilişkilendirileceğinin bilinmesinin sanıktan beklenilemeyeceğine, bu sebeple söz konusu kurumlarda çalışmasının atılı suç yönünden aleyhe değerlendirilemeyeceğine, 2.ByLock programı ilgili bilgiler hukuka uygun olarak elde edilmediğine, trafik kayıtlarının istenilmesi için gerekli bir yıllık sürenin dolduğuna, MİT kanunu ve TCK' ya göre ByLock kayıtlarının dava dosyası içine alınmasının mümkün olmadığına, BTK verilerinin çelişkilerle dolu olduğuna, ByLock'un terör örgütü üyeliği bakımından kesin delil olmadığına, ByLock içeriklerinin sanığa ait olup olmadığının araştırılmadığına, kullanıcı adı ve şifre kısımlarının bulunmadığına, söz konusu bu programı örgütsel amaç için kullanıp kullanmadığının araştırılmadığına ve tespitinini yapılmadığına, 3.Arama ve el koyma işleminin hukuka uygun olmadığına bu sebeple dijital materyal inceleme raporunun hükme esas alınamayacağına, 4.Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasının somut dayanaklarının gösterilmediğine, 5.Sanığın TCK'nın 30 uncu maddesinden yararlanması gerektiğine, 6.Mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, 7.Hükmün gerekçe içermediğine, 8.Atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına, 9.Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı karar verildiğine, 10. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. B.Sanık ... Kayalı müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Bylock kullanıcı şifresi veya bylock içeriklerinin bulunmadığına, eksik inceleme yapılarak sanığa suç isnat edilip hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, 2. Adli soruşturmanın olmadığı aşamada başka delil elde etme imkanı olmadığına ilişkin tutanak olması gerektiğine, soruşturmanın olmadığı aşamada bylock tespiti yapılmış olması sebebiyle tutanaktan bahsedilemeyeceğinden yasak delil kapsamında olduğuna, 3.Söz konusu ByLock içerik ve verilerin bulunmadan sadece sanığın beyanları ile öğrenci evlerinde kalmış olmasına ilişkin delilerin mahkumiyet için hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, 4.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. C.Sanık ... (...) ... ve müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.ByLock içeriklerinin bulunmadığına, adli soruşturmanın olmadığı aşamada başka delil elde etme imkanı olmadığına ilişkin tutanak olması gerektiğine, soruşturmanın olmadığı aşamada bylock tespiti yapılmış olması sebebiyle tutanaktan bahsedilemeyeceğinden yasak delil kapsamında olduğuna, 2.Gerekçesiz olarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, 3.Yerel mahkemenin gerekçeli kararında delil olarak dayandığı tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına, sosyal olayın oluş biçiminden derlendiğine, suç isnadlarının dayanağı olan hiçbir iddianın somut olmadığına, nedenle beyanların da delil değeri bulunmadığına, 4.AİHM kararları doğrultusunda sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. D.Sanık ... müdafiileri: Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın, örgüte bilerek ve isteyerek girme iradesinde olduğunu gösterir gerek dosya kapsamında gerekse tanık beyanlarında hükme esas alınabilecek nitelikte, somut ve her türlü şüpheden uzak hiç bir ifade ve delil bulunmadığına, 2.Dosya kapsamındaki tüm delil ve beyanlar göz önüne alındığında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3.Sanık her ne kadar daha önceki beyanlarında ByLock programı kullanmadığını, yalnızca KakaoTalk isimli programı kullandığını beyan etmiş ise de; detaylı incelemeler sonucunda Bylock programı ile KakaoTalk programlarını karıştırdığını hatırladığına, ByLock programı ile ilgili de etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ek beyanda bulunmak istediğine, 4. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. E.Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın ByLock iddiasını kesinlikle kabul etmediğine, adı geçen programı kullandığına dair bir delil bulunmadığına, ByLock iddiasının, tamamen istihbari bilgiye dayandığına ve ceza yargılamasında delil olarak kullanılamayacağına, 2.Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararında ByLock haberleşme programını kullandığı iddia edilen şahsın bu programı örgüt talimatı ile yükleyerek bu ağa dahil olduğunun ve gizliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespitinin kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağını belirttiğine, ancak dosyada bu noktada herhangi bir araştırmaya girilmediğine, 3.Sanığın örgüt içinde konumlandırıldığı bir hiyerarşi ortaya konamadığı gibi; bilerek, isteyerek bu yapı içerisinde yer aldığını gösterir bir delil, ya da iradesinin tamamıyla başkalarına bıraktığını gösterir bir verinin bulunmadığına, 4.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. F.Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın kullanmış olduğu telefon numarası üzerinden herhangi bir tespit edilmiş ID numarası bulunmadığına, bu şartlarda dosyadaki ByLock delilinin sanık açısından yargılama dışında tutulması gerektiğine, 2.Sanığın örgütsel saik yada talimatla ... hesabında işlem yapmadığına, bu hususta eksik araştırma ile karar verildiğine, 3.Gerekçesiz olarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, 4.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. G.Sanık ... ve müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. İstinaf kararında yerel mahkemenin kararının esasına girilmediğine, 2.Sanığın bylock hususunda samimi beyanda bulunduğuna, örgütse amaçla programı kullanmadığına, 3.Sanığın, örgüte bilerek ve isteyerek girme iradesinde olduğunu gösterir gerek dosya kapsamında gerekse tanık beyanlarında hükme esas alınabilecek nitelikte, somut ve her türlü şüpheden uzak hiç bir ifade ve delil bulunmadığına, 4.Dosya kapsamındaki tüm delil ve beyanlar göz önüne alındığında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5.AİHM kararı doğrultusunda kararın bozulması gerektiğine, 6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. H.Sanık ... Müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Devletin izni ve gözetimi altında faaliyetlerini yürüten kurumların daha sonradan terör örgütü ile ilişkilendirileceğinin bilinmesinin sanıktan beklenilemeyeceğine, bu sebeple söz konusu kurumlarda çalışmasının atılı suç yönünden aleyhe değerlendirilemeyeceğine, 2.ByLock programı ilgili bilgiler hukuka uygun olarak elde edilmediğine, trafik kayıtlarının istenilmesi için gerekli bir yıllık sürenin dolduğuna, MİT kanunu ve TCK' ya göre ByLock kayıtlarının dava dosyası içine alınmasının mümkün olmadığına, BTK verilerinin çelişkilerle dolu olduğuna, ByLock'un terör örgütü üyeliği bakımından kesin delil olmadığına, ByLock içeriklerinin sanığa ait olup olmadığının araştırılmadığına, kullanıcı adı ve şifre kısımlarının bulunmadığına, söz konusu bu programı örgütsel amaç için kullanıp kullanmadığının araştırılmadığına ve tespitinini yapılmadığına, 3.Arama ve el koyma işleminin hukuka uygun olmadığına bu sebeple dijital materyal inceleme raporunun hükme esas alınamayacağına, 4.Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasının somut dayanaklarının gösterilmediğine, 5.Sanığın TCK'nın 30 uncu maddesinden yararlanması gerektiğine, 6.Mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, 7.Hükmün gerekçe içermediğine, 8.Atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına, 9.Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı karar verildiğine, 10. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A-Sanıklar ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık ... hakkında Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2 nci cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile de uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. C-Sanıklar ... ve ... (...) ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanıklar Emine (Gök) Esen ve ... ile sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında temel ceza tayin edilirken Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. D-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdit uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. E-Sanıklar ... ve ... Kayalı hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının getirtilmesi; UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile tüm bu bilgi ve belgelerin İlk Derece yargılaması sonrasında sanık ... yönünden dosyaya gelen Memiş Hamdemir'in ifade ve teşhis tutanağı, sanık ... yönünden dosyaya gelen ... , ... ve ... ' nin ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması; beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. F-Sanık ... ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16 Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi ve delillerin tüketilmesi bakımından ilk derece yargılaması sonrasında dosyaya gelen ... ve ... ' ın ifade ve teşhis tutanakları ile sanığın örgüte müzahir ... Eğitim Öğretim Kültür ve Yardımlaşma Derneği' ne üyeliğinin bulunduğuna ilişkin evrakın duruşmada okunup tartışılması, bu şahısların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenilmelerinden sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu , Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanıklar ... yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli, 2019/1273 Esas, 2021/55 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ..., ... , ... , ... , ... ve ... (...) ... yönünden; Gerekçe bölümünde (B,C, D, E ve F) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... (...) ve ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli, 2019/1273 Esas, 2021/55 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu, sanık ... (...) ...' in eylemli kaçma hazırlığındayken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığı ve tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak anılan sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.