4. Hukuk Dairesi 2022/15120 E. , 2023/11671 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/137 E., 2022/249 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, davalılar ... vekili ve ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyu…
**4. Hukuk Dairesi 2022/15120 E. , 2023/11671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/137 E., 2022/249 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, davalılar ... vekili ve ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 28.11.2010 tarihinde davacı ...’un yolcu olduğu, davalı ...nezdinde trafik poliçesi ile sigortalı motosiklet ile diğer davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkili ...’un yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili ... için 250,00 TL tedavi ve bakıcı gideri, 750,00 TL meslekte kazama gücü kaybı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, müvekkili yaralanan yolcu için 25.000,00 TL manevi tazminat, babası ... için 7.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı Anadolu Sigorta vekili cevap dilekçesinde; plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranında sorumluluğu olduğunu, ilgili yerlerden gerekli raporların alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2015 tarih ve 2011/290 E.-2015/264 K. sayılı kararı ile tedavi masrafları ile ilgili davada davacının delil sunmadığı anlaşıldığından bu davanın reddine, maddi tazminatın kısmen kabulü ile 45.840,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan, 5.149,41 TL geçici iş görmezlik tazminatının davalılar ... ve ...'dan müteselsilen ve olay tarihi olan 28.11.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsil edilerek ...'a verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı için 20.000,00 TL’nin, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan 28.11.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2015 tarih ve 2011/290E.-2015/264K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 15.11.2018 gün ve 2016/16 E-2018/10741 sayılı ilamında; "... Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, kaza tarihi, davacının maluliyet oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Somut olayda; olayın oluş şekli, kaza tarihi bir arada değerlendirildiğinde davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı bir miktar fazladır. HMK'nın 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde geçici iş göremezlik talep etmemiş olmamasına rağmen mahkemece talep aşılarak davacı Muhammet Resul Akkuş lehine 5.149,41 TL geçici iş görmezlik tazminatına hükmedilmiştir. O halde mahkemece, HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken talep aşımı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03.02.2021 gün ve 2019/1870 E./ 2021/614 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davada dosyanın 07.03.2022 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve bu tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararını davacılar vekili temyiz etmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme dosyasında davacılar vekili olarak yer alan Av....'ın yaşadığı bir kısım olaylar nedeniyle avukatlık mesleğinden çıkarıldığını, her iki davacının da bu durumdan haberdar olmadığını, yine yerel mahkemenin 13.10.2021 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin mazeret dilekçesi sunmuş oldukları ve bu mazeretler de kabul görerek "Taraf vekillerinin mazeretlerinin kabulüne, duruşma gün ve saatini uyaptan öğrenmelerine" şeklinde ara karar kurulduğunu, yani yerel mahkemece mazeretlerin kabulü yönünde karar verildiği halde, yeni duruşma gününün taraflara tebliğ edilmediğini, mazeretin kabulü halinde yeni duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, yerel mahkemece davacıların vekili dahi olmadığı dikkate alınmadan "Taraf vekillerinin mazeretlerinin kabulüne, duruşma gün ve saatini uyaptan öğrenmelerine," şeklinde karar verilmesinin ve duruşma gününden haberdar olmayan davacıların duruşmaya gelememesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 7/A maddesi, Elektronik Tebligat Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 212 nci maddesi gereğince tebligat işlemlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacağı, elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dâhil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Eldeki davada İlk Derece Mahkemesince 13.10.2021 günlü duruşmada davacı vekilinin vermiş olduğu mazeret dilekçesinin kabul edildiği ancak Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde yeni duruşma gününün davacı tarafa tebliğ edilmeden davacıların davayı takip etmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. O hâlde mahkemece davacılar vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacı tarafa usulüne uygun davetiye ile bildirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.