(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6967 E. , 2008/8847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında intifa hakkına ilişkin şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki b
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6967 E. , 2008/8847 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında intifa hakkına ilişkin şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 807 ada 179 parsel sayılı taşınmaz üzerinde zemin kat 1 nolu bağımsız bölümü üzerine 28.08.2000 tarihli Encümen Kararı ile intifa hakkı tesis edildiğini, ancak 1580 sayılı Belediye Kanunun 70/10 maddesi gereği 3 yılı aşan bu tür sözleşmeleri yapma yetkisinin Belediye Meclisine ait olduğunu, bu gerekçeyle de 16.10.2003 tarihli Encümen Kararı ile daha önceki Encümen Kararlarının iptal edildiğini ileri sürerek, intifa hakkının tapu kaydından terkinini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece, taraflarca sözleşme gereğinin yerine getirilmesinden sonra idarenin tek taraflı sözleşmesi feshinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve özel hukuk sözleşmesini etkilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak türüdür. İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü ya da tüzel kişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Ayrıca, intifa hakkının danışıklı tesis edildiği iddiası veya ehliyetsizlik nedeniyle ya da iradeyi sakatlayan diğer nedenlerle de hükmen terkini istenebilir. Somut olayda; davacı Belediye 17.08.2000 tarihli İhale Kararı ile ihaleye katılan davalı kuruma dava konusu taşınmaz üzerine ... Eğitim Koleji açılması ve 49 yıllığına intifa hakkı tanınmasına 28.08.2000 tarihli Encümen Kararı ile karar vermiştir. Bu karar gereğince, 13.03.2001 tarihinde intifa hakkı tapuya tescil edilmiştir. Ancak, yine Belediye Encümeninin sözü edilen işlemleri yine Belediye Encümeni tarafından 16.10.2003 tarihinde iptal edilmiş, davalı yan bu kararın iptali için idari yargı yoluna başvurmamıştır. Davacı, Belediye Encümeninin işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu 70/10 ve 2886 sayılı İhale Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle de geçersiz idari işlemler ile tesis edilen intifa hakkının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu iddia etmektedir. Gerçekten de, işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunun 70/10 maddesinde “3 seneden fazla müddetle veya 10.000.liradan fazla bedeli senevi ile akdedilecek icar ve isticar mukaveleleri yapmak” Belediye Meclisinin yapacağı işler arasında sayılmıştır. 2886 sayılı İhale Kanunun 64. maddesinde de Belediye Encümenince ayni hak tesisi ve kiraya verme süresi 10 yılla sınırlandırılmıştır. Görülüyor ki, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında Belediye Encümeninin Belediyeye ait taşınmaz üzerinde 49 yıllığına intifa hakkı tesis etmesi mümkün değildir. Kaldı ki, 1580 sayılı Belediye Kanunu yürürlükten kaldıran 13/7/2005 tarih 25874 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5393 Belediye Kanununun 18. maddesi Belediye Meclisinin görev ve yetkilerini açıkça düzenlemiştir. Anılan maddenin 18/e hükmü; “Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek” şeklindedir. Bu düzenleme ile belediyeye ait taşınmazların üç yılı aşan kiralanması ve üzerinde otuz yılı aşan ayni hak tesisi işlemlerinde belediye meclisinin yetkili kılındığı açıkça hüküm altına alınmıştır. Yeniden somut olaya döndüğümüzde, dava konusu taşınmaz kaydına intifa hakkı tesisi işlemlerinde Belediye Meclisi Kararı bulunmamaktadır. Sözleşme, yetkisiz Encümen Kararı ile düzenlenerek intifa hakkı tapuya tescil edilmiştir. Tescil aşamasında yolsuz tescil hükmünde olan bu işlemin dayanağı tüm işlemlerde daha sonra Belediye Encümenince iptal edilmiş, böylece ayrıca intifa hakkının yasal dayanağı da kalmamıştır. Mahkemece tüm bu yönler gözetilerek davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır. Karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.