(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6024 E. , 2006/9042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, ... 559 ve 594 sayılı parsellerin yörede 1982 yılında yapılan arazi kadastro sırasında, mera niteliğiy
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6024 E. , 2006/9042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, ... 559 ve 594 sayılı parsellerin yörede 1982 yılında yapılan arazi kadastro sırasında, mera niteliğiyle sınırlandırıldığı gibi daha sonra 4342 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmada da mera olarak sınırlandırıldığını, ancak taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, mera sınırlamasının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmekle, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman savına dayalı mera niteliğindeki taşınmazların orman niteliği ile tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, genel arazi kadastrosu işlemi ise 06/04/1982 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece 4342 Sayılı Yasada öngörülen 30 günlük itiraz süresine uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 3 Mart 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 Sayılı Mera Yasasının 13/5. maddesi ile "komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde Asliye Hukuk mahkemesinde dava açılabileceği" hükümleri getirilmiş, aynı Yasanın 21. maddesinde "tahsis kararında belirtilen haklara tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tesbitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği" öngörülmüştür. 4342 Sayılı Mera Yasası hükümlerine göre, mera, yaylak ve kışlakların tesbit ve tahdit (sınırlandırma) işlemleri yasal yollardan geçip kesinleşmedikçe mera komisyonları tarafından tahsis kararı verilemez. Mera komisyonunun verdiği tahsis kararları valilik onayı ile yürürlüğe giren ve bundan sonra 13. madde hükmüne göre ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edilir. Dolayısıyla ister kadastro çalışmaları sırasında, isterse kadastro çalışmalarından bağımsız olarak mera komisyonlarınca verilen TAHSİS KARARLARINDAN sonra 30 günlük ve 5 yıllık sürelerden sözedilebilir. Somut olayda, komisyonun sınırlandırma kararının 25/09/2001 tarihinde ilan edilmesinden sonra Orman Yönetimine 01/10/2001 tarihinde tebligat yapıldığı, Orman Yönetiminin komisyona yaptığı itiraz 08/11/2001 tarihinde reddedilerek bu karar yönetime tebliğ edildiği, bu işlemlerden sonrada henüz bir TAHSİS ilanının yapılmadığı anlaşıldığına göre, yasada öngörülen hak düşürücü sürelerin geçirildiğinden sözedilemez. Kaldıki, iddianın ileri sürülüş biçimine göre de yönetimin davası mera olarak sınırlandırılan parsellerin orman savına dayalı tapuya tescile ilişkin olup, bu tür davalar bir süreye tabi olmaksızın yönetimce her zaman açılabilir. Mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak işin esasına girilmesi gerekirken süre yönünden davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.