4. Hukuk Dairesi 2011/9786 E. , 2011/14109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 20/08/2001 gününde verilen dilekçe ile senet iptali ve ihalenin feshinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar ver
**4. Hukuk Dairesi 2011/9786 E. , 2011/14109 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 20/08/2001 gününde verilen dilekçe ile senet iptali ve ihalenin feshinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, muvazaa nedeniyle davalılar arasında yapılan icra takibinin ve icra takibine konu edilen senedin iptali ile bu icra takibi sırasında yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem aynen kabul edilmiş ve “…kambiyo senetlerine mahsus icra takibi ile bu takibin dayanağı yapılan 15.1.1999 tarihli 35.500 USD bedelli senedin muvazaalı ve bedelsiz olduğundan iptaline, bu takip nedeniyle yapılmış tüm muamelelerin ve ihalenin feshine…” biçiminde karar verilmiştir. Kararı, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalılardan ... hakkında işçi alacaklarının tahsili amacıyla açmış oldukları davalar sonunda verilen kararlar gereğince ilamlı icra takibine başladıklarını, takip borçlusu davalı şirketin ve şirket yetkilisi olan diğer davalı ...’nın bu icra takipleri nedeniyle ödeme yapmaktan kurtulmak amacıyla diğer davalı ...’a muvazaalı olarak senet verdiklerini ve ona borçlandıklarını, bu senede dayanılarak aleyhlerine yine muvazaalı olarak icra takibi yaptırdıklarını, davalılardan ... tarafından da bu senede dayanılarak takip borçlusu olan davalı şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi sırasında davalı şirkete ait fabrika malzemelerinin haciz edilerek icra müdürlüğünce yapılan ihale ile davalılardan ...’a satıldığını, icra takibine konu edilen senedin ve icra takibinin, ihalenin borçtan kurtulmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirterek Borçlar Yasası'nın 18. maddesi gereğince senedin, icra takibinin iptali ile ihalenin feshine karar verilmesini istemişlerdir. Davacıların amacı, yaptıkları icra takipleri sonucunda alacaklarının tahsili olanağına kavuşmaktır. Her ne kadar, muvazaalı işlemin saptanması ile birlikte icra takibinin, icra takibine konu edilen senedin, icra takibi sırasında yapılan haciz işleminin iptali ile ihalenin feshine karar verilmesi istenilmiş ise de; çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi gereğince, muvazaalı işlemin yapılan takip yönünden hüküm doğurmamasının istenildiği açıktır. Bu bakımdan, İcra İflas Yasası’nın 283. maddesindeki düzenleme yol gösterici niteliktedir. Ancak, davacıların bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğuracağından, danışıklı işlemin kanıtlanması durumunda İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesi benzetme yoluyla (kıyasen) uygulanarak, icra takibi, icra takibine konu edilen senet ve haciz işleminin iptaline ve ihalenin feshine gerek olmadan davacıların alacaklarını alabilmesine olanak sağlayacak biçimde, dava konusu malların haciz veya satışını isteyebilmeleri yönünde karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, icra takibinin dayanağı yapılan senedin ve bu takip nedeniyle yapılmış tüm muamelelerin iptali ile ihalenin feshine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "…olduğundan iptaline, bu takip nedeniyle yapılmış tüm muamelelerle ve 13/08/2001 günü yapılan ihalenin feshine…" biçimindeki sözcüklerin silinerek yerine "…, olduğu anlaşıldığından, icra takibinin ve icra takibinin dayanağı yapılan senedin, bu takip nedeniyle yapılmış tüm muamelelerin iptaline ve ihalenin feshine gerek olmadan, davacılara bu mallar üzerinden alacaklarını alabilmelerine olanak sağlayacak ölçüde haciz ve satış isteyebilme yetkisi verilmesine," biçimindeki tümcenin yazılmasına; kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA; davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.