10. Hukuk Dairesi 2013/7117 E. , 2013/7822 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davalının, Emekli Sandığından yetim aylığı almakta iken, muhtaçlığının ortadan kalkması nedeniyle yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görev yönünden reddi ile talep halinde dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hükmün, davacı K…
**10. Hukuk Dairesi 2013/7117 E. , 2013/7822 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davalının, Emekli Sandığından yetim aylığı almakta iken, muhtaçlığının ortadan kalkması nedeniyle yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görev yönünden reddi ile talep halinde dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür.Davalı ... ...'a, askerlik görevi yapmakta iken vefat eden oğlu ... nedeniyle hak sahibi olarak 5434 sayılı Kanun hükmümlerince Emekli Sandığından 01.06.2007 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, davalının 28.05.2007 tarihinde evlendiğinin tespit edilmesi üzerine, Kurum tarafından davacının muhtaçlığının ortadan kalktığından bahisle 01.06.2007– 31.05.2009 döneminde yersiz ödenen 5.016,77 TL aylığın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalının süresi içinde itirazı üzerinde takibin durduğu, mahkemece, itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5434 sayılı Kanun hükümlerince bağlanan davaya konu aylığın kesilmesi de 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir. Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınmaksızın, dava dosyasının genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. Maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 2. fıkrasının tamamen silinerek yerine “talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.