(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/13901 E. , 2010/13381 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı işveren nezdinde 1.8.2008 tarihinden itibaren çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan son…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/13901 E. , 2010/13381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı işveren nezdinde 1.8.2008 tarihinden itibaren çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, davalı iş verene ait iş yerinde 1.8.2008 tarihinden itibaren çalıştığını ileri sürerek bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın HUMK’nun 409/5.maddesi uyarınca 7.6.2007 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 10.6.2010 tarihli duruşma günü usulüne uygun olarak davacı vekiline tefhim edilmiş, duruşmanın bırakıldığı10.6.2010 tarihli celsede davacının ve vekilinin hazır bulunmayışı ve herhangi bir mazerette bildirmemesi ve davalı vekilinin de takip etmemesi nedeniyle dosya yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış;yasal süresi içersinde yenilenmeyen davanın 11.10.2010 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğrudur. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3.maddesinin 2 fıkrası uyarınca müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar vekili yararına tek avukatlık ücreti taktir edilmesi gerekir hükmü uyarınca, davalılar yararına tek avukatlık ücreti taktir edilmesi gerekirken her iki davalı yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti taktir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’NUN 438/7maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ,.Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 3.ve 4.bendinin silinerek yerine “Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olmasına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 fıkrası uyarınca hesaplanan 1.000.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine “ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.