2. Hukuk Dairesi 2025/3025 E. , 2025/10120 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1009 E., 2025/337 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/541 E., 2024/562 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirleme…
2. Hukuk Dairesi 2025/3025 E. , 2025/10120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1009 E., 2025/337 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/541 E., 2024/562 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davası ve birleşen ziynet alacağı davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen yoksulluk nafakası ve tazminatlar ile miktarları, reddedilen tazminatlar yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü ve tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı-davalı erkek vekilinin kısmen, davalı-davacı kadın vekilinin tüm yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı istemine yönelik birleşen davanın kabulü yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen ziynet alacağı bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile (7550 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 04.06.2025 tarihinden önce verilen karar için dava tarihi dikkate alınmayacağından) 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.00,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu hale göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin birleşen davada kabul edilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. 2.Davalı- karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı- karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafın dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (4721 sayılı Kanun md. 175). Aynı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrasında, yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceği öngörülmüştür. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların isteği, ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücünün göz önünde bulundurulması gerektiği de açıktır. Somut olayda kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de tarafların ekonomik ve sosyal durumu, yaşları, evlilik süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında kadın yararına irat şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi Kanunun amacına uygun bulunmamaktadır. O halde 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası nazara alınarak, hakimin takdir yetkisi çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına uygun olarak yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" kararı verilmesi hususu da tartışılıp değerlendirilerek buna göre yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı- karşı davalı erkek vekilinin birleşen davada kabul edilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesi hususunun değerlendirilmemesi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesi hususunun değerlendirilmemesi yönünden BOZULMASINA, 4.Davacı- karşı davalı erkek vekilinin sair, davalı- karşı davacı kadın vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA Aşağıdaki temyiz giderinin ...'e yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...........'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.