10. Hukuk Dairesi 2023/7766 E. , 2023/8571 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi
**10. Hukuk Dairesi 2023/7766 E. , 2023/8571 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava, 19.11.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu kazalıya bağlanan gelir, yapılan tedavi masrafları ile geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan Kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkindir. II. CEVAP Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2016 tarih, E.2015/351, K.2016/18 sayılı kararıyla; "Tarafların kusur oranını gösteren 25.11.2015 havale tarihli kusur heyeti raporunda davalının %70, sigortalının %30 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesidir. 5510 sayılı Kanun'un 21/1 maddesine göre iş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmiş ise, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin bağladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı Kurumca işverene ödettirilir. Sigortalı Cafer Arıkan'ın davalıya ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirmiş olduğu, Kurum tarafından yapılan teftiş sonucu düzenlenen raporda davalının % 70 oranında kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, mahkememizce aldırılan 3 lü kusur heyet raporunun da aynı doğrultuda olduğu, bu nedenle davacı kurumun yapılan masrafların % 70 ini talep edebileceği ancak talebinin şimdilik 30.375,10, TL olduğu anlaşıldığından" davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 25.06.2018 tarih ve E.2016/5846, K.2018/5990 sayılı kararında; "Eldeki dosyada, naylon poşet imalatının yapıldığı davalıya ait işyerinde poşet üretim elemanı olarak çalışan kazalı, makine çalışır durumdayken hammadde harman makinesinin açık olan temizlik kapağını kapatmaya çalışırken karıştırıcı helezonuna sağ elini kaptırması sonucunda kazalanmıştır. İş kazasına ilişkin kurum denetmen raporunda olayın meydana gelmesinde davalı işveren %70, kazalı %30; tazminat dosyasında davalı %60, kazalı %40; hükme esas alınan kusur raporunda ise, davalı %70, kazalı %30 kusurlu bulunmuş, diğer taraftan Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Sor. No: 2011/14024, K.2011/6333 sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararda davalı şirket yetkilisi Serkan Doğan'a izafe edilebilecek bir kusurun olmadığı tespiti yapılmış olup kusur oranlarında çelişki oluşmuştur. Mahkemece, hazırlık soruşturması ile tazminat dosyası da gözetilerek ve maddi olgu belirlenerek davalı işverenin kazanın oluşunda iş sağlığı ve işçi güvenliği mevzuatı yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı hususu araştırılmalı, çelişkiyi giderecek şekilde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. 2) 5510 sayılı Kanunun "İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu" başlıklı 21 inci maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk "...sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı..." bulunmaktadır. Maddenin açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Mahkemece tavan hesabı yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz" olduğu gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve E.2018/513, K.2020/96 sayılı kararı ile, "Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davacı Kurum vekili tarafından açılan dava ile dava dışı Kurum sigortalısı Cafer Arıkan'ın 19.11.2011 tarihinde işyerinde geçirdiği iş kazası sonucunda sağ el baş parmağını kaybettiğini,bileğinden aşağısında hareket kısıtlığı meydana geldiğini,sigortalının % 32 oranında iş göremez hale geldiğini beyanla kurum tarafından yapılan masrafların tahsilini talep ettiği, yapılan yargılama neticesinde Mahkememizce 12.01.2016 tarihinde verilen 2015/351 Esas 2016/18 Karar sayılı kararın Yargıtay 10. H.D'nin 25.06.2018 tarih 2016/5846 E. ve 2018/5990 K. sayılı ilamı ile bozulması üzerine dosyanın yeniden ele alındığı görülmektedir. Mahkememizce bozma ilamına uyularak gerekli incelemeler yapılmıştır. Dava dışı Kurum sigortalısı Cafer Arıkan'ın davalı işverene yönelik açmış olduğu iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat davasına ilişkin olarak görülen ve Yargıtay 21. H.D. Nin 23.05.2019 tarih 2018/6683 Esas 2019/4069 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen Mahkememizin 2017/656 Esas 2018/401 Karar sayılı ilamının kesinleşme şerhi ile birlikte bir suret iş bu dosya arasına alınmış olup incelenmesinde olayın meydana gelmesinde işçi Cafer Arıkan'ın %40 oranında kusurlu olduğu ve olay nedeniyle %32 oranında malul kaldığı, olayın meydana gelmesinde davalı işverenin kusur oranının %60 olarak kabul edildiği tespit edilmiştir. Mahkememizce bozma ilamına uygun olarak aldırılan üçlü bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 02.05.2019 tarihli raporunda da aynı oranların belirlendiği görülmüştür. Davacı Kurumun rücu edebileceği tutarın tespiti içen aktüerya raporunun aldırıldığı, davacı Kurumun tahsil olunabilir Kurum zararının 20.12.2019 tarihli aktüerya raporu doğrultusunda 34.300,67 TL olduğu anlaşılmış ve taleple bağlı kalınarak 30.375,10 TL peşin sermaye değerli kurum zararının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum, kusurun hatalı tespit edildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davalı şirket unvanı "Çayhan Doğan Metal Plastik İmalat Turizm Ticaret Ltd. Şti." olmasına rağmen karar başlığında "Çayhan Doğan Plastik" şeklinde gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bu yönlerin düzeltilmesi gerekmiş, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile, Karar başlığında davalı konumunda "Çayhan Doğan Plastik" olarak yazılan davalı adının silinerek yerine "Davalı: Çayhan Doğan Metal Plastik İmalat Turizm Ticaret Ltd. Şti." ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.