Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/11021 E. , 2024/10547 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/11021 Karar No : 2024/10547 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Van Cumhuriyet Savcısı olduğu dönemde gerçekleştirmiş olduğu eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/11021 E. , 2024/10547 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/11021 Karar No : 2024/10547 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Van Cumhuriyet Savcısı olduğu dönemde gerçekleştirmiş olduğu eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:...K:...sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen fiillerin soyut nitelikte ve yargısal faaliyete ilişkin olduğu, müşteki B.S'nin dinlenilmesi sırasında elde edilen verileri kendisinin imha ettiğini, yapılan soruşturmanın kötü niyetli ve siyasi olduğu, dinleme kararını veren hakim hakkında soruşturma yapılmadığı, 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe tiyatrosundan sonra müştekinin şikayetinin işleme alındığı, aynı konuya ilişkin hakkında ceza davasının olduğu bu nedenle o davanın sonucunun beklenmesinin gerektiği, 2009 yılındaki bir eylemin 2023 yılında cezalandırılmasının zaman aşımı hükümlerine aykırı olduğu iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği ve anılan eylemlerinin nitelik ve ağırlık itibarıyla mesleğin şeref ve onurunu bozacak veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedeleyecek nitelikte olduğu, sübuta eren filleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ: Dava; davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve K:... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." hükmü; anılan maddenin son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir. Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının FETÖ/PYD örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik biçimde bir organizasyonla hukuka aykırı eylemlerde bulunmaları nedeniyle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülen eylemleri sübut bulduğundan bahisle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülen eylemleri sübut bulduğundan bahisle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69' uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve bu karara karşı açılan dava ve temyiz başvurularının reddedildiği, ceza davasında da aynı suçtan dolayı hüküm giydiği belirlenmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, olayın tarihi, gelişim şekli gözönüne alındığında yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında görev gereklerine aykırı hareket eden ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu kabul edilerek 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında soruşturmayı usule aykırı olarak yürüttüğüne ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır. Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; "27.02.2009 tarihinde Van İl Emniyet Müdürlüğünün sabit hattına gelen telefon ihbarında "H.S., S.T. ve Suat isimli kişilerin fuhuş yaptırdıkları ve fuhuşa aracılık ettikleri, "Şahan" ve "Tuğçe" isimli şahısların da üniversiteden kadın temin ettiklerinin" belirtildiği ve tutulan tutanakla soruşturmaya başlanıldığı, Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... sırasına kayden "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak" ve "Örgüt faaliyetleri çerçevesinde fuhşa aracılık etmek" suçlarından açılan soruşturmada ilgili ... tarafından ihbarda adı geçen kişilerle ilgili Mahkemeden 3 ay süreyle iletişimin tespiti tedbiri talep edildiği, talebin kabul edilmesi üzerine ihbarda adı geçen, o tarihte Van Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yapan müşteki B.S.'nin arkadaşı olan "..." rumuzu ile soruşturmaya dahil olan T.K.'nın da 2 ayrı hattının dinlenildiği, bu hatlardan bir tanesini müştekinin kullandığı, bu hususun anlaşılmasına rağmen 52 gün boyunca dinlemeye devam edildiği, soruşturmada fuhuş çetesinin lideri oldukları iddia edilen H.S. ve diğerleri hakkında dosyaya hiçbir delilin girmediği, ifadelerin alınmadığı, bu kişilerle ilgili hiçbir araştırma yapmadan soruşturmaya T.K. ve H.S. yönünden çalışmalar yapılarak devam edildiği, HTS kayıtlarının, banka hesap hareketlerinin dosya içerisine alındığı, mahalle sakinlerince fuhuş yapan veya yaptıran kişilerle ilgili yapılan gerçek ihbarlarla ilgili soruşturmaların da bu dosya ile birleştirilerek dosyanın inandırıcılığının artırıldığı, yapılan dinlemeler sonucu müşteki ile T.K.'nın buluşacakları adres tespit edilerek bu adreste Nöbetçi Cumhuriyet Savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal olduğu gerekçesi ile arama/elkoyma kararı alındığı, ancak adreste hata yapılması nedeniyle beklenen amaca ulaşılamadığı, öğrenci olan T.K.'nın gece yarısı öğrenci yurdunda gözaltına alındığı, ifadesi alınarak serbest bırakıldığı, dinleme faaliyetine gözaltından sonra son verildiği, Cumhuriyet Savcılığınca müştekinin tape kayıtlarının HSK'ya gönderildiği ve bu şekilde disiplin soruşturması geçirmesine neden olunduğu, müşteki hakkındaki disiplin soruşturmasının o tarihte adalet müfettişi olan ilgililer K.K. ve O.İ.D. tarafından yapıldığı ve müştekinin meslekten çıkarılmasını talep ettikleri, ayrıca müştekinin 2009 yaz kararnamesi ile Uşak Cumhuriyet Savcılığına atanması üzerine gazetelerde müştekinin mahrem görüntüleri nedeniyle tayin edildiğine dair haberler yapıldığı, T.K. ve H.S. hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verilmiş olduğu..," gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. Öte yandan; davacı tarafından 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; Dairemizin davanın reddine dair 12/10/2020 tarihli ve E:2017/4791, K:2020/4260 sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2022 tarihli ve E:2021/1563, K:2022/1566 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin reddine, anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Ayrıca, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yapılan yargılama sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ...esas, ...sayılı kararıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. B) İLGİLİ MEVZUAT: T.C. Anayasasının "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", "Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında; "..Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. " hükmüne, son fıkrasında da; "..Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: Davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu ve eklerinin incelenmesinden; 27/02/2009 tarihinde Van İl Emniyet Müdürlüğünün sabit hattına gelen telefon ihbarında "H.S., S.T. ve ... isimli kişilerin fuhuş yaptırdıkları ve fuhuşa aracılık ettikleri, " ..." ve " ..." isimli şahısların da üniversiteden kadın temin ettiklerinin" belirtildiği ve tutulan tutanakla soruşturmaya başlanıldığı, Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... sırasına kayden "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak" ve "Örgüt faaliyetleri çerçevesinde fuhşa aracılık etmek" suçlarından açılan soruşturmada davacı tarafından ihbarda adı geçen kişilerle ilgili Mahkemeden 3 ay süreyle iletişimin tespiti tedbiri talep edildiği, talebin kabul edilmesi üzerine ihbarda adı geçen, o tarihte Van Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yapan müşteki B.S.'nin arkadaşı olan " ..." rumuzu ile soruşturmaya dahil olan T.K.'nın da 2 ayrı hattının dinlenildiği, bu hatlardan bir tanesini müştekinin kullandığı, bu hususun anlaşılmasına rağmen 52 gün boyunca dinlemeye devam edildiği, soruşturmada fuhuş çetesinin lideri oldukları iddia edilen H.S. ve diğerleri hakkında dosyaya hiçbir delilin girmediği, ifadelerin alınmadığı, bu kişilerle ilgili hiçbir araştırma yapmadan soruşturmaya T.K. ve H.S. yönünden çalışmalar yapılarak devam edildiği, HTS kayıtlarının, banka hesap hareketlerinin dosya içerisine alındığı, mahalle sakinlerince fuhuş yapan veya yaptıran kişilerle ilgili yapılan gerçek ihbarlarla ilgili soruşturmaların da bu dosya ile birleştirilerek dosyanın inandırıcılığının artırıldığı, yapılan dinlemeler sonucu müşteki ile T.K.'nın buluşacakları adres tespit edilerek bu adreste Nöbetçi Cumhuriyet Savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal olduğu gerekçesi ile arama/elkoyma kararı alındığı, ancak adreste hata yapılması nedeniyle beklenen amaca ulaşılamadığı, öğrenci olan T.K.'nın gece yarısı öğrenci yurdunda gözaltına alındığı, ifadesi alınarak serbest bırakıldığı, dinleme faaliyetine gözaltından sonra son verildiği, Cumhuriyet Savcılığınca müştekinin tape kayıtlarının HSK'ya gönderildiği ve bu şekilde disiplin soruşturması geçirmesine neden olunduğu, müşteki hakkındaki disiplin soruşturmasının o tarihte adalet müfettişi olan ilgililer K.K. ve O.İ.D. tarafından yapıldığı ve müştekinin meslekten çıkarılmasını talep ettikleri, ayrıca müştekinin 2009 yaz kararnamesi ile Uşak Cumhuriyet Savcılığına atanması üzerine gazetelerde müştekinin mahrem görüntüleri nedeniyle tayin edildiğine dair haberler yapıldığı, T.K. ve H.S. hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verilmiş olduğu, müştekinin hakkında usulsüz soruşturma yürütüldüğü, usulsüz olarak dinlenildiği iddiası ile tüm sorumlulardan şikayetçi olması üzerine Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında davacı tarafından Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, eşitlik ve dürüstlük gibi evrensel etik kuralları hiçe sayarak kolluk personelince düzenlenen tutanaklara kuşku ile yaklaşmadan ve sorgulamadan itibar ederek soruşturma yürüttüğü görülmüştür. Bu nedenle davacının yukarıda yer verilen eyleminin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı planlı bir organizasyonun parçası olarak FETÖ/PDY örgütünün hukuk dışı amaçlarını gerçekleştirdiği ve örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirdiği ve söz konusu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E: ...4 K: ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2.Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.