Ceza Genel Kurulu 2014/412 E. , 2018/160 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 18.12.2012 Sayısı : 990-966 Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, TCK’nun 157/1, 52/2, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.12.2012 gün ve 990-966 sayıl…
**Ceza Genel Kurulu 2014/412 E. , 2018/160 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 18.12.2012 Sayısı : 990-966 Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, TCK’nun 157/1, 52/2, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.12.2012 gün ve 990-966 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 22.01.2014 gün ve 6660-1307 sayı ile; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarih ve 17-65 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesinde 'her ne surette olursa olsun ele geçirilen' denildiği cihetle; banka veya kredi kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesinden sonra kullanılmasının iki ayrı suçu oluşturacağı, somut olayda banka kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi eyleminin hırsızlık, kartın kullanılarak menfaat elde edilmesi eyleminin, banka kartının kötüye kullanılması suçlarını oluşturduğu, fikri içtima koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için hileli davranışlarla mağdurun aldatılıp çıkar sağlanması gerektiği, somut olayda ise şikâyetçinin ATM'den para çekmek amacıyla kartı ile makinede işlem yapmaya başladığı sırada yardım istemesi üzerine sanığın yönlendirmesi ile şifresini kendisi yazdıktan sonra para çekme işlemi sırasında sanığın başka tuşlara basarak para verilmesini engelleyerek karttaki hesabın bloke olduğundan bahisle gerçek kart yerine başkasına ait kart verdiği, sanığın bu kartın kendisine verilmesine yönelik aldatıcı davranışlarda bulunmayıp, cihazda kalan kartı alarak bir başka kartla değiştirmesi nedeniyle eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.03.2014 gün ve 58702 sayı ile; "...Yüksek Daireniz ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığın haksız suretle banka kartını elde ederek menfaat temin etmesi eyleminin aynı zamanda dolandırıcılık suçunu oluşturması hâlinde 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesi gereğince fikri içtima şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.