1. Hukuk Dairesi 2012/2127 E. , 2012/2795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı idare, dava konusu .. parsel sayılı taşınmazın 20.11.1979 tarihli kadastro tespiti sonucunda Belediye adına tescil edildiğini, taşınmaz ve üzerindeki muhdesatın 10.09.1978 tarihli Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca onaylanan kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle davalı İdarece ecrimisil ve yıkım kararı alındığını, idari kar
**1. Hukuk Dairesi 2012/2127 E. , 2012/2795 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı idare, dava konusu .. parsel sayılı taşınmazın 20.11.1979 tarihli kadastro tespiti sonucunda Belediye adına tescil edildiğini, taşınmaz ve üzerindeki muhdesatın 10.09.1978 tarihli Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca onaylanan kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle davalı İdarece ecrimisil ve yıkım kararı alındığını, idari kararın ve kıyı kenar çizgisinin iptali istemi ile idare mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu ileri sürerek kıyı kenar çizgisinin iptali ile yeniden tespiti, davalıların elatmasının önlenmesi ve yıkım kararının durdurulmasını, 08.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de idarece belirlenen kıyı kenar çizgisine göre binanın kıyı kenar çizgisini ihlal edip etmediğinin, ihlal ediyorsa yıkımı gerektirip gerektirmediğinin tespiti, yıkım ve ecrimisil kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalılar, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, idarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin kesinleştiğini, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; davalı Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bakımından husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı idare bakımından ise eda davası açılması mümkün iken ıslahla tespit davasına dönüştürülen davanın dinlenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; elatmanın önlenmesi ve muarazaanın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece; davalı Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bakımından husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı idare bakımından ise eda davası açılması mümkün iken ıslahla tespit davasına dönüştürülen davanın dinlenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu motel, gazino, diskotek bahçesi vasfındaki .. parsel sayılı taşınmazın, 20/11/1979 tarihli, kadastro tespiti neticesinde Belediye adına çap kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalılardan Kaymakamlık makamının taşınmaz üzerinde bulunan yapıların üzerinde oturduğu alanın kıyı olması sebebiyle 3091 sayılı Yasa hükümleri gereğince yıkımına karar verildiğini ve anılan idari karara karşı idari yargı yerinde açtığı davanın usul bakımından reddedildiğini ileri sürerek çekişmenin giderilmesini istemiştir. Gerçekten de, .. parsel kadastroca Belediye adına tespit edilmiş olup halen hukuki varlığını korumaktadır. Bilindiği üzere çap iptal edilmedikçe malik T.M.K.'nun 683. maddesi ve Anayasanın 35. maddesinde öngörülen mülkiyet hakkını kullanabilir. Bir başka ifadeyle tapu kaydı iptal edilmedikçe sağladığı hakkın korunması gerekir. O halde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varmak mümkün olmadığı gibi esasen anılan idari kararla bağlantılı olarak muarazaanın giderilmesinin istenildiği açıktır. Somut olayda da; davalı Kaymakamlığın almış olduğu yıkım kararı davacının mülkiyet alanına yönelik bir elatma olduğuna göre, Kaymakamlığa karşı açılan davanın kabul edilerek muarazaanın giderilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.