5. Ceza Dairesi 2009/11773 E. , 2010/352 K. "" Çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel istismarı suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkümiyetine dair, ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.01.2009 gün ve 2007/361 Esas, 2009/16 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafiileri tarafından istenilmiş olduğ…
**5. Ceza Dairesi 2009/11773 E. , 2010/352 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel istismarı suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkümiyetine dair, ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.01.2009 gün ve 2007/361 Esas, 2009/16 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık müdafiilerin süresinde yapılmayan duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi; bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında düzenlenen 10.09.2007 tarihli iddianamede suçun ‘çocuğun basit cinsel istismarı’ olarak gösterildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması, Çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle ilgili yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiilerin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğname gibi BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.