3. Hukuk Dairesi 2022/3593 E. , 2022/4898 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ VEK. AV. ... Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili…
**3. Hukuk Dairesi 2022/3593 E. , 2022/4898 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ VEK. AV. ... Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 01/11/2017 tarihli kira sözleşmesinin yalnızca son sayfasını müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davalı tarafça kiracı şirketin kira bedellerini ödemediği iddiasıyla aleyhine kefil sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, takibe süresinde itiraz edemediğini, kefalet nedeniyle sorumluluk altına girdiğine dair el yazılı beyanı olmadığını, ayrıca eşinin muvafakati bulunmadığını, kefaletin şekle aykırılık sebebiyle geçerli olamayacağını iddia ederek; kefaletinin iptalini, geçersiz kefalet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı; davacının sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davacının yetkilisi ve kefili olduğu şirketin ticari iş dolayısıyla mecuru kiraladığını, şirketin taşınmazda özel eğitim kurumu işlettiğini, müteselsil kefalet el yazısı ile yazılmamış olsa da davacının ticari iş dolayısıyla kefil olmasından dolayı kefaletin müteselsil olduğunu, kira sözleşmesinin imzalandığı tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğunu, dolayısıyla TBK'nın 584 maddesi gereğince eşinin rızasının aranmayacağını, kefilin hangi süre ile ve azami hangi miktarda sorumlu olacağının sözleşmede belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafından arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesinin doğru olduğu ancak davacı tarafça 5.056,65 TL ıslah harcı yatırıldığı halde, hükümde yalnız peşin alınan 170,78 TL harç bakiyesi 111,48 TL’nin iadesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun harç yönünden kısmen kabulü ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.