(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/1409 E. , 2012/6726 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekili şirkete ZMSS poliçesi bulunan davalı adına kayıtlı ve sigortalı aracın davalının yönetiminde iken karıştığı kazad…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/1409 E. , 2012/6726 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekili şirkete ZMSS poliçesi bulunan davalı adına kayıtlı ve sigortalı aracın davalının yönetiminde iken karıştığı kazada 3. kişilere ait araçların hasarlandığını, kazada zarar gören araçlar için hak sahiplerine toplam 13.198,36 TL hasar bedelinin ödendiğini, davalının olay anında 1.10 promil alkollü olduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini belirterek ZMSS Genel Şartlarının 4. maddesi gereğince hak sahiplerine ödenen 13.198,36 TL.nın 4.7.2008 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 13.198,36 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın suratle sonuçlandırılabilmesi öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinden duruşmasının bulunduğunu hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1982 Anayasasının 36 ve HUMK.nun 73. maddesi hükümün çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre mahkeme tarafları dinlemeden onlara iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunun ve Tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı tebliğin muhatabına ulaşması, konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kural olarak tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. (Tebligat Kanunun 10.madde) Tebliği alacak kişi bu adreste bulunmamışsa tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırır. Bulamazsa durumu, mahalle, köy muhtarlıklarına doğruluğunu onaylatma suretiyle tesbit eder. Bu husus tebliği çıkaran kuruluşa bildirilir. Savunma hakkı ile sıkı sıkıya ilişkili olan adres araştırmasının zabıtaya yaptırılan bir inceleme ile sınırlı tutulmasının hakkının kısıtlanmasına yol alacağı kuşkusuzdur. O halde adres araştırmasının geniş bir çerçeve içinde ele alınması soruşturmanın çok yanlı yapılması gerekir.