4. Hukuk Dairesi 2009/5975 E. , 2010/3036 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/11/2007 gününde verilen dilekçe ile yangına sebebiyet nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi…
**4. Hukuk Dairesi 2009/5975 E. , 2010/3036 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/11/2007 gününde verilen dilekçe ile yangına sebebiyet nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, içinde saman, fiy ve yulaf balyaları bulunan samanlığın, davalıya ait elektrik tellerinin rüzgardan birbirine değmesi nedeniyle oluşan kıvılcımın ot ve samanların üzerine düşmesi sonucu çıkan yangında zarar gördüğünü belirterek tazminat istemişlerdir. Davalı ise, yangın ile bir ilgisi bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, yangının elektrik tellerinin birbirine çarpması nedeniyle meydana gelen arktan çıkmadığının anlaşıldığı sonucuna varılarak, kanıtlanmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Dosyada bulunan Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2007/9710 sayılı Hazırlık belgeleri arasındaki Jandarma tutanağı, tanıklar ... ile ...’nün görgüye dayalı anlatımları ile yangın raporundaki samanlığın üst kısmında da alevler olduğuna ilişkin belirlemelerden; davacıların zarara uğramalarına yol açan yangının, samanlığın yakınından geçen elektrik tellerinin, rüzgarın etkisi ile birbirine değmesi sonucu oluşan kıvılcımdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, zarar kapsamı belirlenip davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/03/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY YAZISI Davacı, 24/08/2007 tarihinde sarkan elektrik tellerinin çıkan hafif rüzgar nedeniyle birbirine çarpması sonucu meydana gelen kıvılcımın kendisine ait samanlığın üzerine düşmesi neticesi samanlığı ile içindeki ot ve samanlarının yandığını bildirerek davalı ... idaresi hakkında maddi tazminat davası açmıştır. Davalı davayı kabul etmemiş yangının kendilerinden kaynaklanmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Yerel mahkeme, dosyadaki rapor, fotoğraf ve tanık beyanlarınıda içeren dosyayı ehil bilirkişiden rapor alınmak üzere İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiş, ... Teknik Üniversitesi mezunu olan elektrik mühendisi bilirkişi ... vermiş olduğu 06/10/2008 tarihli raporunda, dosyadaki delil ve belgelere göre teknik olarak söz konusu yangının “elektrik tellerinin birbirine değmesi şeklinde elektriksel menşeli” çıkmayacağını, yangının dış etkenlerden olabileceğini, tanık beyanlarının teknik açıdan kabulünün mümkün olmadığını belirtmiş, yerel mahkeme de bu raporu esas alarak davanın reddine karar vermiştir. Dairemizin sayın çoğunluğu ise, jandarma tutanağı ve tanık beyanlarına ve yangın raporundaki belirtilere göre yangının elektrik tellerinin birbirine değmesi sonucu sıçrayan kıvılcımlardan kaynaklandığını kabul ederek talebin kabulü yönünde kararı bozmuştur. Öncelikle dairemizin, kendisini bilirkişi yerine koyarak teknik bir konu olan yangının çıkışındaki sorumluluğu belirleme yönündeki kabule ilişkin görüş ve kararlarına katılamıyoruz. Zira, HUMK.nun 275. maddesine göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş alınması zorunludur. Dosya kapsamına ve dosyadaki belgelere göre bilirkişi raporu yeterli görülmez ise, yeniden ve daha ehil bilirkişiden rapor alınmak üzere karar araştırmaya yönelik olarak bozulabilir. Ancak bu yol izlenmeden bilirkişinin yerine geçerek, teknik bilirkişi raporunun tam aksine olacak şekilde kusur belirlemesi yapılarak kararın kapsam belirlenmek üzere esastan bozulması HUMK.nun 275. maddesine aykırılık teşkil eder. Sonuç olarak, teknik bilirkişi raporu yeterli görülüyor ise karanın onanması, rapor yeterli görülmüyor ise yeniden bilirkişi veya bilirkişi heyetinden yangının çıkış şekli ve sorumlularının tespiti bakımından araştırmaya yönelik olarak kararın bozulması düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüş ve düşüncelerine usul hukuku yönünden katılmıyoruz.18/03/2010