2. Hukuk Dairesi 2014/23124 E. , 2015/11870 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından, hükmedilen nafakalar ve velayet yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, davacı-davalı erkeğin davası, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, nafaka miktarları ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz in…
**2. Hukuk Dairesi 2014/23124 E. , 2015/11870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından, hükmedilen nafakalar ve velayet yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, davacı-davalı erkeğin davası, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, nafaka miktarları ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.06.2015 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece "tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, her ikisinin de dava açmakta haklı olduğu" kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle; davacı-davalı erkeğin eşine sık sık fiziksel şiddet uyguladığı, eşininin ailesini istemediği, eşini aşağıladığı ve hakaret ettiği gibi, güven sarsıcı davranışta bulunduğu, davalı-davacı (kadın )'ın da, eşine ve ailesine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davacı-davalı erkek ağır kusurlu ise de, kadın da kusurlu olup, kendisi de boşanmayı talep ettiğine göre, davacı-davalı erkeğin boşanma davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Evlilik birliğinin devamında kadın bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi şartları erkeğin davası yönünden gerçekleşmiştir. Bu sebeple davacı-davalı erkeğin boşanma davasının kabulü bu bakımdan sonucu itibarıyla doğru bulunmuş, kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazları verinde görülmemiş, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur. 2-Yukarıda belirtilen olaylara göre, boşanmada davacı-davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre davalı-davacı kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.