3. Hukuk Dairesi 2015/17285 E. , 2016/3203 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2009 yılında boşandığını, boşanma ilamıyla davalı kadın lehine ay…
**3. Hukuk Dairesi 2015/17285 E. , 2016/3203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2009 yılında boşandığını, boşanma ilamıyla davalı kadın lehine aylık 1.000,00 TL; velayeti davalıda bulunan çocuk lehine aylık 750,00 TL nafakaya hükmedildiğini, davalının boşanmadan sonra çalışmaya başladığını, yoksulluğunun ortadan kalktığını belirterek; davalıya ödenmekte olan aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; asgari ücret ve asgari ücretin üzerinde gelire sahip olmasının yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmediğini savunarak;davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece; tarafların boşanma sırasında tespit edilen gelirleri ile hali hazırda tespit edilen gelirleri arasında bir farklılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; davalının yoksulluk durumunun ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmaktadır. Kural olarak, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. (TMK m. 176/4) İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yoksulluğunun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. (TMK m.176/3) Eldeki davada davacı; yukarıdaki yasa hükmü gereğince; davalının yoksulluğunun ortadan kalktığı iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını istemektedir. Bu durumda, öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir. Yosulluğun hukuksal kavramı yasada tanımlanmamış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edileceği vurgulanmıştır. Yoksulluk durumu; günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek takdir edilmelidir. Somut olayda davalı kadın; boşanma davası sırasında her hangi bir işte çalışmaz iken, boşanma davasından sonra çalışmaya başlamış ve asgari ücret düzeyinde gelire sahip olmuştur. Buna göre üzerinde durulması gereken ilk husus, davalının asgari ücret düzeyinde gelire kavuşmasının, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirip gerektirmeyeceği noktasındadır.