T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/913 Esas KARAR NO : 2025/1672 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2024 NUMARASI : 2023/473 Esas, 2024/184 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğinc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/913 Esas KARAR NO : 2025/1672 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2024 NUMARASI : 2023/473 Esas, 2024/184 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ... Ltd. Şti. İle diğer müvekkili keşideci ... ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olduğunu, keşidece şirket tarafından lehtar ...'ya davaya konu çekin kargo aracılığıyla gönderildiğini, ancak çekin kargoda kaybolduğunu, müvekkillerinin çek üzerinde adı geçen kişilerle hiçbir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, ayrıca ... adına atılan imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını beyanla davaya konu çekten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin davacılardan ... ile doğrudan ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle imzanın aidiyeti ile ilgili kendisine kusur izafe edilemeyeceğini, keşidecinin lehtar imzasının sahteliğine dayanamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, keşideci olan ... ... Ltd. Şti çekteki imzasını inkar etmediğinden ve davalının kötüniyetli olarak çeki iktisap ettiğine yönelik yazılı bir delil getirmediğinden kendisi tarafından açılan menfi tespit ve istirdat davalarının reddine karar vermek gerektiği, ... ... Ltd. Şti. tarafından açılan menfi tespit davası yönünden adı geçen şirket tarafından açılan menfi tespit davasının mahkemenin 2022/755 esas sayılı dosyası ile aynı talebe ilişkin olduğundan ve derdestlik hususunun mahkemece her zaman dikkate alınması gereken dava şartlarından olduğu anlaşıldığından menfi tespit isteminin derdestlik dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerektiği, ... ... Ltd. Şti. tarafından açılan istirdat davası yönünden; çekin istirdadına karar verilebilmesi için hamilin iktisap anında davacının bile bile zararına yönelik hareket etmesi veya en azından ağır kusurlu olmasının gerektiği, bu hususun davacı tarafından yazılı delil ile kanıtlanmasının zaruri olduğu, ne var ki davacı tarafından bu yönde bir kanıt getirilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde istemin reddine karar vermek gerektiği, davacılardan ... ... Ltd. Şti.'nin menfi tespit istemi esastan çözümlenmediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; ... Elektrik... Ltd Şti tarafından açılan menfi tespit ve istirdat davalarının ayrı ayrı reddine, ... Elektrik... Ltd. Şti tarafından açılan menfi tespit davasının usulden reddine, ... Elektrik... Ltd. Şti tarafından açılan istirdat davasının reddine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; davaya konu çekin kargoda kaybolduğunu, takibe ve sahte ciro silsilesindeki ... Elektrik Elektronik şirketine atfen yer verilmiş olan sahte kaşe ve imzaya karşı İstanbul 33. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/654 E. Sayılı dosyası ile açılan davanın kabulüne karar verildiğini, çekin düzenlendiği tarihe bakıldığında bu kadar kısa sürede çekin bu kadar kez cirolanmasının şüphe uyandırdığını, iddialarımız tanık dâhil her türlü kanıtla ispatlanması mümkün olduğunu, istirdadı talep edilen çekin arkasındaki müvekkil şirkete atfedilen ciro imzası ve kaşesi sahte olup ciro silsilesinin bozulduğunu, müvekkillerin sahte ciro silsilesinde yer alan şahısları ve firmayı tanımadıklarını, davalı aleyhine açılan davaların toplamının 130'dan fazla olduğunu öğrendiklerini, hakkında bu kadar çok dava ve soruşturma bulunan birisinin halen daha kötü niyetli olmadığı yönünde karar verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/250102 Esas sayılı dosyası ile yaptıkları savcılık şikayetine ilişkin dosya numarasını 09/05/2023 tarihli beyan dilekçesi ile bildirmelerine rağmen, dava dosyası içerisine alınmadığını, akıbetinin takip edilmediğini, gerekçeli kararda sözü edilen 2022/755 Esas sayılı dava ile iş bu davanın aynı dava olduğunun kabulü mümkün olmadığını, anılan dosyanın tarafları ile iş bu davanın taraflarının, netice-i taleplerinin birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, çek istirdatı, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın usulden ve esastan karar verilmiştir. Karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılarlardan ... Elektrik..Ltd.Şti'nin keşidecisi, diğer davacılar ... Elektrik..Ltd.Şti'nin lehdarı olduğu davaya konu çekin, lehdara gönderildiği sırada kargoda çalındığını, lehdarın imzası taklit edilerek ciro edildiğini, davalı hamilin kötü niyetli olduğunu, ciro silsilesi içindeki şirket ve şahıslar arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür. TTK’nın 686. maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ayrıca, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur. Dava konusu çekte de mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Davalı tarafın ancak TTK’nın 792. maddesinde öngörüldüğü üzere, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacaktır. (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2018/2827 -5223 E-K.sayılı kararı) Kişisel def’î olan bedelsizlik iddiası kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkili olup, iyi niyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilecektir. İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz, borçlu, hamil olan davalılara karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir. Bu kapsamda kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş olması da gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin çekin istirdadına karar verilebilmesi için, hamilin iktisap anında davacılarnın bile bile zararına yönelik hareket etmesi veya en azından ağır kusurlu olması gerektiği hususunun, davacılar tarafından yazılı delil ile kanıtlanmasının zaruri olduğu yönündeki değerlendirmesi hatalı görülmüştür. Davacılar vekili 09/05/2023 tarihli dilekçesinde, "Hukuk davalarının yanı sıra davalı hakkında başlatılan bir çok savcılık şikayeti de bulunmaktadır. Tarafımızca da İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığı 2022/250102 Esas sayılı dosyası ile savcılık şikayetinde bulunulmuş olup iş bu şikayet derdest haldedir." şeklinde beyanda bulunmuş, ancak ilk derece mahkemesince soruşturma dosyası istenerek, soruşturmanın akıbeti araştırılmamış, davacılar vekilinin dava dilekçesindeki belirtip toplanmayan delilleri hakkında olumlu veya olumsuz bir bir karar verilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili tarafından mahkemeye bildirilen soruşturma dosyası incelenerek, somut olayın özelliğine göre davacı tarafın delilleri değerlendirilerek, sonucuna göre davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerektiği halde, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, 2-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2024 gün ve 2023/473 Esas, 2024/184 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.338,80 TL (1.169,40 x 2) istinaf yoluna başvurma harcı ile 175,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.513,80 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025