4. Hukuk Dairesi 2010/7013 E. , 2011/7395 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ....... tarafından, davalı ... aleyhine 23/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından…
**4. Hukuk Dairesi 2010/7013 E. , 2011/7395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ....... tarafından, davalı ... aleyhine 23/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, bıçakla müessir fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 25.000.-TL manevi tazminat isteminin 5.000.-TL olarak kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda; davalının, bir akşam taraflar arasında hiçbir husumet yokken basit bir tartışma sonucu önce davacının arkadaşını yanında taşıdığı bıçakla yaraladığı, ardından davacıya saldırarak 8 bıçak darbesi ile hayati tehlike geçirecek ve bu sebeple 3 ay iş güçten kalacak şekilde yaraladığı, olay sebebi ile davalının Ceza Mahkemesince adam öldürmeye tam teşebbüs suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olayın oluşuna, yaralamanın şekline, suçun niteliğine ve kastın yoğunluğuna göre mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı olaya uygun olmayıp düşük takdir edilmiştir. Yerel mahkemece daha yüksek manevi tazminat takdiri için kararın bozulması gerekmiştir.