8. Ceza Dairesi 2020/17329 E. , 2024/1441 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/112 E., 2016/ 392K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşü
**8. Ceza Dairesi 2020/17329 E. , 2024/1441 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/112 E., 2016/ 392K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2010 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 3 ay 10 gün hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Denetim süresi içerisinde sanığın Mudanya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/22 E. sayılı dosyasında 12.10.2014 tarihinde, basit yaralama, sair tehdit suçunu işlemesi üzerine, İnegöl 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli kararıyla açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak sureti ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 ay 10 gün hapis ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın aralarında gönül ilişkisi bulunan mağdur ...'yı arabanın kapılarını kilitlemek suretiyle zorla İstanbul iline götürdüğü iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın mağdura arkadaşlık teklif ettiği, mağdurun kabul etmediği, olay günü konuşmak istediği, mağdurun aynı zamanda kuzeni olan Emre ile bir kafe de oturdukları sırada yanlarına geldiği, eve bırakmak istediği mağdurun istememesi üzerine Emre'nin birşey olmayacağına dair garantisi ile arabaya bindiği, sanığın mağduru eve bırakmadığı, konuşmaya çalıştığı, mağdurun inmek istemesine rağmen indirmeyerek kapıları kilitlediği, mağdurun araçtan atlamaya çalıştığı, ayrıca telefonundan amcası Işık'a mesaj çekerek durumu haber verdiği ve bunun üzerine mağdurun babası Bülent'in gece 02.00 sıralarında karakola müracat ettiği, sabah 06.00 sıralarında sanığın amcasının mağdur, sanık ve arkadaşlarını İnegöl'e geri getirdiği anlaşılmıştır. 2. Mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı ifadesi, temyiz dışı sanıkların mağdurun ifadesini doğrulayan savunmaları, yargılama sırasında içeriği tespit edilen mağdurun amcası Işık'a attığı mesaj içeriği ve tüm dava dosyası kapsamından; sanığın mağdureyi gitmek istememesine rağmen zorla araçta tuttuğu, dava dosyasında yer alan sanıkların beraat etmesi nedeniyle suçun birden fazla kişi tarafından işlenmediğinin kabulü isabetli ise de eylemin suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük mağdureye yönelik işlendiği ve mağdurenin babası Bülent tarafından sanığın mağdureyi serbest bırakmasından önce kolluk kuvvetlerine başvurduğu göz önüne alındığında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediği belirlenerek; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi uyarınca cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarih ve 2016/112 E. sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi