T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1535 Esas KARAR NO : 2026/404 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2024 NUMARASI : 2023/130 ESAS, 2024/77 KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış o…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1535 Esas KARAR NO : 2026/404 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2024 NUMARASI : 2023/130 ESAS, 2024/77 KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin...ismini verdiği işletmesinin sahibi olduğunu,işletmenin 2017 yılında İzmir’ de kurulduğunu ve % 100 yerli üretim ile ürünlerini tüketici ile buluşturduğunu, ... garajın günümüzde insanların hayatlarını kolaylaştırmak için kullandıkları araçları korumaya yönelik ürünler ürettiğini, ürünlerin üretiminden sevkiyatına ve teslimatına kadar her aşamasında her zaman tüketicisinin yanında olan bir işletme olduğunu, müvekkilinin kendi ticari işletmesi kapsamında faaliyet gösteren bir tacir olduğunu, faaliyeti özellikle tente, araba ve motor garajı ve benzeri ürünlerin üretim, satış ve pazarlamasına ilişkin olduğunu müvekkilin https:...com alan adlı internet sitesinden görüleceği üzere müvekkilinin özellikle de motosiklet çadırı emtiası üzerinde yoğun bir faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin görseli sunulan ürününün oldukça rağbet gören ve müvekkili için karlı olarak değerlendirilebilecek bir ürün olduğunu, somut durum bakımından söz konusu uyuşmazlığın da bu ürün sebebi ile meydana geldiğini, davalı yanın sigortalı olarak müvekkili firma bünyesinde daha önce çalışmış olan ve müvekkilinin iş ve işlemlerine hakim olan bir çalışan olduğunu, ekte sunulan sigorta işe giriş ve çıkış belgeleri incelendiğinde de bu durumun tespit edilebileceğini, davalı yanın müvekkilinin işletmesi bünyesinde faaliyet gösterdiği tarihlerde dahi müvekkili tarafından dava konusu motor garajı ürününün üretilip satılmakta olduğunu, davalı yan ise, müvekkilinin işletmesinden ayrıldıktan sonra daha önce müvekkili tarafından üretim, satış ve pazarlamasının yapıldığını bilmesine rağmen dava konusu tasarımı kendisine aitmiş gibi TÜRKPATENT nezdinde tescil konusu etmiş olduğunu, müvekkili firma 2019 yılında dahi dava konusu tasarıma konu ürünün üretim ve satışını yapmakta, hatta ve hatta ürünü sosyal medyada tanıtmakta olduğunu, ancak davalı yanın bu durumun farkında olmasına rağmen dava konusu ürünü içeren bir tasarım için 01.11.2022 tarihinde başvuru yaparak... sayılı tasarımı tescil ettirdiğini, işbu tasarımın sahibinin müvekkilinin de olmadığını ve bu tasarımın harcı alem niteliğinde olan, uzun yıllardır bu sektörde faaliyet gösteren tüm firmalar tarafından kullanılan bir tasarımın ürünü olduğunu, karşı yanın bu tasarımı tescil ettirmekle de kalmadığını, bu tasarımın tescil ettirilmesi üzerinde derhal müvekkilin satış yaptığı online satış siteleri ile iletişime geçerek müvekkilin satış yaptığı linklerde yer alan ürünleri “kendisine ait tasarımı ihlal ettiği” gerekçesi ile kapattırmış olduğunu, karşı yanın müvekkilinin eski çalışanı olmasına rağmen, müvekkilinin ürettiği ürünün çok uzun yıllardır herkesçe üretildiğini veya en azından kendi tasarım tescilinden önce müvekkili tarafından üretildiğini bilmesine rağmen, tamamen kötü niyetli bir şekilde tasarımını tescil ettirmiş, akabinde ise müvekkili aleyhine bir hukuki süreç başlatarak müvekkilinin satışlarını kötü niyetli ve hukuka aykırı şekilde engellemiş olduğunu, karşı yanın bu engelleri nedeni ile müvekkilinin, ... gibi online satış yerlerindeki linkleri üç haftayı aşkın süredir kapalı olduğunu, karşı yanın bu eylemleri müvekkilinin adeta ticari mahvına sebep olduğunu ileri sürerek müvekkili firmanın online satış yerlerinde “... Sistemi” ve “...” isimleri ile satış ve pazarlamasını yapmış olduğu katlanabilir portatif motor çadırı/garajı ürününün, davalı yan adına 01.11.2022 tarih ve... no ile tescilli tasarım belgesine tecavüz teşkil etmediğinin tespitine, davalı yanın hukuka aykırı şekilde müvekkilinin ürün satışı yapmış olduğu linklerin erişime engellenmesine sebep olmasının TTK hükümlerince haksız rekabet teşkile ettiğinin tespitine, davalının sebep olduğu haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesini sunmamıştır İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/03/2024 tarih ve 2023/130 Esas - 2024/77 Karar sayılı kararıyla; "...Bu açıklamalardan sonra davalı tarafa ait tasarım tescili olan ... tescil numaralı tasarım tescilinin 01.11.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 08.06.2023 tarihinde tescil edildiği, halen koruma altında bulunduğu, 2 tasarımdan oluşan çoklu tasarım kapsamında olduğu, portatif ... olarak tescil edildiği, TPMK kayıtlarında açıklama ve görseli sunulan tasarım ile; https://www.... linklerinde yapılan incelemede tespit edilen ürün ile davalı tarafa ait ... numaralı tescil içeriğindeki tasarımın karşılaştırma görseli incelendiğinde, tasarımların katlanabilir motosiklet koruyucu ürünlerine ait olup, katlama mekanizmasını oluşturan profiller ve bu profiller üzerinde bulunan brandalardan ibaret olduğu, profilleri ortak merkezde yelpaze şeklinde açılarak gerekli hacimsel alanı oluşturmakta ve işin tekniği gereği profiller arası boşluklar üçgen şeklinde olduğu, karşılaştırılan tasarımlar benzer profil açılma tekniği kullanmış olduklarından ve üzerileri zer şekilde branda ile kaplandığından ortaya çıkan biçimsel unsurlar benzer olarak algılanmakta olduğu, tescilli tasarımda ilgili linklerde bulunan tasarımların ötesinde yenilik olarak ifade edilebilecek herhangi bir tasarım unsuru bulunmadığı, renk kullanımı varyasyonel bir unsur olduğundan aynı tasarımın farklı renklerdeki versiyonları gibi algılanmasına sebep olmakta olduğu, karşılaştırma yapılan ürünlerin paylaşıldığı linklerdeki paylaşımların 18 yıl ve 14 yıl önceye dair oldukları tespit edildiğinden ... numaralı tescilin başvuru tarihi itibarıyla koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını barındırmadığı yönündeki tespit dikkate alındığında SMK'nın 56/1. Maddesi gereği korunmayacağı ve davacı tarafa karşı tasarım hakkının ileri sürülmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında davacı tarafın menfi tespit talebinin yerinde olduğu kabul edilmiş ve davanın bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabet yönünden talebi de değerlendirilmiş, menfi tespit talebinin SMK'nın 56/1 ve 154. Maddeleri gereği kabul edildiği dikkate alındığında bu özel düzenlemeler yanında ayrıca haksız rekabet yönünden menfi tespit talebinin yerinde olmadığı kabul edilerek haksız rekabet yönündeki menfi tespit talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İle,1-Davacı tarafın online satış platformlarında "... sitemi" isimli ve "..." ürünlerinin davalı tarafa ait ... tescil numaralı tasarım tesciline ait ürün yönünden tasarım hakkına tecavüz etmediğinin tespitine,...8-Davacı tarafın haksız rekabet teşkiline ilişkin talepleri yönünden davanın REDDİNE, ..'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Menfi tespit davasının kabul edildiğini, ancak haksız rekabet davasının reddinin hatalı olduğunu, haksız rekabete yönelik taleplerinin menfi tespit talebi olmadığını, taraflarınca "haksız rekabetin bulunmadığı" değil, karşı yanın eyleminin kendisinin bir haksız rekabet eylemi olduğunun tespiti talep edildiğini, haksız rekabet taleplerinin, karşı yanın eylemlerine ilişkin olduğunu, karşı yanın 2022 yılının sonunda tescile konu ettiği tasarımın yeni olmadığını bildiğini, davalının davacının eski çalışanı olduğunu, davacının bu ürünlerin üretim ve satışını yıllardır yaptığını bildiğini, buna rağmen yeni ve ayırt edici olmayan bu tasarımı tescil ettiren karşı yanın yegane amacının sektörde rakibi olan müvekkili engellemek, müvekkilin faaliyetine haksız olarak zarar vermek olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Tescilli tasarıma tecavüz edilmediğinin tespiti ile haksız rekabetin men'i istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince menfi tespit davasının kabulüne, haksız rekabete yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dilekçesi istem bölümünde; "a) Müvekkil firmanın online satış yerlerinde "... Sistemi" ve “..." isimleri ile satış ve pazarlamasını yapmış olduğu katlanabilir portatif motor çadırı/garajı ürününün, yan adına 01.11.2022 tarih ve... no İle tescilli tasarım belgesine tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini, b) Davalı yanın hukuka aykırı şekilde müvekkilin ürün satışı yapmış olduğu linklerin erişime engellenmesine sebep olmasının TTK hükümlerince haksız rekabet teşkile ettiğinin tespitine, davalının sebep olduğu haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini,..." yer aldığı görülmüştür. Dava, davalı adına tescilli ... sayılı tasarımın "harcıalem niteliğinde" olduğu iddiasına dayanmakta olup, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve netice talep incelendiğinde, davacı tarafından, davacı ürünlerinin davalı adına tescilli tasarım belgesine tecavüz etmediğinin tespiti ile tasarım belgesindeki hakka dayalı olarak davalının online satış siteleri ile iletişime geçerek davacının satış yaptığı linkleri kapattırdığı iddiasına dayalı haksız rekabetin durdurulması ve men'i istemlerine ilişkin olarak, davanın talep yığılması şeklinde açıldığı anlaşılmıştır.İstinafa gelen sıfatı dikkate alınarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince davacının haksız rekabet talebi yönünden "Davacı tarafın haksız rekabet yönünden talebi de değerlendirilmiş, menfi tespit talebinin SMK'nın 56/1 ve 154. Maddeleri gereği kabul edildiği dikkate alındığında bu özel düzenlemeler yanında ayrıca haksız rekabet yönünden menfi tespit talebinin yerinde olmadığı kabul edilerek haksız rekabet yönündeki menfi tespit talebinin reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesi ile haksız rekabet talebinin reddine karar verildiği görülmüş ise de; Menfi tespit talebine konu eylem "davacı ürünlerinin davalı tescilli tasarım belgesine tecavüz etmediğinin tespiti" olup, haksız rekabete konu iddia ise "davalının tasarım belgesindeki hakka dayalı olarak online satış siteleri ile iletişime geçtiği ve davacının satış yaptığı linkleri kapattırdığı" şeklinde ileri sürülmüştür. İddianın ileri sürülüş şekline göre, menfi tespit istemine konu eylem ile haksız rekabet iddiasına konu eylem nitelikleri birbirinden tamamen farklı ve bağımsız olup, dava talep yığılması şeklinde açılmış olmasına karşın, yapılan yargılamada haksız rekabet iddiasına konu eylem yönünden inceleme yapılmadığı anlaşıldığı gibi hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi de yerinde değildir.Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/03/2024 tarih ve 2023/130 Esas - 2024/77 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 425,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.594,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/03/2026