T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/890 Esas KARAR NO : 2025/1725 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2019/332 E. - 2024/16 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli),Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/890 Esas KARAR NO : 2025/1725 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2019/332 E. - 2024/16 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli),Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin güzellik ve saç ekim sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirket yetkilisinin ismini de ihtiva eden, 24.04.2015 tarihinde tescil edilmiş olan 2015 35386 numaralı "... ... ..." ve ... numaralı "... ..." markalarının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının, ... ... sistemine "... ..." ismini tanımlayan ve müvekkili şirkete ulaşmak isteyen kullanıcıların yapacakları aramalarda ilk olarak müvekkiline ait internet sitelerinin değil, davalının sitelerinin çıkmasını sağlayarak haksız kazanç elde ettiğini, ... Ads sisteminde anahtar kelime olarak müvekkili şirketin markalarını tanımladığını ve davalı şirkete ait www...com isimli sitenin, müvekkil, şirkete ait www...com ve www...com sitelerinin de üzerinde olacak şekilde, ... arama sonuçlarının yer aldığının tespit edilmesi üzerine İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/29 D.iş sayılı dosyasından 07.04.2018 tarihli www...com adlı sitenin anahtar kelime olarak "... ..." isim ve markasını kullandığı ve ... ...’e verdiği reklam çerçevesinde aramada üst sırada yer aldığının tespit edildiğini, İstanbul 2.FSHHM’nin 2018/245 D.iş sayılı dosyasından alınan 28.02.2019 tarihli bilirkişi raporu ile, davalı şirketin internet sitesinde, "... ...", "... ... ...", "... ... saç ekimi" kelimelerinin anahtar kelime olarak, kullanılmaya devam ettiğinin bir kez daha tespit edildiğini, internet aramalarına ilişkin, ekran görüntülerinden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin aralıksız olarak arabuluculuk sürecinden bugüne kadar dahi müvekkili şirketin ticaret unvanı ve markalarını kullanmaya devam ettiğini, Beyoğlu 20. Noterliğinin 06.03.2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edilerek, reklam sistemindeki bu ihlallerin ortadan kaldırılmasının talep edildiğini, davalının davacıya ait markaları tecavüz teşkil edecek ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde kullandığını belirterek, bu nedenle marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin önlenmesine, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, hükmün ilanına, ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 22.2.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 4.527.671.81 TL olarak artırmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini, zira reklam veren tarafından ... reklam sisteminde başkasına ait bir markanın anahtar kelime olarak belirlenmesi halinde, o markanın ...'da aranması sonucu ekranda oluşan görüntünün hukuki değerlendirmesine ilişkin teknik ayrıntıları beyan dilekçesinde sunduklarını, davalının İnternet kullanıcısının yanılmasına sebebiyet verecek herhangi bir faaliyeti olmadığını, reklam veren reklam metninde başkasına ait markayı kullanmadan sadece o markanın kılavuz fonksiyonundan yararlanıyorsa, mevcut değerlendirmeler ışığında marka hakkına bir tecavüz olmadığını, ortalama internet kullanıcısının karşısındaki görüntüde hangi işaretin ne anlama geldiğini bilerek, bilinçli bir şekilde kendi yararına en uygun siteye yönelip, ticari faaliyetini orda gerçekleştiriyorsa haksız rekabetten de bahsedilemeyeceğini, ... tarafından arama sonuçlarını gösteren ekranın üst ve genellikle de sağ kısmında, reklam için ayrılan bölümde gösterilmesi suretiyle gerçekleşen reklamcılık modelinin tecavüz olarak adlandırılamayacağını savunarak, davacıya ait markayı ticari beklenti içerisinde kullanmamış olmaları, davacı şirketin zararına sebebiyet verilmemiş olması gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. MAHKEME KARARI:İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 23/01/2024 tarihli 2019/332E. - 2024/16K. sayılı kararıyla; "... Davacı ve davalı iddiası,, davacı ve davalının yıllara göre toplam cirosu , davacı markasının davalı yanca kullanıldığı süre ve davacının ise tazminat seçimini SMK 151/-2-a kapsamında talep etmiş olması ,davacı markasının tescilli olduğu ve kullanıldığı süre ile 44. Hizmet sınıfında tescilli olması ve davalının da aynı alanda faaliyet göstermesi , davalı şirkete ait www...com isimli sitenin, ise davacıya ait www...com ve www...com sitelerinin de üzerinde olacak şekilde, ... arama sonuçlarının da yer aldığının değişik iş dosyalarında tespit edilmiş olması, her iki tarafın faaliyette bulunduğu güzellik hizmetleri sektöründe markanın yanında uygulamayı yapan yani hizmet verilen yerin, bu yerde hizmet sunan güzellik uzmanlarının/estetik uzmanlarının da marka kadar tercih sebebi olarak önem arz ettiği, dolayısıyla davalının toplam cirosunda adworks uygulamaları nedeniyle artışın tek etkisinin davacı markası olmayacağı,aynı şekilde davacının karının azalmasında tek etkenin davalının adworks kullanımı olamayacağı, başkaca tanıtım ve reklam unsurlarının, ülke ekonomisinin , toplumsal olayların, güzelliğe ayrılan bütçenin de öncelikler sıralamasında tüketiciyi etkileyeceği, davacının daha çok tüketiciye ulaşmak için youtube de yani daha çok izlenen bir sosyal mecrada tanıtım ve reklamını yaptığı, davalının ise kazancını tek başına davacı markasını kullanarak elde etmediği, ancak davalının davacıdan izinsiz olarak markasını kullanmasının haksiz rekabete neden olduğu ve eylemin marka hakkını ihlal etmesi nedeniyle takdiren 30.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi hakkaniyete uygun görülmüştür. Davacı yanın fazlaya ilişkin maddi tazminat istemini ispat edemediği, fazla istemin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı gözetilerek fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının alan adı içinde davacı markasını kullanmadığı gözetilerek davacının Alan adına erişimin engellenmesi yönündeki isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı manevi tazminatta talep etmiş olup, Manevi tazminat yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine , tarafların ekonomik verilerine göre takdiren takdiren 25.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekmiş,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının bu kullanımın hukuka uygun bir kullanım niteliğinde olmayıp, marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı SMK’nun 29. Maddesi kapsamında bulunduğu ve eylemin aynı zamanda TTK 54. Maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve hükmün ilanı talepleri de yerinde görülmüştür.Yukarıda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-İhlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre takdiren 30.000 - TL maddi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 7.4.2018 tarihinden avans faiz ile davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Somut olayın özelliklerine göre takdiren 25.000- TL manevi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 07.4.2018 tarihinden avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Alan adına erişimin engellenmesi isteminin reddine,5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline," karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkemece eksik maddi tazminata hükmedildiğini, Mahkemece hükme esas alınan 12/02/2022 ve 20/09/2023 tarihli bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadıklarını, 12/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ile hakkaniyete uygun bir hesaplama yapıldığını, davalının rekabeti olmasaydı müvekkilinin elde edebileceği muhtemel gelirin 4.527.671,81 TL olduğunun hesaplandığını,Müvekkilinin elde ettiği gelir ve dosyaya sunulan delillerle yüksek bilinirliğe sahip bir firma olduğunun ortaya koyulduğunu,12/02/2022 tarihli rapordaki maddi tazminat hesaplamasının hükme esas alınması gerektiğini,Diğer bilirkişi raporlarına müvekkilinin fiyat listeleri dayanak olarak gösterilerek yaptıkları itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını, oysa fiyatlar dikkate alındığını 45.977,08 TL olarak yapılan maddi tazminat hesabının mesnetsiz olduğunun görüldüğünü, ... arama motorunda yapılan her tıklanmanın %80'inin müvekkiline müşteri olarak geri döndüğünü, müşterilerin davalının haksız fiili sonucunda davlı şirket ile iletişime geçerek onun müşterisi olduklarını,Mahkemece hakkaniyete uygun bir maddi tazminata hükmedilmediğini,Davalının ihlalinin yoğunluğu, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen halen devam etmesi, müvekkilini maddi kayba uğrattığı kadar, müvekkili şirket ve yetkilisi üzerinde manevi bir tahribata da neden olduğunu,Buna rağmen hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını,Mahkemece davalının haksız eyleminin sonlandırılması için davalıya ait www...com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine karar vermesi gerekirken, reddine karar vermesinin de yasaya ve mevzuata uygun olmadığını belirterek, arz ve izah ettikleri ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; İstanbul 1.Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/332 E., 2024/16 K. Ve 23.01.2024 tarihli kararının maddi ve manevi tazminata yönelik kısmen reddolunan kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, hükme esas teşkil etmesi gereken 12.02.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talep etmiş oldukları 4.527.671,81 TL maddi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verilmesini, dava dilekçesinde 50.000,00 TL olarak talep etmiş oldukları manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesini ,davalı lehine kısmen reddedilen kısım üzerinden belirlenen vekalet ücreti kararının kaldırılması, davalıya ait alan adına erişimin engellenmesi istemlerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, hukuka aykırı fiil ile zarar arasındaki illiyet bağının ispat edilemediğini,2. ve 3. bilirkişi raporlarında zarar tutarının varsayımsal olarak belirlendiğini, davacının 2018 ve 2019 yıllarında elde ettiği gelirin ne kadarını ... hesaplarına ilişkin reklam görüntüleri ve tıklanma sayılarından elde ettiğinin tespitinin mümkün olmadığının belirtildiğini,İlliyet bağı kurulamadığından ve somut zarar tespiti yapılamadığından, maddi tazminat talebinin tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini,Manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini, 20/09/2023 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer alan sektör bilirkişisinin sağlık turizminin internet aramaları ile doğrudan bağlantılı olmadıkları, kişilerin internette karşılarına çıkan ilk ismi tercih etmedikleri, araştırma yaparak geldiklerine dair görüş bildirdiğini, daha sonra ise "...Davacının yaptığı etik ahlaka uygun değildir. Bu taklit karşısında davacının üzülmemesi mümkün değildir. Manevi zararın hesaplanması sayın Mahkemenin takdirindedir." şeklinde görüş bildirmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, ... algoritması kaynaklı eylemin müvekkiline kazanç sağladığı tespit edilememişken, manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,Kabul anlamına gelmemekle birlikte, marka hakkına tecavüzün, markanın tanınmışlık düzeyine, ticari hayattaki konumuna, piyasalardaki güvenirliğine zarar vermesi gerektiğini, somut olayda davacının markasının ... ...'te anahtar kelime olarak kullanıldığının bilirkişiler tarafından belirtildiğini, ancak davacının markasına ne şekilde zarar verdiğinin ispat ve tespit edilemediğini, bu nedenle manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini belirterek, açıklanan ve inceleme sırasında re’sen dikkate alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı olarak verilen yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak; eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı ispat edilemediğinden, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, ... algoritması kaynaklı dava konusu durum ile marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı tespit edilerek, davacı taraf açısından haksız kazanç oluşturacak manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 2015 35386 tescil numaralı "... ... ..." markasının ve 2018 04415 tescil numaralı "... ..." markasının da 44. sınıfta "Tıbbi hizmetler" ve "Güzellik bakım hizmetleri" de dahil olmak üzere davacı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/29 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; Aslaniye ... Sağlık Medikal Cerrahi Danışmanlık Turizm Reklam Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi ve Aslaniye ... Aslan tarafından, www...net alan adında müvekkiline ait "... ... ..." ve "... ..." markalarının ... arama motorunda anahtar kelime olarak kullanıldığı iddiasıyla delil tespiti talep edildiği, Mahkemece bilgisayar mühendisi ...'dan alınan 07/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda, www...net isimli web adresinde ... arama motoruna anahtar kelime olarak "... ...", "... ...", "...", "..." gibi kelimelerin girilmesi halinde ... ...'te reklamı verenin, www.cilinicexpertnet internet adresinin çıktığının tespit edildiğini belirttiği anlaşılmıştır.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/245 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından birden fazla internet sitesi aleyhine "... ... ..." ve "... ..." markalarının kullanıldığı iddiasıyla delil tespiti talep edildiği, bu siteler arasında davalıya ait olduğu belirtilen www...com alan adının bulunmadığı, Mahkemece bilgisayar mühendisi bilirkişi ...'den alınan 11/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda, aleyhine delil tespiti istenilen internet sitelerinde tespit talep edenin markalarının kullanıldığına dair bir tespit yapılamadığının belirtildiği, anahtar kelime girilerek yapılan aramada www...net alan adlı internet sitesinin de çıktığına dair görsele raporun 17. Sayfasında yer verildiği görülmüştür.Davacı vekili maddi tazminatın hesaplanma yöntemiyle ilgili seçimlik hakkı konusunda; 17/11/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında, karşı tarafın 2018, 2019 yıllarında ... uygulamasıyla müvekkilinin markasını kullanmak suretiyle elde ettiği net kazanca göre SMK 151/2-b kapsamında talep ettiklerini beyan ettiği halde, 14/09/2021 tarihli duruşmada bu kez davalının haksız rekabeti olmasaydı davacının elde edeceği muhtemel gelire göre SMK 151/2-a kapsamında hesaplama yapılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler ..., ... ..., ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Teknik Değerlendirmeye İlişkin Sonuçlara İlişkin Alan ... aramasında ... ... ve türevleri anahtar kelimeler aratıldığında ... sitesinin çıkmadığı, ancak bu sitenin Instagram hesabının çıktığının görüldüğünü, 2015 35386 numaralı "... ... ..." markasının ... ... Sağlık Medikal Cerrahi Danışmanlık Turizm Reklam Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. adına 24.04.2015 tarihinde başvurusunun gerçekleştirilmiş olup, anılan markanın 17.02.2016 tarihi itibari ile 44. hizmet sınıfında tescilli olduğunu, 2018 04415 numaralı "... ..." kelime markasının ... ... Sağlık Medikal Cerrahi Danışmanlık Turizm Reklam Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. adına 16.01.2018 tarihinde başvurusu gerçekleştirilmiş olup, anılan markanın 30.05.2018 tarihi itibariyle 44. hizmet sınıfında tescilli olduğunu, İstanbul 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/245 D.iş sayılı dosyası ve İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/29 D.iş sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporunda tespit edilen davalı kullanımlarına dayanılarak değerlendirme yapıldığında, davacı adına tescilli 2015 35386 "... ... ..." ve 2018 04415 numaralı "... ..." markasının davalı yan tarafından ... ... Reklam Yöntemi aracılığıyla anahtar sözcük olarak kullanmakla, ortalama bir internet kullanıcısı olan potansiyel tüketiciyi kendi internet sitesine yönlendirmekte olduğu gözetildiğinde; bu suretle 6769 Sayılı SMK’ nın 7/3 –d madde atfı ile 6769 Sayılı SMK’ nın 29. maddesi uyarınca davacının marka haklarının ihlal edilmekte olduğu ve 6102 Sayılı TTK’ nın 54. maddesi kapsamında "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak fiilinin" gerçekleşerek haksız rekabetin vukuu bulduğunu, davacının maddi tazminatına ilişkin beyan ve seçimlik hakkına ilişkin taleplerini sunmasından sonra görüş bildireceklerini bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince, bilirkişiler ..., ... ..., ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; Tespit edilen davalı gelirlerinin ne kadarının davacıya ait markanın kullanımı ile elde edildiğinin tespiti mümkün olmamakla beraber, elde edilen cironun tamamının davacı markasının kullanımı ile gerçekleştiği düşünüldüğünde davacının SMK 151/2-a maddesi 4.527.671,81 TL tazminat talebinde bulunabileceğinin hesaplandığı bildirilmişlerdir. İlk derece mahkemesince, bilirkişiler..., ..., ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; 01.01.2018 ve 31.12.2018 tarih aralığında davalının "... ..., ..., ..., vb." kelimelerde reklam yayınlamış olduğu, bu reklamların 11778 defa görüntülendiği ve 402 defa bu reklamlara tıklandığı, yani davalının internet sitesine 402 defa gidildiği, 01.01.2019 ve 31.12.2019 tarih aralığında davalının "... ..., ..., ..., vb." kelimelerde reklam yayınlamış olduğu, bu reklamların 1023 defa görüntülendiği ve 44 defa bu reklamlara tıklandığı, yani davalının internet sitesine 44 defa gidildiği, bu gösterim ve tıklanma oranlarının sadece Ocak ayını kapsadığı, Davacının Reklam Kampanyası Üstünde Yapılan İncelemelerde, 01.01.2018 ve 31.12.2018 tarih aralığında davacının "... ..., ..., ..., vb." kelimelerde reklam yayınlamış olduğu, bu reklamların 9508 defa görüntülendiği ve 2033 defa bu reklamlara tıklandığı, yani davacının internet sitesine 2033 defa gidildiği, 01.01.2019 ve 31.12.2019 tarih aralığında davalının "... ..., ..., ..., vb." kelimelerde reklam yayınlamış olduğu, bu reklamların 12970 defa görüntülendiği ve 2965 defa bu reklamlara tıklandığı, yani davalının internet sitesine 2965 defa gidildiğinin tespit edildiği, Mali Yönden Yapılan İncelemelerde, davacının maddi tazminat talebine ilişkin seçimlik hakkını kullandığı 6769 Sayılı SMK 151/2-a maddesine göre, talep edebileceği maddi tazminat tutarının 45.977,08 TL olarak hesap edildiğini ancak, ihtimale dayalı varsayımsal olarak belirlenmiş olan bu rakamın nihai olarak uygunluğu konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu bildirilmişlerdir.İlk derece mahkemesince, bilirkişiler ..., ..., ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden 20/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının maddi tazminat talebine ilişkin seçimlik hakkını kullandığı 6769 Sayılı SMK151/2-a maddesine göre, talep edebileceği maddi tazminat tutarının 45.977,08 TL olarak hesap edildiğini, ancak, ihtimale dayalı varsayımsal olarak belirlenmiş olan işbu rakamın, nihai olarak uygunluğu konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu, manevi tazminat tutarının da Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmişlerdir. G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri ayrı ayrı istinaf talebinde bulunmuşlardır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı vekilinin 17/11/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında, marka hakkına tecavüz nedeniyle talep ettikleri maddi tazminatın karşı tarafın müvekkilinin markasını kullanmak suretiyle elde ettiği net kazanca göre SMK’nın 151/2-b kapsamında hesaplanmasını talep ettiği halde, 14/09/2021 tarihli duruşmada bu kez davalının haksız rekabeti olmasaydı davacının elde edeceği muhtemel gelire göre SMK 151/2-a kapsamında hesaplama yapılmasını talep ettiği, Mahkemece görevlendirilen bilirkişilerin de SMK’nın 151/2-a maddesi uyarınca tazminat hesaplaması yaptıkları, Mahkemece TBK’nın 50. maddesi uyarınca takdir edilmişse de, takdir hakkı kullanılırken bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların dikkate alındığı anlaşılmıştır.Davacı, seçimini henüz ön inceleme duruşmasında SMK’nın 151/2-b bendinden yana kullandığı ve daha sonra tercih ettiği hesaplama yöntemini ıslahla dahi aynı fıkranın (a) bendi şeklinde değiştiremezse de, taraflar bu konuda istinaf talebinde bulunmadıklarından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.Delil tespiti ve asıl dava dosyasında alınan bilirkişi raporları, davalı tarafın cevap dilekçesindeki kabulleri ile, davalının davacıya ait markaları ... arama motorunda reklam amacıyla kullandığı sabit olmuştur. Bu durumun SMK’nın 7/3-d maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, Mahkemece markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Tarafların maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacının markalarının internet ortamında haksız olarak kullanılmaları nedeniyle davacının maddi ve manevi olarak zarara uğradığı, SMK’nın 149. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, ancak markaların kullanım şeklinde göre davalının tüm gelirini internet ortamında davacının markalarını kullanarak elde ettiğinin kabul edilemeyeceği, davalının kusur durumuna, dosyada taraflara ait mali verilere, tecavüzün devam ettiği süreye göre hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının olayın somut özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf talepleri reddedilmiştir.Her ne kadar davacı vekili davalıya ait www...com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davalının internet alan adında ve site içeriğinde davacının markalarının kullanılmadığı, yalnızca ... arama motorunda anahtar kelime olarak kullanıldıkları, Mahkemece bu kullanımın yasaklanmasına ve durdurulmasına karar verilmiş olmakla, ayrıca alan adına erişimin engellenmesine karar vermemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 3.757,00 TL nispi harçtan peşin alınan 909,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.847,75 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak; a-) Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 214,00TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 107,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b-) Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan 40,00TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 20,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.