TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- TEMSİLCİSİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : GENEL KURUL KARARININ İPTALİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili 13.06.2017 tarihli dilekçesiyle ve 13.02.2019 tarihli duruşmadaki tavzih beyanlarıyla; davacıların davalı şi…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- TEMSİLCİSİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : GENEL KURUL KARARININ İPTALİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili 13.06.2017 tarihli dilekçesiyle ve 13.02.2019 tarihli duruşmadaki tavzih beyanlarıyla; davacıların davalı şirketin ortağı olduklarını, uzun süredir şirket ortakları arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu, yönetim kurulu üyelerinden olan ...'nin yokluğunda kendisi toplantıya katılmış gibi imzası taklit edilerek genel kurul yapılmasına ilişkin karar alındığı, bu karar ile davalı şirketin 18.03.2017 tarihinde genel kurula çağrıldığını, çağrının usulsüz olduğunu ayrıca, davalı şirketin 18.03.2017 tarihli genel kurulunda alınan ibra kararlarının da usulsüz olduğunu beyan ederek, davalı şirketin 18.03.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı şirket vekilleri, davacıların sahte imza iddiasına ilişkin olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/18432 Soruşturma 2017/240 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu karara yapılan itirazın da reddedilmesi üzerine de kararın kesinleştiğini, 18.03.2017 tarihli genel kurulda alınan kararlarının oy çokluğuyla ve usule uygun olarak alındığını, davacılar vekillerinin genel kurulda toplantının yapılmasına muvafakat de ettiklerini beyan ederek, davanın reddini istemiştir. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirkete ve dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin ilgili belge suretleri, Kemer . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş tespit sayılı dosyasına ilişkin rapor, Mahkememizin ... E. sayılı davasına ilişkin ilgili belge suretleri, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma ... K. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar sureti ile Konya . Sulh Ceza Hakimliği'nin 14/02/2017 gün ve ... Değişik İş sayılı itirazın reddine ilişkin karar sureti dosyamıza getirtilmiş, Bilirkişi ... 24.05.2021 havala tarihli rapor alınmıştır. Yapılan yargılama sonucu Mahkememizin 02/03/2022 gün ve ... ... K. sayılı ilamı ile davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM . HD'nin 24/11/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacılardan ...'nin istinaf aşamasında vefat etmesi nedeniyle, taraf teşkilinin sağlanması için Mahkememizin kararı kaldırılmış, dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Konya BAM . HD'nin kararı sonrası davacılardan ...'nin veraset belgesi ibraz edilmiş, ...'nin terekesine temsilci tayin edilmesine ilişkin Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin 05/02/2025 gün ve ... Tereke ... Karar sayılı, 01/07/2025 tarihinde kesinleşen ilamı getirtilmiş, tereke temsilcisine tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Genel Kurul Kararının İptali" davasıdır. Somut olayda ; Dava konusu 18.03.2017 tarihli genel kurul kararının iptali için davanın, 6102 s. TTK'nin 445 maddesi gereğince 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde 13.06.2017 tarihinde açıldığı görülmüştür. Dava açan kişilerin davalı şirketin ortakları olduğu, davacılardan ...'nin hissesinin %20, ...'nin hissesinin ise %15 olduğu, her iki davacının da 6102 s. TTK'nin 446/1-a maddesine göre (dava konusu toplantıya ilişkin şartları oluşan kararlar yönünden) iptal davası açma haklarının (aktif husumet ehliyetlerinin) bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davacılar, asıl taleplerinin dışında tedbiren davalı şirkete kayyım tayin edilmesini ve davalı şirketin mal varlığının korunması için tedbir kararı verilmesini istemiş iseler de, mevcut delil durumuna göre talep yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir. Davacı tarafın, davalı şirkete özel denetçi atanması yönündeki tedbir talebine ilişkin olarak ; anonim şirkete özel denetçi tayin edilmesinin tedbir yoluyla istenebilecek bir talep olmayıp, 6102 s. TTK'nin 399 ve 438. maddelerine istinaden ayrı bir dava yoluyla istenebilecek talep olduğu sonucuna varıldığından, özel denetçi tayin edilmesine ilişkin tedbir talebinin reddine, özel denetçi tayinine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacıların, şirket yönetim kurulu azli konusundaki tedbir talepleri de, bu konuda usulüne uygun olarak ve esastan açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle reddedilmiştir. Davacı taraf iptal sebeplerinin esastan değerlendirilmesi sonucu ise; a) Davacıların, yönetim kurulunun usulüne uygun toplanmadığı ve yönetim kurulunun toplantıya çağrı konusunda usulüne uygun karar almadığı, yönetim kurulu üyelerinden davacı ...'nin yönetim kurulundaki imzasının taklit edildiği, yönündeki iddiaları yönünden yapılan incelemede, Gerek Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.01.2017 gün ve ... Soruşturma ... K. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı ve gerekse 18.03.2017 tarihli genel kurulda hazır bulunan davacı vekillerinin genel kurulun yapılmasına muvafakat ettiklerine dair beyanları göz önünde bulundurularak, bu yöndeki iptal sebepleri kabul edilmemiştir. b) Davacıların yönetim kurulunun ibrasının usulüne uygun olmadığı ve ayrıca şirketin gelir ve giderlerinin ticari kayıtlarda usulüne uygun gösterilmediği, şirket gelirlerinin nereye harcandığı bilinmediği, alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedenleriyle iptalinin gerektiği yönündeki iddiaları yönünden yapılan incelemede, Dosya kapsamına uygun görülerek hükmü esas alınan Bilirkişi ... 24.05.2021 tarihli raporunda, davalı şirkete ait ticaret defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, kar ve zararlarının defterlerinde gösterildiği, davalı şirketin tek gelirinin kira geliri olduğu anlaşılmıştır. 15.09.2021 tarihli duruşmada davalı şirket vekiline, 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin tek gelirinin kira geliri olarak gösterilmesi, dava konusu genel kurul kararının ait olduğu 2016 yılı için 170.590,26 TL. gelir gösterilmesi, mahkememizin ... E. sayılı dosyasına Kemer . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası üzerinden temin edilen bilirkişi heyeti raporunda ise 2016/357 E. sayılı davamızında dava tarihi olan 2016 yılı itibariyle davalı şirkete ait 31 adet asma katı dükkanın yıllık getirebileceği, kira bedelinin şirket hissesine göre 381.494 Euro olduğunun tespit edilmesi karşısında, 2016 yılı için bu dükkanların kiraya verilmemesinin veya raporda belirtilenden daha düşük (ticari defterlerde yer alan) kira geliri elde edilmesinin makul sebeplerinin ne olduğu sorulmuştur. Davalı şirket vekili 11.10.2021 tarihli dilekçesinde, davalı şirketin hissedar olduğu otelin 22.02.2016 tarihinde önceki kiracıdan cebri icra yoluyla geri alındığını, ülkemizde yaşanan 15.07.2016 darbe girişiminin turizmi olumsuz etkilediğini, 2016 ve 2017 yıllarında otelin tadilat ve tamiratlarının yapılarak otelin ancak 15.05.2017 tarihinde hizmete alınabildiğini, 2017 yılına kadar otel ve altındaki dükkanların tadilat ve bakım gerektirecek durumda olduğunu, otel altında bulunan 30 dükkanın 15 tanesinin davalı şirkete ait olup, bu 15 dükkandan 2016 yılında 13 tanesinin kiraya verilebildiğini, 2 tanesinin hiç kiraya verilemediğini, dükkan gelirlerinin fiilen ticari defterlerde yer alan kadar gerçekleştiğini, emsal raporların ise fiili durumu yansıtmadığı gibi gelirlerin de abartılı gösterildiğini beyan etmiş, buna ilişkin dükkan kira gelirlerine ilişkin fatura suretleri, önceki kiracının tahliyesine ilişkin tahliye karar ve tutanakları, 2016 yılına ait bir kısım abonelik sözleşmesi suretlerini ibraz etmiştir. Davacıların, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddiaların ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. Dava konusu 18.03.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların maddeler düzeyinde incelenmesinde de; Genel kurul kararında yazılı 1, 6 ve 8 nolu kararlar yönünden, davacıların muhalefet şerhinin bulunmadığı görüldüğünden 6102 s. TTK'nin 446/1-a maddesi gereğince davacıların genel kurulda alınan bu maddelere ilişkin kararların iptalini isteyemeyeceği, Genel kurul kararında yazılı 9, 10 ve 11. maddeler yönünden, alınmış bir karar bulunmadığı, Genel kurul kararında yazılı 2, 3, 5 ve 7 nolu kararlar (faaliyet raporları, bilanço kar ve zararlara ilişkin hesaplar, kar dağıtılmaması, şirkete özel denetçi atanmaması kararları) yönünden, davacıların muhalefet şerhinin bulunmasına rağmen, iptal sebeplerini ispat edemedikleri sonucuna varılarak, genel kurulda alınan 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11. maddelere yönelik iptal taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Genel kurulda alınan 4 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın incelenmesi sonucu; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabı yazısından, dava konusu genel kurul tarihi itibariyle davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin ... ve ... ile davacılardan ... olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay . HD.nin 08/04/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "6102 sayılı TTK’nın 436/2. maddesi, “Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." hükmünü haizdir. Somut olayda, davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan 7 ve 8 numaralı kararlarda anılan yasa hükmüne aykırı olarak yönetim kurulu üyelerinin kendileri dışında kalan yönetim kurulu üyelerinin ibrası için oy kullandığı, bu nedenle anılan kararların yoklukla malul olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu hususun gözden kaçırılarak anılan kararların yoklukla malul olduğuna hükmedilmemesi doğru görülmemiştir." Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönünden yapılan oylamanın yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadına ve 6102 s. TTK'nin 436/2. maddesine uygun olarak yapılmadığı, yönetim kurulu üyelerinden Cuma Yılmaz ve Mehmet Kale ile ...'nin (vekilinin) oy kullandığı anlaşılmış, davalı şirket yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddenin yokluktan malul olduğu tespitine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacıların davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile ... Tic. A.Ş.'nin 18/03/2017 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan; a) 4 nolu, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE, b) Davacıların aynı genel kurulda alınan diğer kararlara yönelik davalarının REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle her iki davacının davasından dolayı ayrı ayrı alınması gereken (615,40'ar TL. den toplam) 1.230,80 TL. maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 87,10 TL. harcın mahsubu ile kalan 1.143,70 TL. harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan toplam 1.613,20 TL. yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren olan 806,60 TL. yargılama gideri ile davacılar tarafından yatırılan toplam 87,10 TL. peşin harçtan ibaret toplam 893,70 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacılara (her iki davacıya eşit oranda ve davacılardan ...'ye isabet eden payın da kendi mirasçılarına (eşit oranda) olmak üzere) verilmesine, 4-Gerekçeli kararın tebliği için davacılar avansından yapılacak 240 TL. yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 120 TL. yargılama giderinin de, davalıdan alınarak davacılara (her iki davacıya eşit oranda ve davacılardan ...'ye isabet eden payın da kendi mirasçılarına (eşit oranda) olmak üzere) verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; a) Davacılardan ...'nin (mirasçılarının) davasının reddedilen kısmı üzerinden, davalı vekilleri için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacı ... mirasçılarından (müştereken ve müteselsilen) alınarak davalı şirkete verilmesine, b)Davacılardan ...'nin davasının reddedilen kısmı üzerinden, davalı vekilleri için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı şirkete verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara (davacılara düşen kısmın her iki davacıya eşit oranda ve davacılardan ...'ye isabet eden payın da kendi mirasçılarına eşit oranda olmak üzere) iadesine, Dair ; davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2025 Başkan Üye Üye Katip