(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13653 E. , 2008/3101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak tmeyiz edilmiş ise de çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Da
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13653 E. , 2008/3101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak tmeyiz edilmiş ise de çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 1.2.2000 tarihinde terleme, ağrı ve ateşlenme şikayeti ile doktor ...’a baş vurduğunu, 2 aydır adet görmediğini de bildirdiğini, Dr. ... tarafından yaptırılan gebelik ve ... testi sonucu gebelik negatif, brucellanın pozitif çıkması üzerine brucella ilacı verildiğini, adet görmemesi nedeniyle gittiği Doktor ...’den 4 aylık hamile olduğunu öğrendiğini, ilaç kullanması nedeniyle çocuğun sakat olma ihtimalini düşünerek çocuğu aldırmak istediğini, davalının bebek sağlıklı ve 4 aylık diye almayı kabul etmediğini, Dr ...’a yeniden gittiğini, onun kendisini Dr. ...’e yönlendirdiğini, Dr. ...’in sağlıklı bir erkek çocuğu olacağını ve kullandığı ilaçların sakıncalı olmadığını söyleyerek bebeği almayı kabul etmediğini, ancak bebeğin elsiz doğduğunu ileri sürerek fazlası saklı tutularak çalışma gücü kaybı için 5.000,00 YTL, Bakıcı-yardımcı kişi tazminatı olarak toplam 10.000,00 YTL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, brucella ilaçlarının gebeliğe zararının olmadığını, 4 aylık bebeğin alınmasının yasal olmadığını, olayda kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. 2007/13653 2008/3101 Mahkemece, Adli Tıp ve Yüksek ... Şurası raporlarına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, başka şikayetlerle gittiği doktora 2 aydır adet görmediğini söylemesine rağmen yaptırılan testte hamile olmadığının bildirilmesi ve brucella teşhisi üzerine yoğun ilaç kullandığını, 2 ay sonra gittiği doktorda 4 aylık hamile olduğunu öğrendiğini, istemesine rağmen doktorların sağlıklı olduğu gerekçesi ile çocuğu almadıklarını ve elsiz bir bebek dünyaya getirdiğini ileri sürerek davalıların neden olduğu maddi ve manevi zararın tazmini için bu davayı açmıştır. Adli Tıp 3. İhtisas kurulundan alınan raporda gebelik testi yapıldığında annenin 10-11 haftalık gebe olduğu , fetusta organ oluşumunun tamamlanmış ve bedenin tam olarak teşekkül ettiğini,kullanılan ilaçların elsizliğe ve bebeğin tahliyesine neden olamayacağı ve testin yapıldığı dönem itibarı ile yalancı negatiflik görülmesinin mümkün olduğuna dayanılarak davalıların kusurlarının olmadığı bildirilmiştir. Yüksek ... Şurası raporunda Dr. ...’ın yeterli değerlendirme ve tetkikleri yapmadığını, ancak bebeğin ellerindeki sakatlığın bundan kaynaklanmadığını, dahiliye uzmanı olan davalı Dr. ...’ın davacının vaginal yakınma üzerine kadın hastalıkları uzmanına göndermek yerine kendisinin ilaç yazdığını, göndermiş olsaydı gebeliğin daha önce saptanabileceğini, verilen ilaçlar ya da Brucella enfeksiyonunun bebekte oluşan sakatlığa etkisinin olmadığı, testin hangi seviyeden sonra gebeliği saptayabileceğinin raporda belirtilmesi gerektiğini, 10-11 haftalık gebelikte testin pozitif çıkması gerektiğini, değerlendirme hatası, kullanılan testin duyarlılığı,uygun koşullarda saklanmasının gerektiği ayrıca anomalinin gebeliği sonlandırmayı zorunlu kılan bir sakatlık olmadığını, özel eğitimi olmayanların el yokluğunu ultrasonda saptayamayabileceğini , saptansa dahi 4 aylık bebeğin alınmasının mümkün olmadığını bildirmiştir. 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanunun Gebeliğin Sona Erdirilmesi Başlıklı 5. Maddesinin 2. fıkrasında 10 haftadan fazla gebeliklerdeki gebeliği sona erdirme hallerini belirtmiş,, Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin yürütülmesi ve Denetlenmesine ilişkin Tüzüğün 5. maddesinde. “ Gebelik süresi 10 haftayı geçenlerde rahim tahliyesinin yapılmayacağı, bunun ancak Tüzük’e ekli (2) sayılı listedeki hastalıklardan birinin bulunması halinde ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından rahim tahliyesinin yapılabileceği, ekli (2) sayılı listede yer alan M-Enfeksiyon Hastalıkları bölümü 5). Maddesinde “ Brucella ve diğer ağır kronik enfeksiyonlar” şeklinde Brucella hastalığının gebeliği sona erdirme hallerinden biri olarak kabul edildiğinin açıkça belirtilmiş 2007/13653 2008/3101 olduğu, davacı tarafça bu hususun ileri sürülmüş olmasına rağmen mahkemece bu konu ile ilgili hiçbir değerlendirmenin yapılmamış olduğu görülmektedir.Hal böyle olunca mahkemece yeniden üniversiteden seçilecek kadın doğum uzmanı ile biyokimya uzmanından oluşturulacak bilirkişi heyetinden ilgili kanun ve Tüzük de gözetilmek suretiyle davalıların eylemleri ile sonuç arasındaki illiyet bağı gözetilmek suretiyle kusurları olup olmadığı hakkında değerlendirmeler yapılarak yeniden rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davacı tarafın itirazları giderilmeksizin yazılı şekilde ve yeterli olmayan Adli Tıp ve Yüksek ... Şurasının raporlarına dayalı olarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.