Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1038 E. , 2024/3120 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1038 Karar No : 2024/3120 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1038 E. , 2024/3120 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1038 Karar No : 2024/3120 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu ve ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, ByLock verilerinin hukuka aykırı olarak elde edildiği ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş belleğin kendisine verilmesi ve savunma hakkı tanınması gerektiği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının ve dini sohbetlere katılmanın düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, barışçıl toplantı yapma ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karnesi, özel hayata saygı hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, işkence ve kötü muamele yasağı, yaşam hakkı, ifade hürriyeti, doğal hâkim ilkesi, savunma hakkı, gerekçeli karar hakkı, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın adına kayıtlı olan ... gsm hattına bağlı ... ID üzerinden bylock programına 09/11/2014-11/01/2015 tarihleri arasında toplam 9 kez giriş yapıldığı, bu program üzerinde "..." kullanıcı adının, "..." şifresinin ve "..." adının kullanıldığı, ID'ye bağlı kişi listesinde İ. E. adlı İl Milli EĞİTİM Müdürlüğünde öğretmen olduğu anlaşılan şahsın olduğu, başkaca ekli veya eklenen isme rastlanmadığı, ayrıca İ. E. adlı şahsın etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde tanık olarak ifade verdiği FETÖ/PDY yapılanması içerisinde asker mahrem abisi konumunda 2011-2016 yılları arasında görev yaptığını beyan ettiği, ayrıca HIS kayıtlarına göre ... numaralı gsm hattı üzerinden bylock programına tahsis edilmiş (... - ...) nolu IP'lere ... ımeı numaralı telefon ile bağlantı kurulduğu, bağlantı kurulan baz istasyonlarının Genç ilçesi, Bingöl, Elazığ ve Ankara illeri olduğu, bağlantıların 13/08/2014 tarihi ile 15/12/2014 tarihleri arası toplam 105 kez yapıldığı..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.