Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/551 E. , 2024/768 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/551 Karar No : 2024/768 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Diyarba…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/551 E. , 2024/768 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/551 Karar No : 2024/768 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesinde faaliyet gösteren Diyarbakır ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin kurum açma izninin iptaline yönelik ... tarih ve ... sayılı işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle, hukuka aykırı işlem ile değer kaybına uğratıldığı, fiilen işletilmesi imkansız hale getirildiği, idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek işlem nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarara karşılık şimdilik 100,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın, işletmecilik faaliyetlerine son verildiği 13/01/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacı şirketin maddi tazminat istemine yönelik olarak; davacı şirkete ait eğitim kurumunun kurum açma izninin iptali istemiyle açılan davada, işlemin sebep unsurlarından "aynı fiilin tekrar işlenmesi" koşulunu taşımadığı, bir başka deyişle somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle işlemin hukuka aykırılığının saptandığı, bununla birlikte davacı şirketin eylemlerinin sübuta ermediğine yönelik bir belirleme yapılmadığı, davacı ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin 13/01/2021 tarihinde kapatılmasının akabinde aynı adreste, faaliyet alanı ile aynı olan ve davacı şirketin yetkili temsilcisinin kurucu sıfatıyla yer aldığı Özel ... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin 26/02/2021 tarihinde faaliyetine başladığı görülmekle, kapatılan eğitim kurumunun Özel ... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi adı altında aynı yerde faaliyetine devam ettiği, kurumun fiilen 13/01/2021-06/02/2021 tarihleri arasında toplamda 23 gün açıkta kaldığı, davalı idarenin Mahkeme kararını yerine getirmek üzere yaptığı bildirim üzerine davacının tüm faaliyet izinlerinden feragat ettiği, yine iptal edilen işlemin gerekçe unsuru olan 5580 sayılı Kanun'un 7/d maddesinde Kanun, Yönetmelik ya da Yönergede yer alan hükümlere aykırı hangi hallerde kurum açma izninin iptal edileceği hususunun açıklanmadığı, bu bağlamda kurumun fiilen kapalı kaldığı süre ile olayın oluş şekli ve tazmine konu idari işlemin tesis edilmesinde saptanan hukuki sakatlık dikkate alındığında, olayda davalı idareye izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığından idarenin mali sorumluluğuna gidilemeyeceği; davacı şirketin manevi tazminat istemine yönelik olarak ise; idari işlemin iptal edilmiş olmasının doğrudan hizmet kusurunun varlığını kabule yeterli olmayacağı, hizmet kusurunun varlığından söz edebilmek için hukuki sakatlığın bir dereceye kadar ağır ve önemli olması gerektiği, dava konusu olayda ise kurum açma izninin iptaline yönelik işlemin iptaline hükmeden Mahkeme kararının gerekçesi dikkate alındığında idarenin söz konusu işleminde ağır hizmet kusuru bulunduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, eğitim kurumunun saygınlığını yitirdiği ve şirketin değer kaybına uğradığı iddiasını ispata elverişli dava dosyasına bilgi ve belgelerin de sunulmamış olduğu görülmekle, olayda manevi tazminat ödenmesi gerektiren koşulların gerçekleşmediği sonucuna varılmış olup, davacının manevi tazminat ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2023 yılı için 581.000-TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin nitelikte olduğu görülmektedir. Bakılan olayda, Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesinde faaliyet gösteren Diyarbakır ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin kurum açma izninin iptaline yönelik ... tarih ve ... sayılı işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle, hukuka aykırı işlem ile değer kaybına uğratıldığı, fiilen işletilmesi imkansız hale getirildiği, idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek işlem nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarara karşılık 100,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 50.100,00-TL tazminatın ödenmesi istemiyle davanın açıldığı ve davaya konu edilen parasal miktarın, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırlarının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 21/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.