3. Hukuk Dairesi 2011/21495 E. , 2012/3575 K. MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 4.412,74 TL alacağın %50 fazlası ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili da…
**3. Hukuk Dairesi 2011/21495 E. , 2012/3575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 4.412,74 TL alacağın %50 fazlası ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; 2022 sayılı yasa uyarınca muhtaçlık maaşı alırken, 08.01.2008 tarihinde SGK'ya tabi olduğu halde, 2022 sayılı yasa uyarınca aldığı maaşı iptal ettirmeyen davalıdan 4.412,74 TL'nin % 50 fazlası ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme kararında; davalının asıl alacağı ödemeyi kabul ettiği belirtilmiştir. Davayı kabul şekle tabidir. Kanunun öngördüğü şekil geçerlilik şartıdır. Davalı duruşmada sözlü olarak davayı kabul ettiğinde; duruşma tutanağının kabul beyanına ilişkin bölümünün okunarak; kabul beyanında bulunan davalıya imzalatılması ve kabul beyanının davalıya okunup sonrada imzalatıldığının tutanağa yazılması zorunludur. Bu şekil şartlarına uymayan kabul beyanı geçersizdir. Somut olayda; davalının son celsede "ben asıl alacak miktarını ödemeyi kabul ediyorum" şeklindeki beyanın altı davalıya imzalatılmamış ve kabul beyanının davalıya okunup sonrada imzalatıldığının tutanağa yazılması kuralına da uyulmamıştır. Davalının beyanı kanunun aradığı şekil şartlarına haiz olmadığından bu beyan kabul olarak değerlendirilemez. Diğer taraftan, dosya içerisinde bulunan ve ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevaplarından davalı ...'e 1992 doğumlu özürlü kızı Merve'den dolayı 01.01.2007 tarihinden itibaren özürlü yakını aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davalıya bağlanan aylık özürlü yakını aylığı olup, dava dilekçesinde ve mahkemenin gerekçeli kararında yanılgılı şekilde davalının muhtaç aylığı aldığı belirtilmiştir. Mahkemenin somut olayı bu kapsamda değerlendirip sonucuna göre hüküm vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.