(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3055 E. , 2010/9138 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (Alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı davalı borçlu aleyhine Konya 9.İcra Müdürlüğünün 2009/3391 …
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3055 E. , 2010/9138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (Alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı davalı borçlu aleyhine Konya 9.İcra Müdürlüğünün 2009/3391 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, borçlu şirkete ait markaların kaydına haciz konulduğunu, davalı 3.kişi tarafından haciz konulan markaların kendilerine devredilmiş olduğundan bahisle istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak; 556 Sayılı KHK.nin 9/son ve 16/son maddeleri uyarınca, devrin sicile kayıt edilmediği sürece iyiniyetli 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini açıklayarak, davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı 3.kişi vekili, dava konusu markaların 23.2.2009 tarihli noter devir sözleşmesi ile hacizden önce müvekkiline devredildiğini, noter sözleşmelerinin ilgili kuruma gönderildiğini, noter satışı ile markaların mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, bu nedenle, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, toplanan delillere göre; dava konusu 122174, 122172, 122173, 122171 ve 80440 tescil sayılı markaların Konya 10.Noterliğinin 23.2.2009 tarihli “Tescilli Marka Devir Sözleşmeleri” ile mülkiyet hakkının davalı 3.kişiye geçtiği, noter satışının takip tarihinden önce olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. 27.6.1995 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Markaların Korunması Hakkında 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9/son maddesinde “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibarıyla hüküm ifade eder.” hükmüne yer verilmiş, keza aynı KHK.nin 16/son maddesinde de “Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, marka devrinin 3.kişiler yönünden geçerli olması ve markalardan doğan hakların iyiniyetli 3.kişilere karşı ileri sürülebilmesi için, Türk Patent Enstitüsü'ndeki marka siciline tescili ile ilan edilmesi şarttır. Yerleşik uygulama da bu yöndedir. Somut olayda; davalı 3.kişi tarafından, dava konusu markaların haciz tarihi olan 08.4.2009 tarihinden önce, 23.2.2009 tarihinde noterde düzenlenen “Marka Devir Sözleşmesi” ile takip borçlusundan devralındığı ve sözleşmelerin Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkanlığına gönderildiği ileri sürülmüş ise de, dosyada mevcut TPE- Markalar Dairesi Başkanlığının 19.10.2009 tarihli yazısı içeriğine göre, dava konusu beş adet marka daha önce dava dışı ....,Yağ ve Sabun ...ne ait iken, bu şirket tarafından 03.12.1998 tarihinde noter devir sözleşmesi ile davalı (borçlu) şirkete devredildiği, borçlu şirketin de bilahare bu markalardan 122174 ve 80440 sayılı olan markaları davalı (3.kişi) şirkete devretmiş olduğu ve bu iki markanın davalı 3.kişi ....,Süt ve Gıda A.Ş. adına hüküm ifade ettiği, 122172, 122173 ve 122171 sayılı markaların ise davalı (borçlu) şirket adına hüküm ifade ettiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Ancak, adı geçen yazı içeriğinden markaların sicile tescil ve ilan edilip edilmediği açık bir ifade ile belirtilmediği gibi, dava konusu beş markanın da 23.2.2009 tarihli noter devir sözleşmesi ile davalı 3.kişiye devredilmiş olmasına rağmen, 122172, 122173 ve 122171 sayılı markaların diğer iki markadan ayrı olarak neden davalı 3.kişi şirket adına hüküm ifade etmediğinin de açıkça belirtilmediği görülmektedir. O halde, mahkemece konunun açıklığa kavuşturulması yönünden, 122174 ve 80440 sayılı olan markaların davalı 3.kişi adına sicile tescilinin ilan edilip edilmediği ile 122172, 122173 ve 122171 sayılı markaların davalı 3.kişi adına sicile tescil ve ilan edilmeme nedenlerinin sorulup araştırılmasından sonra, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 1.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.