14. Ceza Dairesi 2016/139 E. , 2016/3780 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddin…
**14. Ceza Dairesi 2016/139 E. , 2016/3780 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hükmün gerekçesinde 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin suça sürüklenen çocuk aleyhine olduğunun belirtilmesine rağmen "Cinsel istismar suçundan dolayı eylemine uyan ve lehine olduğu anlaşılan TCK'nın 103/2. maddesinin 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki hali gereğince suçun işleniş biçimi dikkate alınarak taktiren 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" denilerek hükmün karıştırılması, Katılan mağdure vekilinin, mağdurenin ruh sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda çocuk psikiyatri uzmanından rapor aldırılması yönünde talepte bulunması nedeniyle 30.05.2011 tarihli duruşmada, mağdurenin başka bir olayı nedeniyle mağdureyle daha önce görüşme yaptığını belirten pedagog bilirkişisinin beyanından bu olay öncesinde de başka bir olayın mağduru durumunda olduğu anlaşılan ve suç tarihinde onüç yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, dosya içerisinde yer alan psikiyatrik muayene ve tedaviye ilişkin hastane kayıtları, olay öncesindeki durumu ve olaydan sonra yaşadığı çevresel ve ailesel etkiler de irdelenerek olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğretim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden, rapor alındıktan sonra, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, anılan hususlarla ilgili değerlendirmenin yapılmadığı mağdurenin olay sırasında ve akabinde ruh sağlığının bozulduğu ancak mevcut ruh sağlığı bozukluğunun halihazır bulguları itibariyle ruh sağlığında iyileşmez biçimde kalıcı bir bozulma olarak tanımlanamayacağının belirtildiği ... Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesinin 25.02.2015 tarihli hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora itibar edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Dairemizin 13.11.2014 tarihli bozma ilamında da bozma sebebi yapıldığı halde yine suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde onbeş-onsekiz yaş gurubunda olduğu gözetilmeksizin TCK'nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilerek aynı Kanunun 53/4. maddesine aykırı davranılması,