Acentenin, işletmesine ilişkin faaliyetlerini, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve anlaşma hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belgenin acenteye verilmesi gerekir. Anlaşma en çok, ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir ve yalnızca acenteye bırakılmış olan bölgeye veya müşteri çevresine ve kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği konulara ilişkin olabilir. Müvekk
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkilinin 30.11.2011 başlangıç tarihli “Acentelik Sözleşmesi” imzalandığını ve sözleşme ile müvekkilinin davalı şirketin acentesi olarak İstanbul ili, ... İlçesi sınırları içerisine acente olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin faaliyetleri sonucu davalı şirketten acentelik hizmetleri karşılığında acentenin cirosu üzerinden %25 ,dağıtım üzerinden ise %10 hakkediş aldığını, sözleşme süresinin beş yıl olarak düzenlendiğini, davalı şirketin ... Sulh Ceza Hakimliği’nin 17.11.2015 tarih ve 2015/... D. İş sayılı kararı ile aynı tarihte kayyım atandığını, kayyım atanması sonrası faaliyetlerine devam eden müvekkilinin acente olarak hizmet verdiği süre boyunca hiçbir şekilde kanuna, ilgili yönetmeliklere ve sözleşemeye aykırı davranmadığını, müvekkilinin görevini layıkıyla yerine getirerek davalı şirketi ticari örf ve adetlere uygun olarak temsil ettiğini, ancak davalı yanın 21.09.2016 tarihinden itibaren hiçbir sebep göstermeksizin haksız olarak acentelik sözleşmesini ... Noterliğinin 16.09.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile feshettiğini, feshedilen sözleşme sonucu davalının müvekkiline kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan hiçbir kusur atfetmediğini, haksız fesihten dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararlara ilişkin taleplerinin olduğunu, başlatılan işlerin tamamlanmaması sebebiyle uğranılan zararın, müvekkilinin davalıyla 30.11.2011 tarihinden 21.09.2016 tarihine kadar acentelik faaliyetlerine kesintisiz olarak devam ettiğini, bu süreçte müvekkilinin davalı hesabına yaptığı faaliyetleri sonucu başladığı ve tamamlayamadığı işlerden dolayı hakkedişlerini alamadığını ve zarara uğradığını, TTK m. 121/4 uyarınca haklı sebep olmadan sözleşmeyi fesheden tarafın diğer tarafın zararını tanzim etmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşme feshi ile elde edeceği ücret hakkından, hakkedişlerinden ve elde edeceği primlerden mahrum kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile 10.000-TL başlamış işlerin tamamlanmamasından dolayı müvekkilinin uğradığı zarar tazminat, 10.000-TL. portföy tazminatı, 10.000-TL. rekabet yasağından kaynaklanan tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.