8. Hukuk Dairesi 2017/8888 E. , 2018/1106 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, kısıtlı adayının TMK'nun 429. maddesi gereğince fiil ehliyetinin kısıtlanmasına, 429. maddesindeki işlemler yönünden görüşü alınmak üzere yasal danışman atanmasına karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KAR…
**8. Hukuk Dairesi 2017/8888 E. , 2018/1106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, kısıtlı adayının TMK'nun 429. maddesi gereğince fiil ehliyetinin kısıtlanmasına, 429. maddesindeki işlemler yönünden görüşü alınmak üzere yasal danışman atanmasına karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, babası olan kısıtlı adayı ...'nun ileri derecede unutkanlık ve bilişsel bozukluk hastalığı nedeniyle malvarlığını yönetemediğini açıklayarak, kısıtlı adayının tedavisinin sağlanabilmesi ve malvarlığının zarar görmemesi için kısıtlanarak en büyük torunu ... Kemal Karaağaç'ın vasi olarak atanmasını istemiştir. Kısıtlı adayı vekili, kısıtlı adayının kısıtlanmasını gerektiren neden bulunmadığını belirterek davanın reddine, aksi halde yasal danışman atanmasına karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, ...'nun sevk edildiği ... ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nin 31/12/2015 tarih 2566 sayılı yazılarına göre "kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından yasal danışman atanmasının uygun olabileceği" bildirildiği anlaşıldığından TMK'nun 429. maddesi gereğince fiil ehliyetinin sınırlanmasına, kendisine ...'ün TMK.'nun 429. maddesindeki işlemlerde görüşü alınmak üzere yasal danışman olarak atanması üzerine, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; T.C. Anayasası'nın 141/3 maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.