12. Ceza Dairesi 2014/19493 E. , 2015/8905 K. Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 7.583,03 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davacı vekilinin 30.10.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi t…
**12. Ceza Dairesi 2014/19493 E. , 2015/8905 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 7.583,03 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davacı vekilinin 30.10.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağı olan ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 2008/221 Esas - 2010/208 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) rüşvet verme suçundan tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 31.03.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 30.10.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Davacının tutuklu kaldığı dönem içerisinde maddi zararı hesaplanırken, dosyaya sunulan hizmet döküm belgelerine göre, 2008 yılı Haziran ayı maaşını tam olarak aldığı, Temmuz ayı maaşının bir gününü aldığı, Ağustos maaşını almadığı, Eylül maaşını ise 1.250 TL olarak aldığı gözetilerek davacının maaşını alamadığı günler üzerinden hesaplanacak 6.166,67 TL’nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tutuklu kaldığı tüm süre boyunca maaşını alamadığı varsayılarak maddi tazminatın hatalı belirlendiği bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminatın fazla tayini, 2- Davacı tarafından maddi tazminat talebi için tahliye tarihinden, manevi tazminat talebi için dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesi karşısında kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, 3- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden ve özellikle maliye hazinesinden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.05.2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davacının tutuklu kaldığı dönem içinde işveren tarafından gerekmediği halde kendisine ödenen ücretin maddi tazminat hesabından mahsup edilemeyeceğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bu yöndeki düşüncelerine katılmıyoruz Şöyle ki; 1-Davacı 92 gün tutuklu kalmıştır. Özel sektörde çalışan davacıya tutuklu kaldığı sürelerin bir kısmında kendisine ücret ödemesi yapılmıştır. Özel sektör kuruluşlarının çalışanlarının tutuklanması halinde ücret ödeme mükellefiyetleri bulunmamaktadır. Tamamen insancıl amaçla ödeme yapılmasını davacılar aleyhine yorumlayarak maddi tazminatlarında eksiltme yapılamaz. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141/1. maddesinde öngörülen "…. herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir" şeklindeki hükme benzer bir düzenleme İş ve Sosyal Güvenlik mevzuatında bulunmamaktadır. 2-Gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin maddi kayıplarının hesaplanmasında, çalıştıkları işlerde aldıkları ücretleri maddi zararlarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Aslolan tutuklanan, gözaltına alınan kişinin çalışmadığı günler için yevmiyesinin kesilmesidir. Bunun dışında yapılan ödemeler işverenin onlara karşı bir centilmenliği vefa borcu ve tutuklananın ailesinin mağdur olmaması için gösterilen fedakarlıktır. 3-Beraat eden davacının koruma tedbirleri nedeniyle devletten aldığı maddi tazminatının bir kısmı ile çalışmadığı günlerle ilgili kendisine yapılan ödemeyle özel sektör işletmesine daha önce yapılan ödemeler karşılığı geri ödemesi ihtimal dahilindedir. Kamu görevlilerinin tutuklu kaldığı sürede maaşlarının bir kısmını almaları, beraat ettiklerinde de alamadıkları kısmın toplamının kendilerine ödenmesi sistemi özel sektör elemanları için kabul edilmiş değildir. İşçilere yasal bir zorunluluk olmadığı halde ücret ödenmesi halinde bu ödemeler tazminat miktarından mahsup edilemez. Bu durumda resmi belge ile ispatlanan gelir kayıpları maddi tazminat olarak kendilerine ödenmelidir. Açıkladığımız nedenlerden dolayı sayın çoğunluğun bir nolu bozma düşüncesine katılmıyoruz.