3. Hukuk Dairesi 2017/16117 E. , 2017/15442 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalının faturalarda haksız …
**3. Hukuk Dairesi 2017/16117 E. , 2017/15442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalının faturalarda haksız olarak kayıp kaçak, PSH sayaç okuma bedeli, iletim bedeli ve dağıtım bedeli tahsil ettiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı, kayıp kaçak bedellerinin tahsilinin yasal zorunluluk olduğunu beyan ederek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı yasanın 17. maddesinde yapılan değişiklikle kayıp kaçak bedelinin alınabileceği yasal hale getirilmiş olup, 6719 sayılı yasanın Geçici 20. maddesi uyarınca yasanın açılmış olan davalara da uygulanacağı belirtildiğinden yasa değişikliği nedeni ile davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak vb. bedellerin istirdadı istemine ilişkindir. 1-Savunma hakkı Anayasada güvence altına alınmış haklardandır. Buna göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. (1982 Anayasası m. 36) Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 27. maddesi hükmüne göre, davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının tarafların açıklamalarını dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda hakim, tarafları dinlemeden, açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için onları kanuna uygun biçimde duruşmaya davet etmeden karar veremez. (YHGK 2009/52 E., 2009/105 K.) Her ne kadar HMK'nın 320/1.maddesinde, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar vereceği belirtilmiş ise de; bunun ancak ön inceleme aşamasında ve mümkün olan hallerde olduğu belirtilerek uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir.