4. Hukuk Dairesi 2010/913 E. , 2010/12866 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/08/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kab…
**4. Hukuk Dairesi 2010/913 E. , 2010/12866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/08/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle yaralandığından, uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, yeniden kusur incelemesi yapılmamış, ceza davasında yapılan kusur tespitine değer verildiği belirtilmiş; ancak, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, ceza mahkemesince yapılan kusur incelemesinde davalının birinci derecede, davacının ise ikinci derede kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk mahkemesi yargıcı yönünden de bağlayıcı olup yeniden kusur incelemesi yapılmayarak ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararına değer verildiğine, ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun aksine kanıt da sunulmadığına göre davalının tam kusurlu olduğu kabul edilemez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, tarafların bölüşük kusuruna göre manevi tazminat tutarının takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.