12. Ceza Dairesi 2025/4884 E. , 2026/850 K. "" HAKİMLİĞİ : Eskişehir 3.Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/498 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2023 tarihli ve 2023/68271 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ya…
12. Ceza Dairesi 2025/4884 E. , 2026/850 K. "İçtihat Metni" HAKİMLİĞİ : Eskişehir 3.Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/498 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2023 tarihli ve 2023/68271 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın, Eskişehir 3.Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.01.2024 tarihli ve 2024/498 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 13.06.2025 tarihli ve 94660652-105-26-24557-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/85084 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/85084 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 5. fıkrasındaki "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” hükmüne göre, somut olayda ... Üniversitesinin 30.10.2023 tarihli tek hekim raporunda hastanın kemik bütünlüğünün tam olmadığı, hayati tehlikesinin bulunduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin bildirilmiş olduğu, diğer yandan şikayetinin bulunmadığına ilişkin ifadesinin olaydan hemen sonra hastanede el yazısı ile alınmış olduğunun anlaşılması karşısında, mağdurun sağlık durumuna dair kesin adli tıp raporu aldırılarak yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığı belirlendikten sonra şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilerek, yaralanmanın 89/1. madde kapsamında kalması halinde ve ancak mağdurun bilincinin yerinde iken ifadesini verdiğinin tespiti halinde şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği, yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde ise soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın araştırılması gerekeceği, soruşturma dosyası kapsamında ise kesin adli tıp raporunun ve iş sağlığı güvenliği uzmanı raporunun bulunmadığı nazara alındığında, mağdurun ve iş yerinde olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olan kişilerin ifadesinin alınarak, şüphelinin kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu ile birlikte yukarıda belirtildiği üzere mağdurlara ait kesin adli tıp raporun da temin edilmesinden sonra şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinin 5. fıkrasında "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.'' Biçiminde düzenleme yer almaktadır. 2.... Üniversitesinin 30.10.2023 tarihli geçici tek hekim raporunda hastanın kemik bütünlüğünün tam olmadığı, hayati tehlikesinin bulunduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği bildirilmiştir. 3.... Üniversitesinde kolluk görevlileri tarafından alınan bila tarihli müştekinin imzasının bulunduğu ifade tutanağında, müştekinin kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği görülmektedir. 4.Yukarıda yer alan kanuni düzenleme dikkate alındığında öncelikle müştekinin sağlık durumuna dair kesin adli tıp raporu aldırılarak yaralanmanın, 5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinin ikinci-üçüncü fıkralarında sayılan nitelikli hallere uyup uymadığı tespit edilmesi, ardından yaralanmanın aynı Kanunun 89/1. madde kapsamında kaldığının anlaşılması halinde müştekinin bila tarihli ifadesini bilinci yerinde iken verip vermediğinin araştırılması; ancak bilinci yerindeyken verdiğinin tespiti halinde şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceğinin gözetilmesi, diğer ihtimalde yani yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde ise soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın belirlenmesinin gerekeceği, bu hususun açıklığa kavuşturulması için ise iş yerinde olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olan kişilerin ifadesinin alınmasını müteakip şüpheli/şüphelilerin kusur durumuna ilişkin iş sağlığı güvenliği uzmanından alınacak bilirkişi raporu dosyaya kazandırılarak şüpheli/şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Eskişehir 3.Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.01.2024 tarihli ve 2024/498 sayılı değişik iş kararının 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.